CEZA PEKÜNLÜ’YE DEĞİL, LAİK CUMHURİYET’E

sait-balci

Uzun bir aradan sonra geçen cumartesi günü Vardiya Bizde Platformunun Marmaris’te düzenlemiş olduğu ‘’Sessiz Çığlık’’ eylemine katıldım. Böylelikle eski dostları da tekrar görme olanağını yakalamış oldum. Bu sayede kısa da olsa Şükran Hanım ve Cahide Hanım ile sohbet ettim. Ülkenin geldiği durumu paylaştık. Şükran Hanımı bu sefer her zamankinden daha fazla üzüntülü buldum. Hatta konuşurken bir ara ağlayacak gibi oldu. Memleketimin insanları keşke Cahide Hanım ile Şükran Hanım kadar yurtsever olabilselerdi. Şu an memleket elden gidiyor ama insanlar halen daha duyarsız ve tepkisiz. Bir gün akılları başlarına gelecek ama iş işten geçmiş olacak. Olan laik Cumhuriyete olacak. Ülkenin bölünmez bütünlüğüne olacak. Bugünlere kadar sürdürdüğümüz birlik ve beraberliğimize olacak. Daha ne diyeyim?

Cumartesi günü düzenlenen eylemde Milli Merkez Marmaris Şube Başkanı Ali İhsan Kadayıfçı, kasım ayı sonu cezaevine girecek olan Prof. Dr. Rennan Pekünlü’nün cezasının onandığını ve bu ay sonu cezaevine gireceğini söyledi. Peki, Rennan Pekünlü kim? Niçin cezaevine giriyor? Bugün bu konuya değineceğim. Prof. Dr. Rennan Pekünlü eski Ege Üniversitesi, Fen Fakültesi öğretim üyesidir. Pekünlü, görev yaptığı dönemde üniversitelerde türban yasağı devam ediyordu ve iktidar partisi daha türbanı serbest bırakmamıştı. İşte bu dönemde Rennan Pekünlü üniversiteye türbanlı olarak girmek isteyen bir öğrenciyi uyarmıştı. Bunun üzerine aynı üniversitenin Matematik Bölümünde okuyan bir kız öğrenci Rennan Pekünlü’yü 2011 yılında eğitimi ve öğretimi engellediği iddiası ile İzmir Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunmuştu. Gelişmeler üzerine İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada Pekünlü’ye 2 yıl,1 ay hapis cezası verildi. Anayasa Mahkemesi de Pekünlü’nün başvurusunu ret etti. İç hukuk yollarının tıkanmasından sonra da Pekünlü’ye ceza yolu görünmüş oldu.

Prof. Dr. Rennan Pekünlü’ye açılan davanın Balyoz ve Ergenekon Davalarından da hiçbir farkı yok. Pekünlü, söz konusu öğrencinin ne öğretimini, ne de eğitimini engellemişti. Pekünlü sadece kamu kurum ve kuruluşlardaki türban yasağından dolayı öğrenciyi uyarmıştı. İşte Pekünlü’nün bütün suçu bu. Bu uyarı da sadece o öğrenciye mahsus değildi tabi. Yani Ege Üniversitesinin haricindeki bütün benzer Üniversitelerde bu uyarılar yapılıyordu. Tüm kamu kurum ve kuruluşlara türbanlı olarak girmenin yasak olduğu gibi bu üniversiteye de girmek yasaktı. Pekünlü’de bu anlamda görevini yapmıştı. O dönemde türbanlı olarak üniversiteye girmenin yasak olmasına rağmen o öğrenci ceza verilmiyor ama yasalara uyan Pekünlü’ye ceza veriliyor. Hiç olacak iş değil.

Prof. Dr. Pekünlü, bu durumda hiç kuşkusuz cezaevine girecek. Fakat bu dava da bir gün Balyoz Davasında olduğu gibi yeniden görülecek. Pekünlü’ye kurulan kumpas ortaya çıkarılacak. Fakat iş işten yine geçmiş olacak. Olan Pekünlü’ye olacak. Pekünlü’den Cumhuriyet yasalarına uymasının hesabı sorulmuş olacak. Türban yasağından dolayı üniversitelere başı açık veya peruk ile girmek zorunda kalan öğrencilerin intikamı alınmış olacak.

Rennan Pekünlü’ye verilen ceza aslında Laik Türkiye Cumhuriyetine verildi. Laikliği savunan Atatürkçülere verildi. Çağdaş eğitimi savunan aydınlara verildi. Daha ne diyeyim?

Tüm emekçi eğitmenlerimizin gününü yürekten kutluyorum. Yarın farklı bir konuda tekrar görüşmek üzere şimdilik esen kalın.24.11.2014

563 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.