MUHALEFET PARTİLERİ NE OLUP BİTTİĞİNİN FARKINDALAR MI?

sait-balci

Memleketin gündeminin sürekli değiştiği bugünlerde yurtdışında oy kullanabilmek için önceden alınan randevu sisteminin kaldırıldığını duydunuz mu? Belki de duymadınız. Son günlerde o kadar çok şey değişiyor ki. Hangi birisini takip edeceğimizi de şaşırdık. Osmanlıca’nın ders programlarına girişini mi takip edeceksiniz. İktidar partisinin Kaçak Saray’ın maliyetini unutturmak için gündem saptırmasını mı takip edeceksiniz. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından dolayı istifa eden eski dört bakanın oluşturulan komisyona verdikleri ifadeleri mi anımsayacaksınız. Yoksa PKK Terör Örgütü ile yeniden başlayan müzakere görüşmelerini mi hatırlayacaksınız? Gündem sürekli değişiyor ama ileri demokrasimiz hep geriye gidiyor. Açıkça ifade edeyim ki, son günlerde gündemi ben de takip edemez oldum. Bu memlekette gündemi takip edebilmek için galiba işi gücü bırakmak gerekiyor. Yoksa bir taraftan Cumhurbaşkanı, diğer taraftan da kendisini Başbakan zanneden Ahmet Davutoğlu’nu takip etmek oldukça zor. Hani bu muhteşem ikili memleketin geleceği ile oynamamış olsaydılar zerre kadar demeçlerini takip etmek istemezdim. Hele hele gittikleri her yerde açılış bahanesi ile yaptıkları konuşmaları dinlemek bile istemezdim. Fakat fıtratımızda bunlar var ya, bu yüzden yapacak başka bir şey de yok. Memleketin selameti açısından mecburen bunları takip etmek zorundayız.

Şimdi gelelim Yüksek Seçim Kurulu’nun yurt dışında oy kullanacak olan gurbetçi vatandaşlarımız için seçim sisteminden kaldırdığı randevu sistemine. Eski şekliyle oy kullanacak olan gurbetçi vatandaşlarımız randevulu sistemde sıkıntı mı çekiyordu? En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanmak isteyip te randevulu sistem yüzünden mağdur olan seçmenler mi vardı? Ebetteki hayır. Oy kullanmak isteyen gurbetçi vatandaşlarımız oylarını pekâlâ kullandılar. Bu seçimlerde mağdur olan seçmenin olduğunu da sanmıyorum. Yüksek Seçim Kurulu’na randevu sisteminin kaldırılması amacıyla başvuran iktidar partisinin derdi başka. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurtdışı seçmenlerinden istedikleri kadar oy alamadılar ya, işte tek dertleri bu. İstiyorlar ki, yurt genelinde olduğu gibi son dakikaya kadar yurt dışında da oy kullanılabilsin. Nasıl olsa yurt dışında kullanılan oylara sahip çıkan bir muhalefet partisi yok ya. İşte bu yüzden sandığa gitmeyen seçmeler adına da oy kullanacaklar. Bu yüzden Yüksek Seçim Kurulu’na başvuru yaptılar. Yürütmeye bağlı olmayan Yüksek Seçim Kurulu ’da bu başvuruyu memleketin selameti açısından kabul etti. Şimdiden vatana millete hayırlı olsun diyorum.

Yüksek Seçim Kurulu’nun yurt dışında oy kullanacak olan gurbetçi vatandaşlarımız için kaldırmış olduğu randevulu sistem hakkında muhalefet partilerinden herhangi bir itiraz geldi mi? Benim takip edebildiğim kadarıyla hayır. Bu konuda Yüksek Seçim Kurulu’na bir itiraz da bulunmuşlarsa şimdiden özür dilerim. Onlar ise bu aralar, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Demokratik Sol Partisinin Anayasa Mahkemesine yapmış oldukları baraj sisteminin hak ihlali ile ilgili vereceği karara endekslenmiş durumdalar. Sanki Anayasa Mahkemesi barajı kaldırma veya indirme yönünde karar vermiş olsa iktidara geleceklermiş gibi. Anayasa Mahkemesi baraj kaldırma veya düşürme yönünde bir karar alırsa iktidar partisinin oylarının düşeceği kesin. İktidar partisinin oylarının düşmesi demek, tek başına Anayasayı değiştiremeyeceği anlamına da geliyor. İşte muhalefet partilerinin beklentileri de bu yönde. İktidara gelme umutları olmadığı için AKP’nin tek başına anayasayı değiştirecek sayıya ulaşamaması onlara yetiyor. Fakat öte yandan baraj sisteminde yapılacak olan bir değişikliğin kendi oylarını da düşürecek olmasına bile razılar. Elbette ki iktidar partisinin bırakın Anayasayı tek başına değiştirecek bir sayıya ulaşmasını, iktidarlarını sürdürmelerini ben de arzu etmem. Fakat iktidar partisinin yolsuzluk ve rüşvet skandalları ile boğuşurken bile muhalefet partilerinin Türk Milletine umut olamamasını da asla kabul etmem.

Muhalefet partileri Anayasa Mahkemesinin seçim barajı ile ilgili vereceği kararı bırakıp bir an evvel halkın içine girmeye bakmalıdırlar. Açılım politikalarını bir tarafa bırakıp yoksul halkın geçim sıkıntısına çare üretmelidirler. Varoşlara inmelidirler. Halka umut olabilmelidirler. Her şeyden evvel kendi özlerine dönmelidirler. Yoksa yarından sonra leyleği yine havada görecekler. 09.12.2014. Bilmem anlatabildim mi?

561 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.