AKILSIZ İNSANLAR İKTİDARIN CAN SİMİDİ Mİ?

sait-balci

‘’Açılım süreci ne âlemde ?’’ adlı makalemde, bu sürecinin bitmediğini ve ileriki günlerde tekrar kaldığı yerden aynen devam edeceğini yazmıştım. Öngörümde yanılmamışım. Hatta tahminimde geç bile kalmışım. Basına sızan haberlere göre Baş Müzakereci Abdullah Öcalan ile çoktan temas kurulmuş. Bu girişimlere ister açılım deyin, ister çözüm deyin hiç fark etmez. Çünkü sonuçta hepsi aynı kapıya çıkıyor. Ben açılım süreci diyorum çünkü yapılmakta olan görüşmeler çözümden çok probleme benziyor. Her kim bu açılımın ülkeye barış ortamı sağlayacağını söylüyorsa muhakkak yalan söylüyordur. Ben şu ana dek bölünüp parçalanmak suretiyle bir ülkeye barışın geldiğini ne gördüm ne de tanık oldum. Gördüğüm bir şey var ise o da, bu hayal uğruna binlerce masum insanın yok yere yaşamlarının ellerinden alınması olmuştur. Gerisi de zaten hikâyedir.

Dünya halkları özgürlüklerine emperyalist ülkelere karşı verdikleri mücadele sonunda kavuşmuşlardır. Özgürlüklere kavuşmak öyle sanıldığı gibi dikensiz gül bahçesi de değildir. Emperyalizmin sömürgesi altında yaşayan birçok ulus özgürlüklerine Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek alarak kavuşmuşlardır. Bunu ben demiyorum. Atatürk’ü kendilerine örnek alan ulus devletler söylüyor. Peki, Mustafa Kemal Atatürk’ün torunları olan bizler kimi örnek alıyoruz? Çağdaş uygarlık yolunda hangi ulusları takip ediyoruz? Kendimize örnek aldığımız milletler sömürgeci devletler midir, yoksa insan yaşamına değer veren ulus devletler midir? Mustafa Kemal Atatürk ‘’Yurtta barış, dünya da barış’’ diye boşuna söylememiştir. Zaten Atatürk’ü bu yüzden sevmiyorlar ya.

İşte açılım süreci kaldığı yerden yine başladı. Önceki dönemde görev alan ‘’Akil İnsanlar’’ yeniden sahaya inmeye hazırlanıyorlar. Çalışma dönemi içinde Doğu Anadolu Bölgesi ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi haricinde geri kalan 5 coğrafya bölge ziyaretlerinde yuhalanmışlardı. Kimi zaman salonlarda, kimi zaman da meydanlarda protesto edildiler. Fakat buna rağmen bana mısın demediler. Toplum içine çıkacak yüzleri olmadığı halde sanki halk önderleriymiş gibi millete ve vatana ihanet etmeye devam ettiler. Toplantı salonlarında söylenen İstiklal Marşına bile tahammül edemediler. Toplumdan böylesine soyutlanmış bu kişiliklere maalesef ‘’Akil İnsanlar’’ dediler. Ergenekon ve Balyoz Davalarında hırsızlardan ve tecavüzcülerden ‘’Gizli Tanık ‘’yapmışlardı. Açılım süreci ile ilgili de nerede Atatürk düşmanı varsa hepsini ‘’Akil İnsan’’ yaptılar. Atatürk düşmanı olan bir insan İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkar mı? Kalkmaz tabi. Onların milli değerlere saygı göstermek gibi bir dertleri yok ki. Açılım sürecinin sonunda ne olacağını bile bilmezler. Akademik kariyerleri vardır ama süreci yorumlayabilecek akılları yoktur. Akılları sonradan başına gelenler de hiç utanmadan sıkılmadan ekranların karşına geçip aldatıldıkları itiraf ederler. Çünkü akılları yürütülen sürecin ne getirip ne götüreceğini bilmelerine bile yetmiyor. Ben de bu yüzden bu zavallı insanlara ‘’Akılsız İnsanlar’’ diyorum.

Medyada açılım süreci yeniden tartışılmaya başladığı sıralarda meğerse iktidar partisinin Baş müzakerecisi Öcalan ile çoktan diyaloğa girmiş. Bunun üzerine Abdullah Öcalan da iktidar partisine açılım süreci ile ilgili tanımış olduğu süreden vazgeçmiş. Yeni süreci de birlikte hazırlamaya koyulmuşlar. Ben ne diyeyim şimdi? Allah bu akılsızlara akıl fikir versin diyorum da başka bişey demiyorum. 21.10.2014

SAİT BALCI

615 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title