SEÇİM SÜRECİNİN SONUNA YAKLAŞIRKEN

sait-balci

Cumhuriyet Halk Partisi son yılların en başarısız ve beceriksiz Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu hakkında 11 Haziran günü Musul Başkonsolosluğundan 49 vatandaşımızı IŞİD teröristleri tarafından esir alınması ile ilgili soru önergesi verdi. Verilen soru önergesini yerinde buluyorum. Hatta geç bile kalındı. Fakat yine de geç de olsa verilmesini anlamlı buluyorum. Zira iktidar partisi bugüne kadar esir alınan vatandaşlarımızla ilgili ne bir sağlıklı bilgilendirme yaptı, ne de konsolosluk çalışanlarını kurtaracak bir hamle yaptı. Yaptıkları tek iş ise, IŞİD teröristlerine yalvarmak oldu. Başbakan, IŞİD’in konsolosluk binasını bastıkları sırada da bir irade gösterememişti, şimdi de gösteremiyor. Konsolosluk çalışanlarının sağlıklıları hakkında da yeterli bir bilgi yok. Bu konuda işimiz Allaha kalmış durumda. Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu soru önergesi büyük bir ihtimalle İktidar partisi tarafından gündeme alınması bile kabul edilmeyecek ama söz konusu önergeye diğer muhalefet partileri de destek verirlerse kamuoyu üzerinde derin bir etki bırakacağını sanıyorum.

Konsolosluk çalışanlarının esir alınması ile ilgili diğer bir senaryo ise Başbakan’ın yine bir kahramanlığa soyunmasından kaynaklanıyor. Başbakan geçmişte Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’na ‘’Van minute’’ çıkışıyla seçmen kitlesi üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Başbakan şu ana kadar da buna benzer bir kahramanlık yapmadı, yapamadı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir süre kala yani bugünlerde Başbakan’ın bir kahramanlık yapması yüksek bir olasılık. Bunun içinde Konsolosluk çalışanlarının serbest bırakılması da var, İsrail ile Hamas arasında yapılacak arabuluculuk ile geçici de olsa bir süreliğine ateşkes anlaşmasına varması da var. Bu iki hamle seçmen kitlesi üzerinde Başbakan’a Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde olumlu bir izlenim bırakmasına neden olacak. Fakat olası bu hamleler Cumhurbaşkanlığı seçim çalışmaları nezdinde hiç de adil olmaz. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasına rağmen halen daha Başbakan olarak görevini sürdürmesi de adil değil. Başbakanlıktan istifa etmeden Cumhurbaşkanlığı seçim süresi boyunca Başbakan olarak göreve devam etmenin yasal yönden de bir sakıncası yok, ancak diğer adaylar ile aynı koşullarda yarışabilmek için Başbakan’ın istifa etmemesi hiç de etik değil.

Cemaat yanlısı polislere yönelik yapılan ikinci operasyon da bir seçim çalışması niteliğinde. Başbakan kamuoyu nezdinde her ne kadar 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonunun önünü kapatmış olsa da yine de halen Cemaatten çekindiği belli oluyor. Başbakan bunun için Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Cemaate yeni hamle fırsatı vermemek için bu ikinci operasyon dalgasını başlattı. Şüpheli gördükleri polisleri, tıpkı bu işin uzmanı olan Cemaat gibi takip etmeye ve dinlemeye aldı. Dolayısıyla da şimdi onlara operasyon düzenliyor. Yani inlerine giriyor. İşin özü de sözü de bundan ibaret. 06.08.2014

SAİT BALCI

444 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.