YEMEN, SÜNNİ Şİİ SAVAŞINA MAHKÛM

sait-balci- ortam dosyası

DENİZ FENERİ YOLSUZLUĞUNU UNUTMA!
SOMA VE ERMENEK MADEN KAZALARINI UNUTTURMA!
GEZİ DİRENİŞİNDE KAYBETTİĞİMİZ 6 ŞEHİDİMİZİ UNUTMA!
17– 25 ARALIK YOLSUZLUK VE RÜŞVET ÇARKINI UNUTTURMA!
KAÇAK SARAYI VE MALİYETİNİ UNUTMA!
PKK İLE MÜZAKERE MASASINA OTURANLARI UNUTTURMA!
GÜNDEM DEĞİŞTİRMELERİNE KANMA!
VE SANDIKLARI ASLA SAHİPSİZ BIRAKMA!

Arap Ülkeleri uzun zamandan bu yana başlayan iç savaşların eşiğinden bir türlü kurtulamadılar. Küresel güçlerin istediği de zaten buydu. Dikkat ederseniz bugüne kadar Suriye’de Beşar Esat rejimi haricinde Hristiyan ve Yahudi toplulukları hiç bir iç savaşa sürüklenmedi. Elbette o toplumlarda da bir iç savaş yaşanmasını istemem. Ancak ABD ile Batılı güçler uzun bir zamandan bu yana Müslüman ülkelerini deyim yerindeyse birbirlerine kırdırmak için elinden geleni yapıyorlar. ABD Müslüman Ülkelerini birbirlerine kırdırmayı elbette salt tek başına da yapmıyor. Her zaman yanına bir destekçi buluyor. Bugün bu destekçi Suudi Arabistan’dır. ABD Müslüman ülkelerde akan kandan ne kadar sorumluysa bir o kadar da Suudi Arabistan sorumludur. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da çıkan iç çatışmaların arkasında hep Suudi Arabistan vardır. Suudi Arabistan zaten öteden beri Müslüman haklarının çıkarları yerine ABD’nin çıkarları adına hizmet etmektedir. Yani Suudi Arabistan bir nevi ABD uşağıdır ve ABD ile birlikte iç çatışmalarda ölen Müslüman halklarının katilidir. Ancak her nedense Müslüman topluluklar bu gerçekleri bir türlü göremiyorlar. Dolayısıyla Suudi Arabistan’da bu coğrafya üzerinde Müslüman topluluklar üzerinden hükümranlık sürüyor. ABD’ye gönüllü olarak taşeronluk yapıyor. Sonuçta da ABD tarafından mükâfatlandırılıyor.

Bugün Yemen’de meydana gelen iç savaşların sorumlusu da bir nevi Suudi Arabistan’dır. Çünkü Suudi Arabistan öteden beri sürekli Yemen’in iç işlerine kendi çıkarları adına müdahale etti. Sürekli kendine yakın bulduğu liderleri iktidara taşınmaya çalıştı. Suudi Arabistan, 2011 yılında Ali Abdullah Salihi’nin görevden ayrılmasından sonra yerine ABD taraftarı olan Mansur Hadi’nin göreve gelmesini sağlamıştı. O günden bu yana Yemen’de baş gösteren Şii Husiler ile Sünni’ler arasındaki iç savaş hiç bitmedi. Bu iç savaşı Suudi Arabistan ABD ile birlikte bugüne kadar körüklediler. Sürekli İran yanlısı Şiilere karşı Sünnileri desteklediler. Bugün geldiğimiz noktada ise Şii Husiler Yemen’in birçok kentini ele geçirmiş durumdalar. Bu gelişmeler üzerine ABD yanlısı Devlet Başkanı Mansur Hadi istifa etmek zorunda kaldı. Elbette bu durum ABD ile birlikte Suudi Arabistan’ı da rahatsız etti. Yine bu durumdan kendine vazife çıkaran ABD ile Suudi Arabistan Yemen’e müdahale etmekte gecikmediler. İstifa eden Mansur Hadi’yi kaçırdılar. Husilerin ele geçirdiği Başkanlık Sarayı’nı topa tuttular. Şimdi de Yemen’de daha etkili olmak için Arap Ordusu kurma peşindeler. Yakın bir zamanda da kara hareketi planlıyorlar. Bütün mesele Yemen’i İran yanlısı Şii Husiler’den temizlemek. Bütün dertleri de bu.

Bugün nerede bir iç savaş varsa, bilin ki o ülke Müslüman bir ülkedir. Ben bu durumu hiç kimse kusura bakmasın ama Müslüman Ülkelerin aptallığına yoruyorum. Hani kendi içlerinde birlik ve beraberlik içinde yaşamak varken kin ve nefret duygusu ile yaşıyorlar. Yemen’de Husiler iktidara gelse ne olur? Sonuçta Şii Husiler de Müslüman değil mi? Eğer bugün Yemen’e onlar egemen ise elbette doğal olarak iktidara gelmek onların da hakkıdır. Yoksa topla tüfekle Yemen’e barış getirme adına Şii Husilere karşı topyekûn Arap Ordusu kurmak akıl işi değil. Yarından sonra Şii Husilere karşı yapılacak olan kara hareketi iç savaşı daha da körükleyecek. Deyim yerindeyse Yemen ABD ile Suudi Arabistan sayesinde tam bir kan gölüne dönecek. Dün Irak’ın, Suriye’nin başına ne geldiyse bugün de Yemen’in başına aynı şeyler gelecek. Müslüman ülkeler üzerinde oynanmakta olan senaryo şimdi de Yemen üzerinde oynanıyor. Peki, kazanan kim? Kazanan Müslümanlar mı? Kazanan Sünniler mi? Kazanan hiç kuşkusuz ABD ile birlikte hareket eden Batılı ülkeler. Müslüman ülkeleri birbirlerine katan ABD ile birlikte Batılı ülkeler. Onlar bu sayede İslam coğrafyasının zenginliklerine konuyorlar. Bu amaçlar doğrultusunda bugün Suudi Arabistan’ı kullanıyorlar, yarından sonra da bir başka Müslüman Ülkesini kullanacaklar. Çünkü onların yaşam kaynakları bu topraklar üzerinde bulunuyor. Bu amaç doğrultusunda hareket ediyorlar. Yoksa Sünni kesimi, Şii kesimden korumak onların derdi değil ki.

Bugünlük te bu kadar. Yarın tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.08.04.2015

1313 Tıklama Toplam 6 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.