ERDOĞAN’IN IŞİD ÇIKMAZI

sait-balci

Zamanında ABD ve onunla birlikte hareket eden Emperyalist Devletlerle birlikte hareket etmişseniz, bundan böyle de onlara ayak uydurmaya devam edeceksiniz. Çünkü Emperyalist Devletlerin boyunduruğu altına girdikten sonra kolay kolay çıkamazsınız. Onların yörüngesinden çıkarsanız sonunuz eski Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi ve eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin gibi olur. Mısır’da devrik lider Mursi gibi olur. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Baştan, ya ABD ve onun taşeronları ile işbirliğine girmeyeceksiniz, girmişseniz de sonuna dek ABD’nin yanında yer alacaksınız. Çünkü başka çıkar yol yok. Eğer ABD Suriye’de sorunları diplomatik temaslar ile çözeceğim demişse, peki diyeceksiniz. Suriye’ye saldırı düzenlenmesi için uluslararası kamuoyunu yanıltmak için Suriye’den kendinize top atışları yaptırmayacaksınız. Esat kimyasal silah kullanıyor diye IŞİD denen insan azmanı katillere kimyasal silah vermeyeceksiniz. Keza yine Mısır’da ABD’nin desteklediği şimdi Devlet Başkanı olan El Sisi’ Mursi’ye darbe yaptı diye bağırıp çağırmayacaksınız. ABD ne istiyorsa paşa paşa yapıp uslu uslu oturacaksınız. Emperyalizmin oyuncağı olduktan sonra kendi başınıza buyruk olmazsınız. Bir zamanlar size ‘’Dünya lideri’’ gözüyle bakmışlarsa bugün de gelişmesini tamamlayamamış ülkenin zavallı lideri gözüyle bakarlar.

Peki, ABD’nin çıkarlarına yerine bölge ülkelerin çıkarları doğrultusunda politika üretilemez miydi? Böyle bir politika elbette mümkündü. Ancak böyle bir politika için yürek lazım. Tabi ki zamanında ABD’ye boyun eğmemek gerekirdi. Bölge ülkeleri olan Irak, Suriye, İran ve tabi ki Rusya ile güç birliği yapmak lazımdı. ABD’nin çıkarları yerine bölge ülkelerinin çıkarlarını gözetmek lazımdı. Onlarla birlikte politika üretmek gerekirdi. Sonuç itibariyle zamanında, Büyük Ortadoğu Projesinin taşeronluğuna soyunmamak lazımdı. Ancak artık iş işten çoktan geçti. Bölge politikalarını bizim yerimize ABD belirliyor. ABD, IŞİD’i destekle demişse destekleyeceksiniz. Yok, bu sefer ‘’IŞİD’i vuracağız, sınırları kapat’’ demişse sınırları kapatacaksınız. ABD, IŞİD’e karşı bölge ülkeleri ile koordinasyon yapın demişse de tıpış tıpış IŞİD’e karşı önlem almak için çaba sarf edeceksiniz. Lafı eveleyip gevelemenin de hiç âlemi yok. ABD bal gibi IŞİD’e karşı bölge ülkeleri ile birlikte mücadele edeceksiniz dedi. IŞİD’in elinde 49 tane Musul çalışanımız rehin alınmış, onların can güvenliği için düzenlenecek operasyonlara biz katılmayalım deme şansınız da yok. Onlar terörist değil IŞİD unsurları’ ’da diyemezsiniz. İsteseniz de istemeseniz de bir zamanlar Suriye’de Esat rejimini yıkmak için beraber hareket ettiğiniz IŞİD ile yollarınızı ayırmak zorundasınız. Eski dost şimdi terörist olmuştur. Siz de şimdi yeni verilen görevi yapmak zorundasınız. Baştan da dedim ya ‘’ABD’ye elini veren kolunu kaptırır’’

Peki, ABD sadece IŞİD adlı terörist grupları karşı mı operasyon yapıyor? Ebetteki hayır. ABD bir taraftan kullanma miadını doldurmak üzere olan IŞİD’e karşı operasyon yapıyor, diğer taraftan da peşmergeleri destekliyor. Kuzey Irak Kürt Yönetimine silah ve mühimmat yardımı yapıyor. Almanya bile silah yardımını Merkezi Irak Hükümeti yerine peşmergelere yapmasının herhalde derin bir anlamı olsa gerek. Anlayacağınız ‘’Bir taşla iki kuş’’ yani. İlk bakışta sanırsınız ki ABD bölge ülkelerini IŞİD adlı terörist gruptan koruyor. Hâlbuki işin aslı hiç de öyle değil. Evet, ABD görünürde IŞİD’e karşı tüm Irak halkını koruyor gibi yapıyor ama asıl koruduğu Kuzey Irak Kürt Yönetimidir. Dikkat etmişseniz IŞİD ne zaman Peşmergelere saldırı düzenlemişse ABD o zaman harekete geçti. Yoksa IŞİD, Suriye’de ve Irak’ta savunmasız halkı katlederken hiç sesini çıkarmıyordu. Suriye askerleri katledilirken hiç sesini çıkarmıyordu. Merkezi Irak askerleri katledilirken sesini çıkarmıyordu. Ancak IŞİD ne zaman petrol bölgelerine ve Kuzey Irak Kürt Yönetiminin elinde bulanan bölgelere saldırı düzenlemişse ABD o zaman devreye girdi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’de ne zaman bölgeye gelirse ilk durağı hiçbir zaman Merkezi Irak Hükümeti olmadı. Her zaman ilk ziyaret Barzani’ye yapılmıştır. Peki neden Barzani? ABD elbette Barzani’yi konukseverliği için ziyaret etmiyor. ABD Barzani’yi Kuzey Irak’ta bulunan zengin petrol yatakları için ziyaret ediyor. Kuzey Irak Kürt Yönetimini, merkezi Irak hükümetinden ayırarak yer altı ve yerüstü zengin maden yataklarına el koymak için destekliyor. Hem Barzani’ye bağımsızlık sunuyor, hem de Irak’tan bağımsız hale gelecek olan Kuzey Irak Kürt Yönetmeni’nin varlıklarına el koyuyor.

Peki, bu yaşanan gelişmelerden bize ne diyebilecek halimiz var mı? Geldiğimiz noktada ülkemiz bu politikaların dışında kalması mümkün mü? Obama’nın Erdoğan’a verdiği yeni görevden, Irak ve Suriye bataklığının tam içinde olduğumuz gayet iyi anlaşılıyor. ABD sınırları kapat derse kapatacağız, aç derse açacağız. Aç, kapa artema yani. IŞİD’e silah ve mühimmat yardımı yap derse yapacağız, yok bu sefer IŞİD’i vur derse vuracağız. Erdoğan’ın başka bir planı da kalmadığına göre istesek de istemesek de bu iş böyle. Artık bölgede Davutoğlu ile Erdoğan’ın borusu ötmüyor. Bölge tamamen küresel güçlerin eline geçmiş durumda. ABD bir zamanlar nasıl El Kaide’yi bölgesel çıkarları için kullanmışsa bugün de IŞİD’i kullanıyor. IŞİD belki ABD’ye El Kaide’den daha fazla pahalıya mal olacak gibi görünüyor ama önemli olan her zaman ABD’nin çıkarlarıdır. 10.09.2014

SAİT BALCI

510 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.