GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU VE KUZEY AFRİKA PROJESİ ( GOKAP ) 10

cropped-DB32A183F424-3.jpg

ERGENEKON DAVASI 1:

Ergenekon Davası, Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin ülkemiz ayağının harekete geçirilebilmesi için açılan bir davadır. Bu dava ile ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana taraf olan ve laik Türkiye Cumhuriyetine bağlı olan Atatürkçü aydınlar hedef alınmıştır. Çünkü laik Türkiye Cumhuriyetine bağlı olan bu aydınlar, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesine karşıydılar. Emperyalist güçlerin önünde engel oluşturuyorlardı. Dolayısıyla Büyük Ortadoğu Projesi bu aydınlara rağmen başlatılamazdı ve uygulanamazdı. Öte yandan ABD ise projenin bir an evvel hayata geçirilmesini istiyordu. Hal böyle olunca Fethullah Gülen Cemaati, ABD ve AKP iktidarı Ergenekon Terör Örgütünü icat ederek bu örgüt üzerinden Ergenekon Davasını başlattılar.

Amaç, ABD çıkarlarına hizmet edecek Büyük Ortadoğu Projesi olunca elbette her türlü sahtekârlığa başvurmak mubah sayılıyor. Bu yüzden bu davanın yalanlar üzerine kurulması hiç kimseyi rahatsız etmedi. En başta kendini dindar bir hükümet olarak lanse eden AKP iktidarını hiç rahatsız etmedi. Fethullah Gülen Cemaatini rahatsız etmesi zaten beklenemezdi. Çünkü onları da var eden ABD’den başkası değildi. AKP’yi de kurduran ABD’den başkası değil. Hal böyle olunca ABD, elbette bu ülke üzerinde at koşturur. İstediği insanları zindanlara attırır, istemediği insanları attırmaz. Çünkü irade ülkeyi yöneten AKP iktidarında değil, ABD’nin ta kendisindeydi. Ergenekon kumpasını da en iyi şekilde kurgulayıp sahneye koydular. Soruşturmalar ve onun arkasından gelen tutuklamalar hukuka aykırı mı değil mi diye bile sorgulamadılar. Çünkü sırtlarını dayadıkları güç böyle emir vermişti. Onlar için uygulanan bu hukuksuzlukların hiçbir önemi olmadı. Çünkü kendilerini var eden güç her zaman haklıydı. O gücün çıkarlarını savunmak da onların en asli görevlerinden biriydi. İktidara gelmek için Türk Milletinin iradesine sığınırlardı ama iş uygulamaya gelince ABD’nin yörüngesine girmekten de geri kalmazlardı. Küresel ekonomiye teslim olmak işte böyle bir şeydir. Gün gelir iktidara getirip her istediklerini yaptırırlar, yine gün gelir kullanma miadınız dolunca buruşturup çöpe atarlar. Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin sonunda AKP iktidarının başına gelecek olan da budur. Çünkü tarihte kendi milletine ihanet edip te başı göğe eren hiçbir lider yoktur.

Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin uygulanabilmesi için başlatılan Ergenekon soruşturması 12 Haziran 2007’de bir ihbar üzerine Ümraniye’de bir gecekondu da yapılan bir operasyon ile başlatıldı. Yapılan operasyonda önceden konmuş olan 27 adet el bombası ve TNT kalıpları bulundu. Daha da doğrusu koydukları gibi buldular. Bulanlar Fethullah Gülen Cemaatine bağlı polislerdi. Haliyle bu silahları koyanlar da bu polislerdi. Bir taraftan koydular, diğer taraftan da buldular. Anlayacağınız bu polisler ve bunların şefleri olan polisler bu derece zekiydiler. Ve bu polisler sanıyorlardı ki, ülkenin aydınlık insanlarına kurdukları bu kumpaslar hiçbir zaman açığa çıkmayacak. Kurulan kumpaslar da yanlarına kar kalacak. Ama olmadı. Varlıklarını borçlu oldukları Türk Milleti, kurdukları kumpasları ortaya çıkardı. Zamanında kaçacaklar diye tutuklama yaparlarken şimdi arkalarına bile bakmadan kendileri kaçtılar.

Ergenekon Davasında Emekli Astsubay Oktay Yıldırım, Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Yazar Ergün Poyraz, Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mustafa Balbay, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, Gazeteci Tuncay Özkan, Merdan Yanardağ, Erol Manisalı, Erol Mütercimler, İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu gibi ( isimlerin hepsini burada yer veremeyeceğim ) aydınları Ergenekon Terör Örgütüne üye olmak suçlamasıyla zindanlara attılar. Ancak sürdürülen soruşturmalar boyunca bu aydınların hiç birisine üzerlerine attıkları suçlamaları ispat edemediler. Hiç bir aydına sen bu suçları işledin diyemediler. İşlendiği varsayılan suçlamaların belgesini gösteremediler. Yapmış oldukları suçlamaları ispat edemedikleri gibi üstüne üstlük bir de sanıklara üzerlerine atılı olan suçları işlemediklerini kendilerinin ispat etmelerini istediler. Anlayacağınız hukukun altından girdiler, üstünden çıktılar. Dere tepe düz gittiler. Sonunda olmayan bir terör örgütü yaratıp bir dava açtılar. Hâlbuki terör örgütünün aslı yanlarında duruyordu. Yıllardan beri de yüzlerce güvenlik güçlerimizi şehit etmişlerdi. Ellerinde her türlü silah vardı. Kurucuları belliydi. Merkezleri de belliydi. Para kasaları da belliydi. Gelir kaynakları da belliydi. Yaptıkları eylemler ortadaydı. Hal böyleyken böylesine bir terör örgütünü görmezden gelip, memlekette ne kadar ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana taraf olan Atatürkçü aydın varsa onları terörist ilan ettiler. Çünkü Büyük Ortadoğu Projesinin büyük eş başkanı öyle istiyordu. Onlar da verilen görevi harfi harfine yerine getirdiler.

Ergenekon Davasını yoktan var ederlerken aynı zamanda da var ettikleri bu davayı hukukun dışına da çıkardılar. Tecavüzcülerden, hırsızlardan ve teröristlerden gizli tanık yarattılar. Sanıkların üzerlerine atılı suçlar için yeterli savunma hakkı vermediler. Yine sanıkların dinlenmesini istedikleri tanıkları çağırmadılar. Tüm sanıkları potansiyel suçlu olarak gördüler. Sonucu baştan belli olan davayı halen hazırda bulunan Adalet Binaları yetmemiş gibi gittiler Silivri de boş bir araziye gözlerden ırak bir Mahkeme Binası inşa ettiler. Tek amaçları ise bu mahkemede yapılan hukuksuzlukları kimsenin görmesini istememeleriydi. Dolayısıyla kimsenin gelmesini de istemediler. Bu yüzden yurtsever aydınların bu davayı takip etmelerini engellemek için ellerinden gelen bütün güçlükleri çıkardılar. Fakat Türk Milletini kandıramadılar. 04.07.2016

559 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.