PARLAMENTER REJİME DARBE TOPLANTISI

sait-balci- ortam dosyası

DENİZ FENERİNİ UNUTMA!
SOMA VE ERMENEK MADEN KAZASINI UNUTTURMA!
GEZİ PARKI EYLEMLERİNDE KAYBETTİĞİMİZ 6 ŞEHİDİMİZİ UNUTMA!
17– 25 ARALIK YOLSUZLUK VE RÜŞVET ÇARKINI UNUTTURMA!
KAÇAK SARAYI VE MALİYETİNİ UNUTMA!
PKK İLE MÜZAKERE MASASINA OTURANLARI UNUTTURMA!
VE GÜNDEM DEĞİŞTİRMELERİNE ASLA KANMA

Değerli okurlar, gün geldi ve çattı. Cumhur Başbakan nihayet dün muradına erdi. Olurdu, olmazdı derken beklenen toplantıyı yaptı. İlk zamanlarda Başbakan bile böyle bir toplantının olmayacağını söylemişti. Fakat sonrasında Cumhur Başbakan bastırdı ve dün Bakanlar Kurulunu Kaçak Saray’da topladı. Başbakan dâhil tüm Bakanlar da tıpış tıpış gerçekteki Başbakanlarına koştular. İçlerinden bir tanesi bile ‘’Ne oluyor’’ demedi. Çünkü Haziran ayında genel seçimler var. Bakanlar tekrar seçilebilmek için iplerinin Cumhur Başbakan’ın elinde olduğunu çok iyi biliyorlar.  Bu yüzden de Cumhur Başbakan’ları çağırınca koşa koşa Kaçak Saray’a gittiler. Cumhur Başbakan olağanüstü bir durumdan mı çağırmış, yoksa normal durumdan mı çağırmış umurlarında bile değil. Yarın yine çağırsa koşa koşa yine giderler. Parlamenter rejimi çiğneyip çiğnemediklerine bile aldırmazlar. Yeter ki Cumhur Başbakan çağırsın. Yeter ki yeniden Milletvekili olmanın yolu açılsın. Milletvekili olmasa bile, Kaçak Saray’a danışmanlık yolu açılsın.

Peki, Cumhurbaşkanı’nın Bakanlar Kuruluna Başkanlık etme yetkisi var mıydı? Elbette var. Anayasanın 104. Maddesinde yer alan “Cumhurbaşkanı gerektiğinde Bakanlar Kuruluna başkanlık eder” hükmü vardır. Anayasamız olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı’na Bakanlar Kuruluna Başkanlık etme yetkisi veriyor. Olağanüstü hal kelimesinden de savaş hali gibi durumlar kastediliyor. Seçilen cumhurbaşkanı ise bu hükmü gerekçe göstererek sürekli olarak Bakanlar Kuruluna Başkanlık yapması mümkün değildir. Cumhurbaşkanının siyasal yönden sorumsuzluğu buna engeldir. Ancak ülkemiz demokrasi ile yönetilmediği için bu siyasi sorumluluğa ne Cumhurbaşkanı uyuyor, ne de Başbakan ile Bakanlar Kurulu uyuyor. Eline sopayı alan gelin diyor geliyorlar, gidin diyor gidiyorlar. Mesele de zaten bundan ibaret.

 

Dün Kaçak Saray’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı ile ilgili Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç diyor ki; ‘’Müteakip Bakanlar Kurulu toplantımız 26’sında Başbakanlık’ta yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız ilerleyen süreç içinde tekrar bir toplantıya başkanlık etmek isterse buna karar verirler. Ama rutin olarak bu toplantılar yapılmayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız ne zaman isterse Anayasal yetkisini kullanacaktır.’’ Bülent Arınç açıklamasında Erdoğan’ın bundan sonra devamlı olarak Bakanlar Kuruluna Başkanlık etmeyeceğini söylüyor ama Erdoğan’ın yarından sonra yine gelin demesini de ihtimal içinde görüyor. Bana sorarsanız Cumhur Başbakan’ın canı ne zaman Bakanlar Kuruluna Başkanlık etmek isterse o zaman Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırır. Yaptığı toplantı Anayasamıza göre yetki gaspına girer mi, girmez mi diye bile düşünmez. Kitabına uydurun diyerek kestirip atar. Çünkü fıtratında bu var.

 

Bir an için Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi içinde bu yetkiyi Erdoğan’a karşı kullandığını düşünün. Böyle bir durumda neler olabileceğini eminim sizler de benim gibi düşünüyorsunuzdur. O zaman bunun adı Anayasaya darbe olurdu. Parlamenter rejime darbe olurdu. Vesayet rejimi olurdu. Emin olun Erdoğan o süre içinde Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık etmesin diye yasa bile çıkarırdı. Kendisine gelince ise bu darbenin adı ‘’Anayasal yetki’’ oluveriyor. Neyse efendim,  bu işler bizi aşar. Memleketin koskoca Cumhur Başbakan’ından fazla bilecek değiliz ya.

 

Kısmetse bugün Mecliste eski 4 Bakan ile ilgili Yüce Divan oylaması var. Kopmalar olacak mı, olmayacak mı hep beraber göreceğiz. Şimdilik kendinize iyi bakın. Hoşça kalın.

20.01.2015

595 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.