YÜCE DİVAN ALDATMACASI

sait-balci

Bu satırları yazmaya başladığım saatlerde AKP’li dört eski Bakan’ın Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmasından dolayı Yüce Divana sevk oylaması yapılacaktı. Fakat son dakika gelişmesiyle oylamanın 5 Ocak tarihine ertelendiği bilgisini aldım. Erteleme kararı ise Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Muammer Güler’in MASAK raporuna yapmış oldukları itiraz üzerine alınmış. Görünürde iyi bir bahaneye benziyor ama hiç de inandırıcı değil. Bana göre bu durum danışıklı dövüşten başka bir şey değil.

Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmasında adları geçen iktidar partisinin eski dört Bakanı, MASAK raporuna itiraz edeceklerse neden bugünü beklediler? Yoksa daha önce itiraz etmek akıllarına mı gelmedi? Ne dersiniz? Açıkça söylemek gerekirse ben bugün en az iki Bakanın Yüce Divan’a gönderileceğini düşünmüştüm. Bu beklentim boşa çıktı. Fakat yine de 5 Ocak tarihinde en az iki Bakana Yüce Divanın göründüğünü söyleyebilirim. Komisyon üyelerinin çoğunun iktidar partisinden olduklarını bilerek söylüyorum. Hakkı Köylü başta olmak üzere AKP’li diğer komisyon üyeleri bu dört eski Bakanı isteyerek Yüce Divana göndermiyorlar tabi. Hani içlerinden bu dört eski Bakana kızgın olanları elbette vardır. Fakat İktidar Partisinin komisyon üyeleri kendi hür iradeleri değil, dava liderlerinin talimatıyla oy kullanacaklar. Eğer oylama dün yapılmış olsaydı büyük bir olasılıkla Muammer Güler ile Zafer Çağlayan Yüce Divan’a verilmiş olurdu. Fakat adları Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmasına takılan bu Bakanların Yüce Divan’a yargılanmak üzere gönderileceklerini sanmayın. Onlar aklanmak üzere gönderiliyorlar.

Şimdi bu eski Bakanlar Yüce Divan’a aklanmak üzere gönderileceklerse, o halde ne diye oylama ertelendi diyeceksiniz? Soruyu yanıtlamak hiç de zor değil. Her şeyden evvel bir defa iktidar partisinin komisyon üyelerinin kendi hür iradeleri ile oy kullanamayacaklarını baştan söylemiştim. Bu aşamada dava liderleri de oylama yaptırmadığına göre muhakkak bir bildikleri olmalı. Yoksa ne diye oylamayı ertelesinler ki? Zaten Yüce Divan’a yolsuzluk suçlaması yerine görevi kötüye kullanma suçu ile gidiyorlar. Yani suçları hafifletilerek gidiyorlar. Dolayısıyla Yüce Divandan büyük bir olasılıkla aklanarak çıkacaklar. Böyle bir sonuç 2015 Milletvekili Genel Seçimlerinde Erdoğan’ın elini güçlendirecek. Yargılandılar ama aklandılar diyecek. Bu soruşturma darbe girişimiydi diyecek. Diyecek de diyecek. Anlayacağınız yine fakir edebiyatı yapacak. Sonuçta yine partisini tek başına iktidara taşımaya çalışacak. Hedefi ise bu sefer tek başına iktidardan çok, tek başına Anayasayı değiştirecek oy potansiyeline kavuşmak. Yurt dışında oy kullanan vatandaşların önceden aldıkları randevu sisteminin iptali için neden Yüksek Seçim Kuruluna başvuru yaptı sanıyorsunuz? Daha çok oy kullanılsın diye tabi ki. Kullanılmayan oyların AKP lehine mühür basılabilsin diye tabi ki.

Nerden nereye geldim. Başladığım konuya tekrar geri döneyim. Peki, dava lideri dün ne diye oylamayı yaptırmamış olabilir? Nasıl olsa Yüce Divan da aklamayacaklar mı? Elbette aklayacaklar. Aksi düşünülemez bile. Tek dertleri de zaten bu. Bu oylamayı yarından sonra Cemaate düzenleyecekleri yeni operasyon sonrasına bırakmak istemiş olabilirler. Hem böylelikle kamuoyunun dikkati de dağıtılmış olur. Bu zaman zarfında Bakanlarının suç dosyaları için daha hafifletici sebepler de bulunabilir. Atalarımız bile ‘’Gün doğmadan neler doğar’’ diye boşuna söylememişler. İktidar partisinin ki de işte o hesap.

Yarın tekrar görüşmek üzere esen kalın.23.12.2014

527 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.