ŞU DİPLOMA MESELESİ

cropped-DB32A183F424-3.jpgMHP eski Grup Başkanvekili Yusuf Hallaçoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu öne sürerek, “Ben, Cumhurbaşkanına diploman sahte diyorum, beni mahkemeye vermiyor. Normal başka bir şey olsaydı çoktan verirdi” diyor. Hallaçoğlu devamla “Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık fakülte mezunu olmak gerekir” diyen Hallaçoğlu, “Sultanahmet’teki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 3 yıllıktı. Onun mezun olduğu zaman 3 yıllıktı” diyor.

Yusuf Hallaçoğlu daha açık bir tabirle Erdoğan’ın Yüksek Seçim Kuruluna verdiği diplomanın sahte olduğunu söylüyor. Erdoğan Yusuf Hallaçoğlu’nun bu açıklamasına bugüne kadar yanıt vermemiş. Böyle bir açıklamadan dolayı da Hallaçoğlu hakkında dava açmamış. Bu durum sizce de garip değil mi? Benim bildiğim Erdoğan kendisi hakkında kim ne konuşursa anında cevap verir. Zaten hemen hemen her gün mutlaka bir yerlerde konuşuyor. Sürekli konuşmak için icat ettiği açılışlarda konuşmazsa kapalı düzenlenen toplantılarda konuşuyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayına çağırdığı muhtarlara konuşuyor. Yurt dışına çıkarken konuşuyor. Yurda geri dönerken konuşuyor. Anlayacağınız Cumhurbaşkanı her daim konuşuyor. Millet dilini yuttu ama çok şükür Erdoğan’ın başına böyle bir hal gelmedi. Konuşmadığı gün neredeyse yok gibi. İşte şimdi ben de diyorum ki, konuşmadan gün geçiremeyen Erdoğan Hallaçoğlu’na neden yanıt vermiyor? Hallaçoğlu hakkında dava açmak için avukatlarına neden talimat vermiyor? Sanıyorum Erdoğan’ın bugüne kadar tek yanıt veremediği konu bu olsa gerek.

Diploma meselesinin bir de başka tarafı var tabi. Hallaçoğlu bu konuyu gündeme getirdiği zaman bildiğim kadarı ile Yüksek seçim Kurulu bir açıklama yapmadı. Oysaki Yüksek Seçim Kurulu en yüksek mahkeme sıfatıyla Erdoğan’ın diplomasının gerçek olup olmadığı konusunda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyordu. Eğer diploma gerçek ise bu diplomayı bir basın açıklaması ile doğrulaması gerekiyordu. Yok, eğer diploma gerçek değilse bu diplomanın gerçek olmadığını açıklayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını düşürmesi gerekiyordu. Böyle bir durumda Yüksek Seçim Kurulu Başkanı mutlaka açıklama yapması gerekiyordu. Türkiye Cumhuriyeti ‘’Muz Cumhuriyeti’’ değilse Yüksek Seçim Kurulu Başkanı yasaların kendisine verdiği yetki çerçevesinde kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyordu. Böylesine ciddi bir konuda Yüksek seçim Kurulu Başkanının susma hakkı yoktur. Siyasilerin susma hakkı vardır ama Yüksek seçim Kurulu Başkanının susma hakkı yoktur.

Yusuf Hallaçoğlu’nun Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu açıklamasından sonra Halkın Kurtuluş Partisi ( HKP ) de harekete geçerek Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurarak, Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğu gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığının düşürülmesini istemişti. Hallaçoğlu’nun açıklamalarına yanıt vermeyen Yüksek Seçim Kurulu Başkanı bugüne kadar HKP’nin dilekçesine de bir yanıt vermedi. Ne garip değil mi? Diploma ile ilgili ne Erdoğan konuşuyor, ne de Yüksek Seçim Kurulu Başkanı. Her ikisi de sanki sözleşmişçesine konuşmuyorlar. Sanki her ikisi de sessiz çığlık eylemi yapıyorlar.

Biliyorsunuz daha önce Milli Eğitim Bakanlığı, sahte diplomayla öğretmenlik yaptığı tespit edilen 71 öğretmenin görevine son vermişti. Eğer Erdoğan’ın diploması da sahte ise ve bu diploma ile Cumhurbaşkanı olarak görevine devam edebiliyorsa, sahte diploma ile görev yapan öğretmenler de görevlerine devam edebilmeliydiler değil mi? Bu iki durumun birbirinden farkı var mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim ile göreve geldi diye bu duruma göz yumulabilir mi? Hatırlarsanız Erdoğan AKP Genel Başkanı olarak 2002 yılında yapılan erken Milletvekili Genel Seçimlerini kazanmasına rağmen Milletvekili seçilememişti. Çünkü Erdoğan’ın 21.04.1998 yılında “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan hüküm giymişti. Sonrasında Deniz Baykal, partisi seçim kazanmış bir liderin Başbakan olması lazım diyerek Erdoğan’ın önünü açmıştı.

Bunca zaman sonra şöyle bir geriye dönüp te baktığım zaman, Erdoğan’ın hukuken Başbakan olmasının mümkün olmadığı halde Başbakan olduğunu görüyorum. Cumhurbaşkanı olmak için yeterli diploması olmamasına rağmen Cumhurbaşkanı olduğunu görüyorum. Başbakan olmasının önünü Deniz Baykal açarken, Cumhurbaşkanı olmasının önünü de Yüksek Seçim Kurulu Başkanının açtığını görüyorum. Yahu bu memlekette hiç Başbakan olacak adam kalmadı da mı hukuken Milletvekili bile olamayan Erdoğan’ı seçtik? Hiç Cumhurbaşkanı olacak adam kalmadı da mı, dört yıllık fakülte diploması olmadığı halde Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçtik? Şu memlekete adam gibi Başbakan ve Cumhurbaşkanı olacak vasfı taşıyan adam mı kalmadı? Her yıl yüzlerce üniversite mezunu gencin iş bulamadığı memlekette Üniversite diploması bile olmayan Erdoğan’ın önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanı olması sizce ne kadar doğrudur? 30.04.2016

961 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title