GEZİ RUHUNU HALEN DAHA ANLAMAMIŞ

cropped-DB32A183F424-3.jpgCumhurbaşkanı Erdoğan Cemal Reşit Rey Konser Salonunda düzenlenen Antik Çağdan 21. Yüzyılda Büyük İstanbul Tarihi Eseri Tanıtım Programında Gezi Parkı’na Kışla yapılacağını söylemiş. Bu konuda da Başbakan Binali Yıldırım’a ‘’cesaretli ol’ ’demiş. ‘’Eğer cesur olmazsan bu işi başaramayız’’ demiş. Başbakan Binali Yıldırım Gezi ruhundan çekinmiş olmalı ki, Erdoğan Başbakan Binali Yıldırım’ı ikna etmeye çalışıyor. Yoksa Erdoğan durduk yerde, Binali Yıldırım’a ‘’cesaretli ol’’ demezdi. ‘’Cesaretli, olmazsan bu işi başaramayız’’ diye de öğüt vermezdi. Öyle değil mi? Belli ki, Gezi Parkı konusunda Binali Yıldırım Erdoğan’dan farklı düşünüyor. Bilmiyorum sizler Erdoğan’ın sözlerinden ne anladınız ama ben böyle anladım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan Binali Yıldırım’a verdiği öğütleri bir tarafa bırakıp asıl konuya gireyim. Gezi ruhu, Gezi Parkı’nın talan edilmesine razı olmayan duyarlı ve çevreci yurttaşların bir araya gelmesi ile doğmuştu. Birçok vatandaş yakın bir zamanda görülmemiş bir mücadele ile Gezi Parkı’nda bulunan ağaçların kesilmemesi için mücadele ettiler. Siyasi yelpazenin her bir kanadından gelen vatandaşlar Gezi Parkı’na sahiplenme konusunda birleşmişlerdi. Bu Park’taki ağaçların kesilmemesi konusunda uzun bir mücadele verdiler. Mücadele salt Gezi Parkı ile de sınırlı kalmadı. Ülkenin birçok yerinde Gezi Parkı’na destek eylemleri yapıldı. İnsanlar gecesini gündüzüne kattılar. Ama Gezi Parkı mücadelesinden asla vazgeçmediler. Bu eylem hiç kuşkusuz Cumhuriyet Mitinglerinden sonra düzenlenen en büyük kitlesel eylemler oldu. Genci de oradaydı, yaşlısı da oradaydı. Kadını da oradaydı. Namaz kılanı da oradaydı. Gezi Parkı için hepsi de oradaydı. Ve kabul etseler de etmeseler de, orada bir tarih yazıldı.

Eylemler bütün hızıyla ülke çapına yayılırken Erdoğan Gezi Ruhunu anlayamadığı için güvenlik güçlerine destan yazmalarını emretmişti. Başbakan böyle emir verir de polis boş durur mu? Boş durmadılar elbette. Bu eylemlerde Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Hasan Ferit Gedik şehit düştüler. Onlarca yurttaş ta yaralandı. Eylemciler güvenlik güçlerinin uyguladığı baskı yüzünden Cami’ye sığınmak zorunda bile kaldılar. Camilere sığınmak zorunda kalan gençlere ‘’ Camide bira içtiler’’ yalanını bile söylediler. Bu eylemeleri sabote etmek için Kabataş yalanını bile icat ettiler. Anlayacağınız Gezi Parkı eylemlerini baltalamak için ellerinden geleni arkalarına bırakmadılar.

Başbakan Erdoğan başlayan eylemleri polis baskısına rağmen sona erdiremeyince eylem komitesi ile bir araya gelmek zorunda kalmıştı. Sonrasında Gezi Parkına Topçu Kışlası yapılmasından vazgeçildiği sözü verilmişti. Şimdi geldiğimiz nokta da Erdoğan Başbakan Binali Yıldırım’a ‘’cesaretli ol’’ diyor. ’Eğer cesur olmazsan bu işi başaramayız’’ diyor. Görülen o ki, Erdoğan vermiş olduğu sözden çoktan caymış. Ülkenin koskoca Cumhurbaşkanı vatandaşına verdiği söze sadık kalması gerekmez mi? Bu ülkede vatandaşlar kendi Cumhurbaşkanlarına güvenemeyeceklerse, peki kime güvenecekler? Cumhurbaşkanı vatandaşını kandırabilir mi? Cumhurbaşkanını ayakta tutan kimlerdir? Türk Milleti olmasaydı Erdoğan Cumhurbaşkanı olabilir miydi? Kendisini Cumhurbaşkanı seçen halkı kandırmak koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına yakışır mı? Yazık, hem de çok yazık. Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Gezi Ruhunu halen daha anlamamış. 22.06.2016

679 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar