KİRBY: GÜLEN HAREKETİ TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL

cropped-DB32A183F424-3.jpgFethullah Gülen hareketinin MGK’da terör örgütü olarak tavsiye kararı alınmasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, ABD’nin Gülen hareketini terör örgütü olarak görmediğini söylemiş. Bu konuyu daha önce de yazmıştım. Hırsız, hırsıza, hırsız der mi? Elbette demez. Ben de diyorum ki, ABD’nin kendisi zaten terör örgütü. Terör Örgütü olan bir ülke kendisine çalışan ajanını terör örgütü olarak niteleyebilir mi? Ben bu yüzden ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’nin açıklamalarına şaşırmadım. Bunlar bildik açıklamalar.

Kirby’nin Gülen hareketini terör örgütü olmadığına dair yaptığı açıklamayı bırakıp, ABD’nin Gülen hareketini neden terör örgütü olarak görmediğine bakalım. Önemli olan da zaten bu değil mi? Her şeyden evvel Fethullah Gülen’in bir ABD ajanı olduğunu bilerek başlayalım. ABD bir ülkeyi ele geçirmek istiyorsa öncelikle o ülkenin içine bir ajan sızdırmakla işe başlar. Sonrasında o ajan sayesinde ülkenin önemli koltuklarında oturan bürokrat ve siyasilerini ele geçirir. Tıpkı bizim ülkemizde de olduğu gibi. Yine o ülkenin yazılı ve görsel medyasını ele geçirir. Devam eden davaları etkilemek için de yargıyı ele geçirir. En önemlisi de ele geçireceği ülkenin ordusunu dağıtır. Tıpkı Ergenekon ve Balyoz Davalarında Türk Ordusunu dağıttığı gibi, hangi ülkeyi ele geçirecekse öncelikle o ülkenin güvenliğini ortadan kaldırır. Direnenlere rüşvet dağıtır. Ayrıcalık tanır. Kendi ülkelerinde kolaylıklar sağlar. Dolayısıyla kamuoyu üzerinde etki yaparak satın almış olduğu siyasilerin iktidara gelmesini sağlar. Sonrası malum. O iktidar sayesinde o ülkenin yeraltı ve yer üstü zengin maden ve petrol yataklarına el koyar. Hedef budur. Fethullah Gülen’de ABD’nin bu amaçlar doğrultusunda kullandığı maşalardan birisidir.

Şimdi geriye dönük bir analiz yapalım. Mihail Gorbaçov’u tanıyorsunuz değil mi? Hani şu koskoca Sovyetler Birliği’ni perestroyka yalanı ile çökerten lider. İşte bu lider de bir ajandı. ABD’nin bir numaralı Sovyet ajanıydı. Mihail Gorbaçov, Sovyetler Birliği Başkanı seçilmeden evvel keşfedildi ve görevlendirildi. Sonrasında tabi ki teamüller gereği olarak Sovyetler Birliği Başkanı seçildi. Daha sonra da verilen görevi tam layıkıyla yerine getirdi. Koskoca Sovyetler Birliğini dağıttıktan sonra Rusya Devlet Başkanlığına seçildi ama Boris Yeltsin’in karşısında daha fazla tutunamayarak siyasi hayatına son verdi. ABD bu ajanını tabi ki unutmadı. Ona 1990 yılında Nobel Barış ödülü verdi. Ajanlar önce kendilerine verilen görevi layıkıyla yaparlar, sonrasında da buruşturulup çöpe atılmadan önce bir ödül alıp giderler. Mihail Gorbaçov şu anda sağlık durumu kötüye gittiği için bir hastanede kontrol altında tutuluyor. Bundan bir hayli gün evvel de Sovyetler Birliğini dağıtmış olmaktan dolayı üzüntü duyduğunu söylemiş. Tek temennisi ise Sovyetler Birliği’nin tekrar oluşmasıymış. Yani Gorbaçov giderayak günah çıkarmış. Biliyorsunuz Sovyetler Birliği varken dünyada denge unsuru vardı. Fakat Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu denge kayboldu. ABD’de tek başına dünyanın efendisi oldu. Sonrasında da tek kutuplu dünyaya direnen ülkelerde iç savaşlar çıktı. Binlerce insan bu savaşlarda hayatını kaybetti. Malum bu savaşlar halen daha devam ediyor. Şimdi bu aşamadan sonra Gorbaçov’un Sovyetler Birliğini dağıtmaktan dolayı günah çıkarmasının bir şeye faydası var mı?

Tekrar Gülen konusuna geleyim. Biliyorsunuz Fethullah Gülen ülkemizde olduğu gibi dış devletlerde de okullar açmıştı. ABD bu okullar sayesinde gizli ajanlarını o ülkenin içine sızdırdı. Rusya’da da aynı şeyi yapmaya kalktı ama Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin buna müsaade etmedi ve Fethullah Gülen’nin okullarını kapattı. Dikkat ederseniz Fethullah Gülen’in okullarının daha çok Orta Asya’da olduğunu görürsünüz? Fethullah Gülen’in Orta Asya’ya önem vermesinin sizce nedeni ne olabilir? Neden gidip İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da okullar açmıyor da Orta Asya’da açıyor? Bunun bir sebebi olması lazım değil mi? Fethullah Gülen’in bir numaralı ABD ajanı olduğunu baştan söylemiştim. ABD hangi bölgeyi kontrol altına almak istiyorsa Fethullah Gülen’de o bölgeye okul açıyor. Bugün ABD Asya ülkelerinin gelişmekte olduğunu net bir şekilde görüyor. Asya ülkelerinin ekonomisinin günden güne güçlendiğini görüyor. Özellikle ABD Rusya’nın tekrar eski gücüne kavuşmaması için elinden geleni yapıyor. Bu yüzden ABD Fethullah Gülen’e Orta Asya ülkelerinde okullar açtırdı. İşin özü gelişmekte olan Asya ülkelerini kontrol altına almaktır.

Fethullah Gülen olayının bir de ülkemiz ayağına geleyim. Biliyorsunuz ABD Büyük Ortadoğu Projesinin ülkemiz ayağını başlatabilmek için işe Türk Ordusunu Balyoz ve Ergenekon davaları ile dağıtmıştı. Hatta bu tertipte görev alan hâkim Kadir Kayan Genelkurmay Başkanlığının kozmik odasına bile girmişti. Siz Kadir Kayan’ın kozmik odaya kendi kafasına göre mi girdi sanıyorsunuz? Kadir Kayan’ın arkasında Fethullah Gülen ve ABD vardı. Kadir Kayan arkasındaki bu güç ile Türk Ordusunun kozmik odasına girdi. Aslına bakarsanız kozmik odaya Türk Ordusunun içinde bulunan ajanlar daha önce girmişlerdi. Oradan birçok belgeyi çalmışlardı. Ancak bu belgeleri soruşturması devam eden davada kullanabilmeleri için kozmik odaya yasal olarak girmek gerekiyordu. Kadir Kayan’da bu görevi yaptı. Sonrasını biliyorsunuz. Tutuklamalar peşi sıra geldi. Türk Ordusunun muvazzaf ve emekli komutanlarının karşısına PKK’lı teröristlerden gizli tanıklar çıkardılar. Telefonlara sehven bildik numaralar yüklediler. Dolayısıyla düzmece planlarla koskoca Türk Ordusunu dağıttılar. Neden biliyor musunuz? Sırf Büyük Ortadoğu Projesinin ülkemiz ayağını başlatabilmek için. Başlatılan açılım sürecine Türk Ordusunun itiraz direncini kırmak için. Bu kumpaslar ile aydınların, akademisyenlerin gazetecilerin, yazarların ve vatanseverlerin direncini kırdılar. Dolayısıyla da Açılım sürecini başlattılar. Nasıl Sovyetler Birliği’nde perestroyka sürecini başlattılarsa, bizim ülkemizde de Açılım Sürecini başlattılar.

Şimdi bütün bu olanlardan sonra ABD kalkıp ta Fethullah Gülen’i terörist olarak niteler mi? Fethullar Gülen’i ülkemize teslim eder mi? ABD’nin Fethullah Gülen’e daha çok ihtiyacı var. Yani demek istediğim onun kullanma miadı daha henüz dolmadı. Bu yüzden ABD bu süreçte Fethullah Gülen’e toz dahi kondurmak istemez. Ancak ne zamanki Büyük Ortadoğu projesi biter. Ne zaman ki, Orta Asya ülkelerini ele geçirir, işte o zaman ABD Fethullah Gülen’i de buruşturup çöpe atar. Göndermeden evvel de son olarak boynuna bir sadakat madalyası takar. Hepsi bu 04.06.2016

511 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.