IŞİD UNSURLARINI DA VURURLAR

sait-balci

Değerli okurlar, normal şartlarda Cumartesi ve Pazar günleri yazmıyorum. Çünkü bugünlerde zamanımı kendime ve aileme ayırıyorum. Çok önemli bir gündem olmadığı müddetçe de yazmıyorum. Ancak dün Irak’ta önemli gelişmeler yaşandı. ABD bugüne kadar desteklemiş olduğu IŞİD’i ağır silahları ile birlikte havadan vurdu. Daha doğrusu bizim de vermiş olduğumuz silahları vurdu. Daha da doğrusu kendi silahlarını yani NATO’nun silahlarını vurdu. Vurmak zorunda kaldı. Peki neden? Açıklayayım. ABD hiç bir zaman IŞİD’e Kuzey Irak Kürt Bölgesine saldır demedi de ondan. ABD, IŞİD’e Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Suriye’de Beşar Esat’ın devrilmesi ile ilgili görev vermişti. Ancak bu görevi ne Özgür Suriye Ordusu başarabildi, ne de IŞİD denen terör örgütü. Hatta IŞİD Esat’ı devirmekten çok kendini bu bölgede güçlendirmeye çalıştı. Ülkemiz üzerinden silahlandılar. Suudi Arabistan ve Katar’dan da maddi yardım aldılar. Dolayısıyla IŞİD, ABD’nin çizgisinden çıkarak kendi başına buyruk olmaya başladı. Tıpkı El Kaide adlı terör örgütü gibi. Esat’la savaşmaktan çok masum ve savunmasız Suriye vatandaşlarını akıl almaz işkence taktikleri ile öldürmeye başladılar. Bu durum uluslararası toplumun tepkisini çekmesine rağmen Başbakan Erdoğan bu teröristleri desteklemeye devam etti. Tırlar dolusu silah yardımları yaptı. Yaralanan teröristleri hastanelerimizde tedavi etti. Yani Başbakan hiçbir zaman terörist olarak görmediği İŞİD için elinden gelen yardımı hiç esirgemedi. IŞİD Suriye’de katliam yaptıkça Başbakan da destekledi.

Suriye’nin talan edilmesine başta Rusya, Çin ve İran karşı koyunca evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Esat’ın kimyasal silah kullandığına dair hiç bir kanıt bulunamadı. Dolayısıyla Esat, elinde bulunan kimyasal silahları Birleşmiş Milletler Örgütünün gözetimi altında eritme sözü vermesiyle birlikte ABD ve onunla birlikte hareket eden küresel güçler bölge üzerinden geçici olarak çekildiler. Ancak Esat’a karşı mücadele eden IŞİD, El Kaide, El Nusra Cephesi teröristleri uzun bir süre daha Suriye’de Esat’a karşı savaşmaya devam ettiler. Suudi Arabistan ve Katar’dan da yardım aldılar. Başbakan Erdoğan’dan da yardım almalarına rağmen Beşar Esat’ı iktidardan indiremediler. Bunun üzerine IŞİD, katliamlarına Suriye’ den sonra Irak’ta devam ettirdi. Irak Ordusuna ait askerleri hedef aldı. Irak Ordusunun çekildiği bölgeleri ellerine geçirdiler. Kerkük savunmasız kalınca bu bölgeyi de suya ve sabuna dokunmadan Kuzey Irak Kürt Yönetimi ele geçirdi. ABD açısından her şey buraya kadar da normaldi. Şiilerin ve Türkmenlerin katledilmesine ses çıkarmayan ABD, ne zaman tehlikenin Kürt bölgelerine yoğunlaşmış ise işte o zaman yaklaşmakta olan tehlikeyi fark etti. ABD, İlk evvel önceden vermiş olduğu silahları gözden geçirdi ve sonrasında da dün öğle saatlerinde İŞİD adlı terör örgütünün ağır silahlarına bombaları yağdırdı. Eğer IŞİD, Kuzey Irak Kürt Yönetiminin elinde bulunan yerleşim alanlarını tehdit etmemiş olsaydı ABD’nin daha hareket ettiği filan da yoktu. Barzani aradı ve Obama da bombaları yağdırdı. İşin aslı da faslı da budur.

Peki, İŞİD’in bombalanmasını bizimkiler nasıl karşıladılar. Hani IŞİD’ı hasım olarak görmüyorlar ya o yüzden. Musul Konsolosluk çalışanlarını da ‘’hasım değiliz ‘’diyerek teslim olmalarını istemişlerdi ya o yüzden. IŞİD o gündür bu gündür Konsolosluk çalışanları da serbest bırakmadılar. Başbakan’ın hemen hemen her gün IŞİD teröristlerine yalvarmasına rağmen bırakmadılar. Ancak Başbakan ‘’Konsolosluk çalışanlarımıza iyi davransınlar diye tepki de gösteremedi. Hatta Başbakan bütün Dünya Ülkelerinin IŞİD’ın yapmış olduğu katliamları kınamasına rağmen IŞİD’de terörist örgüt bile diyemedi. IŞİD’in bombalanmasından sonra dün itibariyle bizimkilere sessizlik hâkimdi. Başbakan ancak’ ’Bizim bölgede hassasiyetlerimiz var, ama ABD’nin yok’ ’diyebildi. Bu arada ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de IŞİD’e yapılan operasyondan sonra Ahmet Davutoğlu’na bilgi vermiş. Hey gidi günler hey. Bir zamanlar Ortadoğu da bizim haberimiz olmadan yaprak bile kıpırdamazdı. Şimdi ise geldiğimiz günlere bakar mısınız? Şimdi bırakın yaprak kımıldamasını, ABD burnumuzun dibinde IŞİD’i vuruyor haberimiz bile yok. Kerry bilgi vermemiş olsa hiç haberimiz olmayacak. Bölge liderliği dediğiniz şey böyle bir şey işte, ne yapacaksınız.

Bakalım bugün neler olacak. ABD, IŞİD’i bombalamaya devam edecek mi? Yoksa IŞİD bu bombalara karşı herhangi bir karşılık mı verecek? Bu arada IŞİD’in ülkemiz içinde bir tehdit olduğunu da aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Zira başta İstanbul olmak üzere birçok ilimizde IŞİD adlı terör örgütünün militanları cirit atıyor. Bu arada Konsolosluk çalışanlarımızın durumu da daha ciddi hale geldi. Umarım ABD kendi yaratmış olduğu canavarı en kısa zamanda etkisiz hale getirir. Yoksa yaralanmış bir IŞİD bölgede daha tehlikeli bir konuma gelir. 09.08.2014

SAİT BALCI

596 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.