MERHABA

cropped-DB32A183F424-3.jpgMarmaris Güncel Haber Sitesi okurlarına tüm içtenliğim ile merhaba diyorum. Eskiden olduğu gibi bundan böyle sizlerle tekrar beraber olacağım için mutluyum. Sizlerden ayrılmak kolay olmadı elbette. Bir insan ailesinden nasıl uzak kalırsa, benimki de öyle oldu. Sonuçta alıştığınız yeri arıyorsunuz. Mutlu olduğunuz yeri arıyorsunuz. Merhaba dediğiniz insanları arıyorsunuz. Göz göze gelmeseniz de, karşılıklı olarak oturup konuşmasanız da, her gün merhaba dediğiniz insanları arıyorsunuz. Aslında sizler o kadar uzaklarda değilsiniz. Hani çarşıya çıkıp şöyle bir tur atsam hemen hemen birçoğunuzla karşılaşırım. Ancak bu karşılaşmalar yazılardaki gibi olmuyor. Buradan kesinlikle yazı yazmayı dostlarla beraber olmaya tercih ettiğimi sanmayın. Demek istediğim günlük olayları ve gelişmeleri satırlara dökerek merhaba demenin verdiği keyfi anlatmaya çalışıyorum. Yine satırlara dökülen fikir ve düşünceleri paylaşmanın verdiği zevki anlatmaya çalışıyorum. Toplumsal olayları yorumlamanın verdiği hazzı anlatmaya çalışıyorum.

Evet, Marmaris Güncel ’de yeniden buluştuk. Bundan böyle eskiden olduğu gibi yine beraber olacağız. Sevinçlerimizi, üzüntülerimizi paylaşacağız. Ülkemizin bulunduğu zor durumu nasıl aşacağımıza dair hep beraber kafa yoracağız. Ülkeyi her geçen gün biraz daha çıkmaz sokaklara sürükleyen AKP iktidarından nasıl kurtulacağımıza dair fikir geliştireceğiz. Ayrışma yerine birleşmeyi ön plana taşıyacağız. Çözümü ise Atatürk’te arayacağız. Onun çizmiş olduğu yolda arayacağız. Onun ilkelerinde arayacağız. Aslında yapmamız gereken çok fazla da bişey yok. Biraz mantıklı düşünebilirsek, seçim günü geldiği zaman sağa sola savrulmadan bir araya gelerek oylarımızı birleştirebilirsek sorunları çözeriz. AKP iktidarını yeneriz. Yeter ki, çözümü ABD politikalarında aramayalım. Yeter ki çözümü dün AKP ’in istetme lastiği olan Gülen Cemaatinde aramayalım. Çözümü Atatürk ilke ve devrimlerinde arayalım. Biz bunu başarırız. Çünkü biz Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleriyiz.

Ne diyordu koca şair Nazım Hikmet? Ona bir kulak verelim mi?

Bu Memleket Bizim Dört nala gelip uzak Asya’dan Akdenize bir kisrak basi gibi uzanan Bu memleket bizim Bilekler kan içinde Disler kenetli Ayaklar çiplak Ve ipek bir haliya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim Kapansin el kapilari Bir daha açilmasin Yok edin insanin insana kullugunu Bu davet bizim Yasamak bir agaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardesçesine Bu hasret bizim Nazım Hikmet ne güzel de anlatmış memleket sevdasını değil mi? Ona hak vermemek elde değil tabi. İşte şimdi bu memleketin bize daha çok ihtiyacı var. Tam da ülkemizin bölünme planlarının yapıldığı bu günlerde ihtiyacı var. Bölge ülkelerinin kanlarının bir hiç uğruna akıtıldığı bugünlerde birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. ABD ve onunla birlikte olan Emperyalist ülkelerinin Büyük Ortadoğu Projesinin ülkemiz ayağına karşı topyekûn mücadele etmeye ihtiyacımız var. Şimdi tam sırası gelmişken Ulu Önder Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini de bir hatırlayalım.

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Atatürk Gençliğe hitabesinde çözümü bizlere söylemiş. Bize ise sadece uygulamak düşüyor. Hepsi bu. Bugünlük benden bu kadar dostlar. Tekrar görüşene dek Levent Kırca’nın söylediği gibi ‘’Cumhuriyetle kalın, Atatürk’le kalın. Hoşça kalın’’. 21.04.2016

828 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title