GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU VE KUZEY AFRİKA PROJESİ ( GOKAP ) 7

cropped-DB32A183F424-3.jpg

1 MART TEZKERESİ:

1 Mart Tezkeresi ABD ile ülkemizin ilişkileri açısından bir dönüm noktası olmuştur. Öyle ki, ABD Irak’ın işgal planını tam anlamıyla AKP hükümetine bağlamıştı. Tüm hazırlıklarını da bu plana göre yapmıştı. Bu yüzden Amerikalılar bir taraftan 1 Mart Tezkeresinin TBMM’de oylanacağı günü beklerken diğer taraftan da iktidar partisinin ve Ana Muhalefet Partisinin önde gelenleri ile görüş alışverişinde bulunuyorlardı. Amerikalı diplomatlar aldıkları izlenimleri de telgraflarla ABD’ye iletiyorlardı.

AMERİKALI DİPLOMAT KUNSTADTER’İN ABD’YE İLETTİĞİ TELFRAF:
Esasen, bütün meşreplerden muhataplarımız, Türk hükümetinin eninde sonunda, ABD güçlerinin Türkiye üzerinden konuşlanmasını kabul edeceğini varsayıyorlar. Ancak Türk hükümetinin net bir kararı ufukta görünmüyor. Kemalist Devlet’in anahtar unsurlarına gelince, onlar kendi adına, Irak meselesini iç politika amaçları için –AK Parti hükümetini zayıflatmak için– kullanarak işi büsbütün geciktiriyorlar.17-20 Şubat tarihleri arasında yaptığımız görüşmelerde, AK Parti ve diğer partilerde uzun süredir irtibatta olduğumuz kişiler, gazeteciler, işadamları ve Türk Genelkurmayı’yla yakın bağları olan düşünce kuruluşlarındaki muhataplarımız bize Türklerin neden ayak sürüdüğünü izah ettiler. Esasen, irtibatta olduğumuz herkes, Türkiye’nin koalisyona katılacağını varsayıyor ancak bu kişilerin hepsi, AK Parti hükümeti ile AK Parti Meclis grubunun ve devlet bürokrasisinin, bu kişilerin çoğu ise, Genelkurmay’ın bu katılımı hızla gerçekleştirme konusundaki isteksizliğinin altını çiziyor.

Amerikalı Diplomat Kunstadter ABD’ye çekmiş olduğu telgrafta AKP’lilerin oylanacak olan tezkere hakkında rahat tavırlar içinde olduklarını, Erdoğan’ın kendini büyük gördüğünü, ABD’den alınacak iktisadi yardımın alınamamasının iktisadi ve mali bedeli, konusuna kamuoyunun kayıtsız kaldığını da belirtmiştir. Kunstadter dönemin CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek ile de görüştüğünü ve Mustafa Özyürek’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olmaksızın böyle bir operasyona sıcak bakmadıklarını da iletmiştir. Kunstadter aynı zamanda dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Genel Kurmay Başkanının da endişelerini iletmiştir. ABD’li Diplomat Kunstadter 1 Mart 2003 tarihinde TBMM’de oylanacak olan tezkerenin kamuoyunda negatif esen rüzgâra rağmen kabul edileceğini düşünmektedir. Çünkü görüşmüş olduğu AKP’li Milletvekilleri olumsuz havaya rağmen tezkerenin geçeceğini söylemişlerdir. Hatta bazı Cumhuriyet Halk Partililer de tezkerenin geçeceği yönünde görüş belirtmişlerdir.

1 MART 2003 TARİHİNDE TBMM’DE OYLANAN TEZKERENİN METNİ:
“TBMM’den, gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Anayasanın 117’inci maddesine göre milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından Yüce Meclise karşı sorumlu bulunan hükümet tarafından belirlenecek şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a gönderilmesine; etkili bir caydırıcılığın sürdürülmesi amacıyla Kuzey Irak’ta bulunacak bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına ve muhtemel bir askeri harekât çerçevesinde yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını Türk makamları tarafından belirlenecek esaslara ve kurallara göre kullanmaları için gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından yapılmasına, Anayasanın 92’inci maddesi uyarınca 6 ay süreyle izin verilmesi.

1 Mart Tezkeresinin TBMM’den geçmemesi için dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal büyük bir mücadele verdi. Deniz Baykal hem partisinin milletvekillerine hem de iktidar partisi milletvekillerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin onayı olmadan Irak topraklarına ABD’li askerlerin geçişine izin verilmesinin doğru olmayacağından dolayı Tezkereye ret oyu verilmesi çağrısında bulundu. Nihayetinde tezkere 1 Mart 2003’te TBMM’de oylandı ve ret edildi.

Tezkerenin ret edilmesi beklendiği gibi ABD’de şok etkisi yaratmıştı. Büyükelçi Pearson tezkerenin ret edilmesini üç ana nedene bağladı. Bu nedenleri de ABD’ye her zaman olduğu gibi yine telgrafla ABD’ye iletti.

PEARSON’A GÖRE 1 MART TEZKERESİNİN RET EDİLME SEBEPLERİ:
1-Laik Türk Devletinin ABD hükümetinin Irak’taki niyetlerine ilişkin korkuları,
2-Laik Türk Devletinin AKP’yi dizlerinin üstüne çöktürme yönündeki güçlü arzu,
3-AKP içindeki siyasi dinamikler, iç rekabet ve partinin acemiliği.

Büyükelçi Pearson’ın ABD’ye çekmiş olduğu telgraflardan ülkemize bakış açısını okumak hiç de zor olmasa gerek. Aslında TBMM ABD askerlerine ülkemiz üzerinden Irak’a geçişlerini sağlayacak 1 Mart Tezkeresini ret etmesi hiç de şaşılacak bir olay değildir. Burada asıl şaşılacak durum, Büyükelçi Pearson Türkiye Cumhuriyetini ABD’nin sömürgesi altında bulunan bir devletmiş gibi görmesidir. ABD’nin takınmış olduğu bu algı da aslında yeni değildir. Yıllardır sağ eğilimli birçok siyasi parti sırtını sürekli ABD’ye dayamış olduğundan dolayı, ABD’de bunun karşılığı olarak Türkiye Cumhuriyetine sürekli sömürgesi altında bulunan bir devletmiş gibi muamele etmiştir. Bugüne kadar da her istediğini almıştır. 1 Mart tezkeresi de ABD’nin bizden beklediği bu isteklerden birisidir. Ancak AKP iktidara daha yeni geldiği bir süreçte ABD’nin bu isteğini kendi içinde bulunan dinamiklerin de etkisiyle yerine getirememiştir. Böylelikle 1 Mart Tezkeresi TBMM’de ret edilmesi ile birlikte, Büyük Ortadoğu Projesi geçici de olsa sekteye uğratmıştır. 30.06.2016

581 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.