ERDOĞAN HÜKÜMET’E DARBE YAPACAK

sait-balci

DENİZ FENERİNİ UNUTMA!
SOMA VE ERMENEK MADEN KAZASINI UNUTTURMA!
17– 25 ARALIK YOLSUZLUK VE RÜŞVET ÇARKINI UNUTMA!
KAÇAK SARAYI VE MALİYETİNİ UNUTTURMA!
PKK İLE MÜZAKERE MASASINA OTURANLARI UNUTMA!
VE GÜNDEM DEĞİŞTİRMELERİNE ASLA KANMA!

Değerli okurlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan 19 Ocak tarihinde Davutoğlu hükümetine darbe yapmaya hazırlanıyor. Tarih daha önce Erdoğan’ın danışmanı olan Binali Yıldırım tarafından 5 Ocak olarak açıklanmıştı ama şimdi yeni tarihin 19 Ocak olduğu açıklandı. Binali Yıldırım, Erdoğan’ın Bakanlar Kuruluna Başkanlık edeceği tarihi 5 Ocak olarak açıklamasından sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tepki göstermişti. Bu tepki ile birlikte Arınç, Binali Yıldırım’ın sade bir Milletvekili olduğunu hatırlatarak onun böyle bir yetkisi olmadığını ima etmeye çalışmıştı. Erdoğan ise Bakanlar Kuruluna Başkanlık edeceği tarihi 19 Ocak olarak netleştirmek suretiyle hem Binali Yıldırım’a, hem de Bülent Arınc’a mesaj vermiş oldu. Aslında Erdoğan mesajı son günlerde göstermiş olduğu performansından dolayı Başbakan Davutoğlu’na vermiş oldu. Böylelikle Erdoğan hem kendi Başbakan’ı olan Davutoğlu’nu sıfırlamış oldu, hem de 19 Ocak tarihinde darbe yapacağını göstere göstere ilan etmiş oldu. Post modern darbe karşıtlarına önemle duyurulur.

Erdoğan’ın Bakanlar Kuruluna Başkanlık edeceğini seçim meydanlarında attığı nutuklardan tahmin edebiliyorduk. Erdoğan’ın yasal olarak böyle bir yetkisi de var. Fakat bu yetkinin hangi durumlarda kullanılacağı önemlidir. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri ( haberimiz olmadan değişmemişse) , hangi şartlar dâhilinde kullanılacağı Anayasamızda mevcuttur. İşte şimdi benim de itirazım tam da bu noktadadır. Burada Davutoğlu’nu savunduğum filan da yok. Fakat Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı’nın Bakanlar Kuruluna hangi şartlar altında Başkanlık edeceği belli iken şimdi kendi kafasına göre Başkanlık etmek istemesi doğru değildir. Ayrıca etik de değildir. Yasalar yurttaşlara ayrı, devleti yönetenlere ayrı işlemez. Ortada bir yasa varsa bu yasaya hem vatandaşlar uymak zorundadır, hem de devleti yönetenler. ‘’Ben Cumhurbaşkanıyım, istediğim zaman Bakanlar Kuruluna Başkanlık yaparım’’ dediğiniz zaman hem yasaları çiğnemiş olursunuz hem de parlamenter rejimi ortadan kaldırmış olursunuz. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde böylesine bir uygulama da olmaz. İleri demokrasi ile yönetilen ülkeler de oluyor mu bilemem.

Anayasamız Cumhurbaşkanı’na savaş hali ve olağanüstü durumlarda Bakanlar Kuruluna Başkanlık etme görevi vermiştir. Erdoğan’ın Bakanlar Kuruluna Başkanlık edeceği tarih belli olduğuna göre, ortada bir savaş hali var mıdır? Olağan üstü bir durum var mıdır? Bana göre yok. Peki, Erdoğan PKK terör örgütünden dolayı Bakanlar Kurulunu toplayabilir mi? Bu seçenek hiç mümkün değil. Çünkü PKK terör örgütü ile mücadele değil müzakere yapıyor. Irak ve Suriye’de terör estiren IŞİD terör örgütünden dolayı Bakanlar Kurulu’nu toplayacağını da düşünemeyiz, çünkü IŞİD’e bizzat silahları kendi hükümeti döneminde gönderdi. Peki, Erdoğan hangi yasal gerekçelerle Bakanlar Kuruluna Başkanlık edecek? Bunu bir bilen varsa lütfen bana da söylesin.

Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’na Başkanlık etmesini geçtim. Çünkü ne yasa dinliyor, ne de hukuk. Ortada ona dur diyecek bir mekanizma da yok. Eğer öyle gelişi güzel Bakanlar Kurulunu toplayamazsın derseniz ‘’Ben Milli İradeyim’’ diyor. Sonrasında da yine fakir edebiyatı ayaklarına yatıyor. Dolayısıyla da yine mağdur konumu ile partisine oy kazandırmaya başlıyor. Ülkemizde maalesef böyle bir anlayış da egemen olmaya başladı. Millet suçlu olup olmadığına göre değil, oynadığı mağdur edebiyatına göre oy verir oldu. Neyse efendim sadede geleyim. Erdoğan’ın şimdi durduk yerde Bakanlar Kurulu’na Başkanlık etmesi Başbakan Davutoğlu’nu boşa çıkarma anlamına gelmez mi? Başbakan’ın görevini yapamadığı anlamına gelmez mi? Elbette gelir. Davutoğlu’nun böyle bir girişime itiraz edecek hali de olmadığına göre 19 Ocak günü hükümetin resmi olarak olmasa da fiilen düşeceğini söyleyebilirim. Fakat bu durum kimsenin umurunda da değil. Davutoğlu böyle bir darbeyi şimdiden içine sindirdiğine göre diyecek bir şey de yok. Peki, eski Cumhurbaşkanı Gül aynı şeyi Erdoğan’a yapmış olsaydı, Erdoğan’ın nasıl tepki vereceğini düşünebilir misiniz? Ben düşünemiyorum bile.

Yeni yılın tüm insanlığa sevgi, dostluk ve barış getirmesini temenni ediyorum. Umarım gelecek yıl da her şey gönlünüzce olur.31.12.2014

422 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.