DOKUNAMADIKLARIMIZ NE OLACAK?

cropped-DB32A183F424-3.jpgTBMM’de bugün dokunulmazlık dosyalarının ikinci tur oylamaları yapılacak. Birinci tur oylamalarda 1. madde 350 oyla, 2. madde ise 357 oyla kabul edilmişti. Bu sonuçlar dokunulmazlık dosyalarının referanduma gideceğinin işaretini veriyor. Bugün ikinci tur oylamaları yapılacak. İkinci turda da aynı sonuçlar çıkarsa referanduma gidilecek. Yok, eğer ikinci tur da 367 sayısına ulaşılırsa TBMM’de 1.madde kapsamına giren Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalkmış olacak. Sonrası malum. Dokunulmazlıkları kalkan milletvekilleri yargıya hesap vermeye başlayacaklar.

Görünüşe bakılırsa bugün yapılacak olan 2. tur oylamalarında 367 sayısına ulaşılabilmesi mümkün görünmüyor. Ulaşılabilir de. Ancak 330’un altında kalması mümkün değil. Dolayısıyla 1. madde kapsamına giren milletvekillerinin dokunulmazlıkları ya TBMM’de kalkacak, ya da referanduma sunulacak. Referandumun sonuçları ne olur bilemem ama büyük bir ihtimalle sonuçların milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kalkması yönünde olacağını düşünüyorum. Çünkü bugünkü atmosfer içerisinde iktidar partisi halen daha oy oranını koruyor. Güvenlik güçlerinin PKK Terör Örgütü ile mücadele ediyor olması da iktidar partisinin işine yarıyor. Daha da doğrusu şöyle bir tespit yapayım. İktidar partisi ‘’Analar ağlamasın ‘’ yalanı ile Açılım Projesini uyguladığı dönemde sürdürdüğü politika da işine yarıyordu. Şimdi de güvenlik güçlerinin PKK Terör Örgütü ile mücadele ediyor olması da iktidar partisinin işine yarıyor. Yani anlayacağınız iktidar partisinin her yaptığı hamle kendi işine yarıyor. Böylesine enteresan bir dönemden geçiyoruz. Milletimiz akıl tutulması yaşıyor. Hani burada Bahçeli ile Kılıçdaroğlu’nun başarısızlık ve becerisizliklerini unutmuş değilim. Ancak bu konuyu başka bir zamana bırakıyorum.

Buradan tekrar dokunulmazlık dosyalarına geleyim. Bugün yapılacak oylamalar da iktidar partisinin istediği milletvekillerin dokunulmazlıkları ile ilgili karar verilecek. Yani kendi içlerinde 17 / 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonlarına tabi olan Bakanların dosyaları bu kapsama girmiyor. Çünkü onlar yolsuzluk ve rüşvetin yansıra iş de yapmışlardı. Ancak bugün dokunulmazlıkları oylanacak olan muhalefet milletvekilleri iktidarda olmadıkları için iş yapamamışlardı. İşte şimdi bu milletvekillerin en büyük suçları iş yapamamış olmalarıdır. Hâlbuki bu milletvekilleri iktidar partisinin milletvekilleri olmuş olsaydılar haklarında bırakın fezleke düzenlemeyi, 17 / 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonunda suçüstü yakalanan Bakanlar gibi ellerini kollarını sallayarak dolaşırlardı. Biraz önce de söylediğim gibi bu ülkede en büyük suç muhalefet milletvekili olmaktır.

Aslına bakarsanız ben dokunulmazlıkların komple kalkmasından yanayım. Her kim suç işlemişse yargıya mutlaka hesap vermelidir. Gelişmesini tamamlamış ülkelerde uygulama böyledir. Ancak bizim ülkemizde yargıdan kaçmanın yolu milletvekili olmaktan geçiyor. Asalında dört yılda bir seçtiğimiz milletvekillerinin suç işleme gibi bir lüksleri olmamalıdır. Eğer yurttaşlarımız yasalar karşısında eşitse, Milletvekili ve Bakanların ayrıcalığı olmamalıdır. Devlet suç işleyen vatandaşın yakasına anında yapışıyorsa, aynı şekilde milletvekillerin de, Bakanların da, Başbakanın da ve hatta Cumhurbaşkanının da yakasına yapışmalıdır. İleri demokrasi laf ile olmaz, uygulama ile olur. Bu yüzden diyorum ki, yarım iş yapmayın. Muhalefet milletvekillerin dokunulmazlıklarını kaldıracaksanız, Bakanların, Başbakan’ın ve Cumhurbaşkanı’nın da dokunulmazlıklarını kaldırın. Bir iş yapacaksanız tam yapın, adam gibi yapın. 20.05.2016

562 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.