FITRATLARINDA LOZAN DEĞİL, SEVR VAR

sait-balci- ortam dosyası

UĞUR MUMCU’YU VE DEVRİM ŞEHİTLERİNİ UNUTMA!
DENİZ FENERİNİ UNUTTURMA!
SOMA VE ERMENEK MADEN KAZALARINI UNUTMA!
GEZİ PARKI EYLEMLERİNDE KAYBETTİĞİMİZ 6 ŞEHİDİMİZİ UNUTTURMA!
17– 25 ARALIK YOLSUZLUK VE RÜŞVET ÇARKINI UNUTMA!
KAÇAK SARAYI VE MALİYETİNİ UNUTTURMA!
PKK İLE MÜZAKERE MASASINA OTURANLARI UNUTMA!
VE GÜNDEM DEĞİŞTİRMELERİNE ASLA KANMA!

Cumhur Başbakan Erdoğan Süleyman Şah Türbesini ve askerlerimizi IŞİD teröristlerinden kurtarılmasını öve öve bitiremedi. Keşke yapmış olduğu operasyon övündüğü kadar olsaydı da biz de inansaydık. Bu kadar böbürlenmesi hakkıdır diyebilseydik. Hani konuşmadan da duramıyor ya o yüzden. Allah hiç durmadan konuş demiş olsa gerek. Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra belki biraz susar diye düşünmüştüm ama ne gezer. Her gittiği yerde konuşuyor. Kimi zaman yalandan açılış icat edip konuşuyor, kimi zamanda düzenlenen toplantılara katılıp konuşuyor. Köy koruyucularını toplayıp konuşuyor. Muhtarları toplayıp konuşuyor. Yakında aile bireylerini de toplayıp konuşursa hiç şaşırmayın. O derece yani. Hem kendi adına konuşuyor hem de Başbakan adına konuşuyor. Onun konuşmalarından Başbakan’ın eksikliğini bile hissetmezsiniz. Yarından sonra göreceksiniz seçim meydanlarında Başbakan’dan daha çok o konuşacak. Ben de bu yüzden ona Cumhur Başbakan diyorum.

Suriye’de bulunan vatan toprağını IŞİD’e teslim etmelerinin ardından Başbakan’ın yaptığı açıklamalardan Cumhur Başbakanımız Erdoğan tatmin olmamış olacak ki, gittiği her yerde bu konuya değiniyor. Operasyonun gerekçesinin güçlü olduğundan bahsediyor. Geri çekilmenin ecdadımızın ve tarihimizin emanetinden vazgeçme anlamına gelmediğini söylüyor. Yapılan işin askerlerimizin can güvenliğini korumadan ibaret olduğuna işaret ediyor. Fakat Süleyman Şah Türbesini besledikleri IŞİD teröristlerinden koruyamaz hale geldiklerini itiraf edemiyor. Düzenledikleri operasyonu YPG güçlerinin desteği ile yaptıklarını söyleyemiyor. ABD’den istihbarat desteği aldıklarını söyleyemiyor. Her şeyden önemlisi de IŞİD ile saldırmazlık anlaşması yaptıklarını söyleyemiyor. Ama lafa gelince Süleyman Şah Türbesini esir alan İŞİD’e haddini bildirmiş gibi muhalefete yüklenmesini biliyor.

İktidara geldiklerinden bu yana çizdikleri dış politikayı şöyle bir gözden geçirdim. Doğrusunu söylemek gerekirse ülkemizi temsil etme anlamında herhangi bir başarıya imza attıklarını göremedim. Fakat iktidara geldikleri ilk yıllarda Süleymaniye’de askerlerimizin başına çuval geçirilmesini tribünden seyrettiklerine şahit oldum. Askerlerimizin başına çuval geçirilmesinden dolayı ABD’ye nota verilip verilmeyeceğini soran gazeteciye ‘’Ne notası? Müzik notası mı? diye yanıt verdiklerine tanık oldum. Böylelikle Türk Ordusunu koruyamayacaklarının sinyallerini ta o zamanlarda vermişlerdi.

Cumhur Başbakan Erdoğan Türk Ordusuna olan vurdumduymazlığını IŞİD adlı terör örgütünün Musul Konsolosluğumuzu ele geçirirken bir defa daha göstermişti. IŞİD Musul Bölgesine doğru ilerlerken hiç tepki vermemişlerdi. Yabancı istihbarat servislerinin uyarıları da dikkate almamışlardı. Peki, sonuç ne oldu? Hasım olarak gördükleri IŞİD Konsolosluk çalışanlarını topyekûn esir aldı. Sınır komşumuz Suriye Devlet Başkanı Esat’ta demediği lafı bırakmayan Erdoğan IŞİD’e bir tek laf söyleyemedi. Yalandan da olsa IŞİD’e bir meydan okuyamadı. Her şeyden önemlisi IŞİD’e bir nota bile veremedi. Ya ne yaptı? IŞİD’e her gün askerleri serbest bırakmaları için yalvarıp durdu. Peki, sonra ne oldu? ABD Irak’ta IŞİD’e karşı operasyon yapacağını söyleyince apar topar Musul Konsolosluk çalışanlarımızı kurtarmak zorunda kaldılar. Yoksa daha oralı bile değillerdi. Konsolosluk çalışanlarını bir operasyon ile kurtardık dediler. Fakat sonradan anlaşıldı ki, Musul Konsolosluk çalışanlarını, ülkemiz içindeki IŞİD teröristlerini serbest bırakma ve ağır silahlar verme karşılığında kurtarmışlar. Çözümü teröristlerle mücadele etmek yerine müzakere etmekte buluyorlar. Yani her seferinde paçayı ödün vererek kurtarıyorlar. Peki, nereye kadar? Ödün vererek vatanı nereye kadar savunabilirler?

Suriye topraklarında bulunan Süleyman Şah Türbesi içinde aynı taktiği izlediler. Burada bulunan vatan toprağını savunmak yerine kaçmayı yeğlediler. Süleyman Şah Türbesini korumak yerine kaçırmayı tercih ettiler. Kaçırırken bile IŞİD ile saldırmazlık anlaşması imzaladılar. YPG’nin açtığı güvenli koridoru kullandılar. Yoksa bunlar kendi başlarına bir operasyon bile yapamazlar. Ne Suriye ve Irak’ta operasyon yapabilirler, ne de ülkemiz toprakları içinde PKK’ya karşı bir operasyon yapabilirler. Hani bir ara Bülent Arınc Balyoz Davası başladığı sıralarda ‘’İyi ki bu ordu ile bir savaşa girmemişiz’ ’demişti ya. Şimdi ben de iyi ki bu iktidar ile bir savaşa girmiyoruz, diyorum. Yoksa bunlar yine aynı mazeretlerle savaş meydanından pılı pırtı toplayarak geri kaçarlar. Dedim ya bunların fıtratında ülke ve vatan savunması diye bir şey yoktur. Bunların fıtratında LOZAN yerine SEVR anlaşması vardır.

Yarın bir başka konuda görüşmek üzere esen kalın.26.02.2015

579 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.