DERSİMLİ KEMAL’İN BAŞBAKAN’A MEKTUBU

sait-balci

Bizim Dersimli Kemal, yeni muhatabı olan Başbakan Davutoğlu’na oturup bir mektup yazmış. Yazdığı mektupta da bankacılık sorunları adı altında Bank Asya’ya yapılmakta olan müdahalenin yanlışlığına değinmiş. Yazılan mektupta Bank Asya’nın adı geçmiyor ama sözü edilen bankanın adını tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. Banka Asya ile ilgili yazılan bu mektuba Davutoğlu’nun yanıt verip vermeyeceğini bilemem ama Davutoğlu’nun paralel yapı ile mücadele etmesi için Erdoğan tarafından Başbakan yapıldığını not düşeyim. Bank Asya Cemaatin bir bankası olduğuna göre, Davutoğlu’nun bu mektuba nasıl yaklaşacağını verdiği ilk tepkiden az çok sizler de tahmin edebilirsiniz. Dolayısıyla Dersimli Kemal tarafından yazılan bu mektubun asıl muhatabının Erdoğan olduğu için Davutoğlu’nun bu konuda yapabileceği pek bir şey olmadığını şimdiden söyleyebilirim. Eminim sizler de aynı şekilde düşünüyorsunuzdur.

Burada mektupla ilgili anlaşılmayan başka bir durum var. O da Dersimli Kemal’in bu mektubu Davutoğlu’nun dikkate almayacağını bile bile neden yazdığıdır. Eğer Dersimli Kemal, Erdoğan’ın Bank Asya’ya yapmakta olduğu baskıyı Davutoğlu’nu devreye sokarak önlemeyi düşünüyor ise vah Dersimli Kemal’in haline. Yok, eğer bu mektubu Dersimli Kemal’e Cemaat yazdırmış ise bu durum çok daha vahim. Dersimli Kemal’in normal şartlarda iktidar partisinin hukuk dışına çıkan böylesine uygulamalarına Meclis çatısı altında çözüm araması gerekir. Başbakan Davutoğlu’na Bank Asya ile ilgili mektup yazacak birileri varsa, o da kendi milletvekilleridir. Yoksa Davutoğlu Dersimli Kemal mektup yazmış diye hemen konuyla ilgilenecek değil. Davutoğlu, bu konuda Erdoğan ne derse onu yapar. ‘’İnlerine gireceğiz, inlerine’’ diyen Erdoğan’ın da bu konuda takınacağı tavır üç aşağı beş yukarı belli.

Şimdi ben Dersimli Kemal’e, geçmiş dönemde Koç Grubunun bankasına yapılan sistematik incelemeler için Erdoğan’a neden mektup yazmadın da, şimdi Cemaat Grubuna ait bankaya yapılan baskılar için mektup yazdın diye sormak isterim. Eğer Bank Asya’nın diğer bankalardan farklı bir durumu yoksa bu bankayı bu derece sahiplenmenin nedenini sormak isterim. Bank Asya’nın yaşamakta olduğu sorunları diğer bankalar geçmişte ya yaşamışlardır, ya da halen yaşıyorlardır. Bir Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı bu bankalar içinden Bank Asya ile özel olarak ilgilenme lüksüne sahip midir? Eğer siz bugün Bank Asya için Başbakan Davutoğlu’na mektup yazacak kadar yakınlık gösteriyorsanız, yarın da diğer bankalar için aynı duyarlılığı göstermek zorundasınız. Çünkü Ana Muhalefet Partisinin bankalar arasında ayrım yapma lüksü olamaz. Eğer siz bu konuda tarafsızlığınızı kaybederseniz Erdoğan’dan da hiçbir farkınız kalmaz. Seçmen tabakası üzerinde deki inandırıcılığınızı da tümden kaybedersiniz.

Bugün Bank Asya’nın üzerinde yapılmakta olan baskılar Erdoğan ile Cemaat arasında devam eden iç savaşların devamıdır. Biraz önce söylediğim gibi burada bir hukuksuzluk yaşanıyorsa devletin yargı organları vardır. Bankanın sahipleri de haklarını yargı organlarında aramalıdırlar. Yok, eğer buradaki konu tüm bankaları ilgilendiren bir durum ise o zaman da bu sorunun çözümü Mecliste aranmalıdır. Şimdi diyeceksiniz ki, meclis zaten iktidar partisinin çoğunluğu altında değil mi? Oradan bir çözüm çıkar mı? Ben de o zaman Davutoğlu ’da Erdoğan’ın Başbakanı değil mi, derim.

Dersimli Kemal’in Davutoğlu’na yazdığı mektuba tekrar değinmek üzere bir ara vereceğim. Şimdi biraz da gerek bankacılık sektöründe gerekse diğer sektörlerde yaşanan sıkıntıları iktidar partisinin çözmek için herhangi bir adım atıp atmayacağına değineceğim. Eğer iktidar partisi bu tür konularda ‘’Dediğim dedik, çaldığım düdük’’ diyorsa ki genellikle öyle oluyor, o zaman bu tür sorunların çözümünün nasıl olacağına kafa yormak gerek. Meclisin çoğunluğu iktidar partisinin elinde ise, yargı dâhil diğer kurumlarda da iktidar partisinin eline geçmiş ise, yasal yoldan yapacak pek bir şey de kalmamış demektir. Böylesi durumlarda geriye yapacak tek şey kalıyor. O da milletvekili genel seçimlerinde iktidarı AKP’nin elinden almaktır. Yani gelecek yıl yapılacak olan genel seçimleri kazanmaktır. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde başka çözüm de olamaz zaten. Ülkemizde uygulanmakta olan demokrasi de ayrı bir tartışma konusu ama yine de her şeye rağmen seçimi kazanmak için varoşlara gitmek lazım. İktidar partisinin en azından şimdilik, halk ile bütünleşmek için getirmiş olduğu bir yasak yok. Meclis’te görüşülen bazı önemli konular Meclis TV’den yayınlanmayarak halktan kaçırılmıyor mu? Evet kaçırılıyor. Ama halkın içine girerek bu konuları seçmenlere anlatmanız için elinizi tutan da yok. Seçim startını iktidar partisinin vermesini beklemeye de gerek yok. Şimdiden çıkacaksınız meydanlara ve geniş halk kitleleri ile buluşacaksınız. Öyle sağdan soldan siyasetçi transfer etmekle seçim kazanılmaz. Millet, Bekaroğlu Cumhuriyet Halk Partisine gelmiş diye oy vermek için sıraya girmez. Ne yapacaksanız kendi öz benliğinizi ortaya koyarak yapacaksınız. Eylemleriniz ile söylemleriniz birbiri ile örtüşecek. Dolayısıyla da seçmen tabakası size güvenecek. Yoksa seçim günü meydana çıkarak miting yaparak seçim kazanamazsınız. Milletvekili adaylarını merkezi sistemle belirlemek suretiyle de seçim kazanamazsınız. Örgütlerin iradesini bir tarafa atarak da hiç seçim kazanamazsınız.

Şimdi tekrar başladığım yere döneyim. Eğer siz iktidar partisinin uygulamakta olduğu hukuksuzluklara dur demek istiyorsanız, bunu İktidar partisine mektup yazmak suretiyle çözemezsiniz. Eğer iktidar partisi diyaloğa açık bir parti olmuş olsaydı, bugüne kadar birçok sorun çözülmüş olurdu. Ülkemizde de demokrasi rüzgârları esiyor olurdu. O yüzden ülkenin sorunlarına topyekûn ilaç olmak istiyorsanız, bunun yolu da iktidar olmaktan geçer. Uzun lafın kısası, eğer sizde iktidar olacak bir irade de yoksa, ülkenin sorunlarına derman da olamazsınız çare de üretemezsiniz.

Yarın tekrar görüşmek üzere esen kalın.18.09.2014

SAİT BALCI

578 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.