MEŞRUTİYETİNİ YİTİREN İKTİDAR

Geçen gün gazeteleri karıştırırken Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinin sokağa çıkma yasağı olan ve operasyon yapılan bölgelerindeki öğretmenlerin şehirleri terk etmeye başladığı haberlerini okudum. Hatta valiliklerin öğretmenleri bu gölgelerden uzaklaşmaları konusunda uyardığı haberini aldım. Operasyon yapılan bölgelerde durum gerçekten böyleyse vay bizim halimize. Vay her seçim dönemi öncesinde muhalefet partilerine ‘’ülkenin doğusuna gidebiliyor musunuz’’ diye övünen iktidar partisinin haline.

Güvenlik gerekçesi ile öğretmenler görev yerlerinden uzaklaştırılır mı? Bugün öğretmenleri çeken yarın memurları da çekmeye başlar. Öbür gün doktoru, hemşireyi çeker. Sonrasında bir bakarsınız ki, bölge kuş uçmaz, kervan geçmez bir şehre dönmüş. Böyle bir iktidar olur mu? Vatandaşının güvenliğini sağlayamayan iktidar olur mu? Bir de yine her seçim dönemi öncesinde ‘’Bizden önce Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde Olağanüstü hal vardı. Tabi şimdi biz geldik, olağanüstü hali kaldırdık’’ diyorlardı. O halde şimdi ben de buradan iktidar partisine sorayım. Peki, şimdi geldiğimiz nokta da ne haldeyiz? Şimdi hemen hemen her gün sokağa çıkma yasağını kim uyguluyor? Hadi diyelim sokağa çıkma yasağını güvenliği sağlamak için uyguluyorsunuz. Peki, o zaman halen daha bu bölgelerde güvenliği neden sağlayamıyorsunuz? 13 yıldan bu yana bu ülkeyi siz yönetmiyor musunuz? Güvenlik zafiyeti oluşmuşsa bunun sorumlusu siz değil misiniz? Kandil’den gelen teröristleri çadır mahkemeleri kurarak aklayan sizler değil misiniz? Teröristlere aktivist diyen sizler değil misiniz? Terörist başı ile masaya oturan sizler değil misiniz? Terörist başı ile Anayasa yapmaya kalkan sizler değil misiniz? Devam edeyim. PKK bu hendekleri Açılım süreci devam ederken kazmadı mı kardeşim? Devletin güvenlik birimleri PKK hendek kazıyor diye uyardıkları zaman aman Açılım Süreci zarar görmesin diye kulaklarınızı tıkayan sizler değil misiniz? Güvenlik birimlerinin elinden operasyon yetkisini alan sizler değil misiniz? Devletin güvenlik birimlerine operasyon iznini vermeyen sizler değil misiniz? Şimdi ne diye ağlayıp sızlanıyorsunuz? Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz. Ancak olan yöre yaşayanlarına oluyor. Daha ne diyeyim?

Vatandaşın devlete karşı görevleri vardır. Bu görevler arasında vergi vermeyi, kanunlara uymayı ve askere gitmeyi sayabiliriz. Aynı zamanda devletin de vatandaşa karşı görevleri vardır. Bu görevin en başında vatandaşın güvenliğini sağlamak gelir. Vatandaşa iş olanağı sağlamak gelir. Vatandaşın eğitim ve öğretim hakkını karşılamak gelir. Bugün vatandaş devlete karşı görevlerini yerine getiriyor mu? Evet getiriyor. Peki devlet vatandaşa olan görevini yerine getiriyor mu? Vatandaşın güvenliğini sağlayabiliyor mu? Eğer siz sosyal bir devlet iseniz öyle ya da böyle bir şekilde vatandaşın güvenliğini sağlayacaksınız kardeşim. Bunun için iktidara geldiniz. Öğretmenleri bölgeden çekmek yerine onların güvenliğini sağlayacaksınız. Bölge yaşayanlarının güvenliğini sağlayacaksınız. Teröristleri vatandaşlardan ayırt edeceksiniz. Vatandaşa terörist muamelesi yapmayacaksınız. Eğer siz bunları yapamaz hale gelmişseniz meşrutiyetinizi kaybetmişsiniz demektir. Tek başınıza iktidara gelmiş olmanız meşru bir hükümet olmanızı sağlamaz. Meşru hükümetler halktan aldığı destek ile sorunları çözerler. Eğer sorunları çözemiyorsanız halktan aldığınız desteği de yitirmiş sayılırsınız. Bu durum da yapacak iki şey vardır. Ya bir an evvel güvenlik sorununu çözeceksiniz, ya da bir an evvel istifa edeceksiniz kardeşim. Bunun başka yolu yok.17.12.2015

673 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.