YERLİ İŞBİRLİKÇİLER BİDEN’E KOŞTU

SAİT BALCIDeniz Gezmiş yıllar öncesinde ‘’Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileridir’’ demiş. İşte şimdi tam da bu noktadayız. 22 Ocak Cuma günü ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden çok önemli görüşmeler yapmak üzere ülkemize geldi. Gelmesiyle birlikte de hızlı bir görüşme trafiği başlattı. Biden’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu ile görüşmesinden daha doğal bir şey olamazdı. Çünkü onlar ne de olsa Büyük Ortadoğu Projesinin stratejik ortaklarıdırlar. Dolayısıyla her daim her yerde görüşebilirler.

Şimdi konuyu biraz daha açayım. AKP iktidarı ABD’ye göbekten bağlı olduğu için Galip Ensarioğlu ile Orhan Miroğlu’nun Biden’nin düzenlemiş olduğu toplantıya katılmaları son derece normaldir. Hatta bu toplantıya HDP Milletvekillerinden Leyla Zana, Ayhan Bilgen ile Altan Tan’ın da katılması son derece normaldir. Çünkü ABD, AKP ile ne kadar stratejik ortak ise, bir o kadar da HDP ile ortaktır. Bu durum Selahattin Demirtaş’ın sürekli ABD’ye görüş alışverişine gitmesinden bellidir. Daha doğrusu Demirtaş’ın ABD’ye talimat almaya gitmesinden bellidir dersem daha doğru olur. Mecliste yemin etmeyen Leyla Zana’nın da bu toplantıya katılması bu açıdan son derece normaldir. Devlete meydan okuyan bir milletvekilini kabul etmek ABD için elbette bir sorun teşkil etmez. Erdoğan’ın da bu Milletvekili ile yakın bir zamanda görüşme yapması son derece normaldir. Çünkü Erdoğan Zana ile hatırlarsanız daha önce de bir görüşme yapmıştı. Şimdi devlete meydan okuyarak yemin etmeyen bir milletvekili ile görüşmek ne kadar doğru ise, Joe Biden ile görüşmek de o derece doğrudur.

AKP Milletvekilleri ile HDP Milletvekillerinin Biden ile görüşmeleri beklenirdi ancak bu görüşme trafiğine normal şartlarda CHP li Milletvekillerinin katılmaları beklenmezdi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi doğal olarak ABD’nin stratejik ortağı olamazdı. Başta Irak olmak üzere Libya’yı, Tunus’u ve şimdi de Suriye’yi kan gölüne döndüren ABD Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi ile stratejik ortak olamazdı. Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü tehdit eden bir terörist devlet ile ortak olamazdı. Lozan yerine Sevr’i tanıyan bir devlet ile ortak olamazdı. PKK terör örgütüne silah yardımı yapan bir ülke ile ortak olamazdı. Ancak olamaz dediklerim maalesef oluyor. Atatürk’ün koltuğunda oturmakta olan Kılıçdaroğlu ile bal gibi oluyor.

Konunun can alıcı noktasına geldim. Biden’in düzenlemiş olduğu yuvarlak masa toplantısına Cumhuriyet Halk Partisini temsilen Sezgin Tanrıkulu ile Fikri Sağlar katıldı. Böylelikle Cumhuriyet Halk Partisi de ABD’nin stratejik ortağı olmuş oldu. Irak’ta, Libya’da, Tunus’ta ve Suriye’de binlerce insanın ölümüne sebep olan ABD’nin katliam ortağı olmuş oldu. Böylelikle Cumhuriyet Halk Partisi Filistin’de akan kanlara da ortak olmuş oldu. Demek ki 35.Olağan Kurultayın ismine ‘’Demokrasi, Değişim ve Kardeşlik Kurultayı’’ adını vermelerinin gerçek sebebi ABD ile yaşadıkları stratejik ortaklıkmış. Bu yüzden bu kurultayın sonuç bildirgesinin bu ortaklık ile örtüşmesi hiç de şaşırtıcı olmadı.

Şimdi gelelim ABD’nin Başkan Yardımcısı Joe Biden’in durduk yerde neden ülkemize geldiğine. Biden hangi işler yolunda gitmedi de, geldi dersiniz? Ülkemizin ahde vefası için gelmiş olabilir mi? Rus uçağını düşürmemizden dolayı yaşanan ekonomik krizden dolayı gelmiş olabilir mi? Yunanistan’ın Ege Denizindeki adalarımızı işgal etmesinden dolayı gelmediği kesin. Güvenlik güçlerinin hendek kazılan bölgelerde yapmış olduğu operasyonlarda verdiği şehitlerden dolayı gelmediği kesin. Yine bu bölgelerde PKK Terör Örgütünün Kürt halkı üzerinde yapmış olduğu baskılara son vermek için gelmediği kesin. Yine PKK Terör Örgütünün yapmış olduğu saldırılar sonucunda sivil vatandaşların ölümünden dolayı gelmediği kesin. Peki, Joe Biden neden geldi? Ben sordum, ben yanıtlayayım. Joe Biden PKK ile stratejik ortak olduğu için geldi. Güvenlik güçlerinin PKK’yı bitirme noktasında olduğunu gördüğü için geldi. AKP iktidarını tekrar Açılım Masasına oturtmak için geldi. Yine güvenlik güçlerinin Suriye’de ABD’den habersiz olarak yapmış olduğu hava operasyonlarını durdurmak için geldi. Evet, AKP iktidarı ABD ile stratejik ortak ama bu ortaklık Erdoğan’a Başkanlık yolunun kapanmasından sonra kısmi olarak bozulmuştu. Hal böyle olunca Erdoğan 7 Haziran da kaybettiği oyları toparlamak için ilk evvel Açılım Masasını devirmişti. Arkasından milliyetçi oyları MHP’den koparmak için PKK’ya karşı operasyon başlatmıştı. Erdoğan bu operasyonlar sayesinde de eski gücüne ulaşmıştı. İşte şimdi geldiğimiz nokta da Biden PKK’ya karşı yapılmakta olan operasyonları durdurmak için ve Erdoğan’ı tekrar masaya oturmak için geldi. Biden bu arada Erdoğan’a karşı elini güçlendirmek için HDP’den sonra CHP’yi de devreye soktu. Böylelikle CHP’de bu plana dahil edilmiş oldu.

Şimdi tekrar başa döneyim. Deniz Gezmiş ne diyordu? ‘’Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileridir’’ Deniz Gezmiş’in bahsettiği yerli işbirlikçileri şimdi benim buradan tekrar yazmama sanırım gerek yok. Sizler onların kim olduklarını gayet iyi biliyorsunuz.26.01.2016

757 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.