20 ÇIKMADI, 56 ÇIKAR MI?

sait-balci
‘’Terörün sona erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi’’ adı altında iktidar partisi tarafından bir yasa teklifi hazırlanmıştı. Söz konusu bu yasa teklifine Milliyetçi Hareket Partisi tepki göstermiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde ret oyu kullanmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise söz konusu yasayı engellemeyeceklerini söyleyerek bu kanunun Mecliste kabul edilmesine olanak sağlamıştı. Kılıçdaroğlu, bu yasaya Cumhuriyet Halk Partisinin ulusalcı Milletvekillerinin itirazlarını da dikkate almamıştı. Sonuçta ‘’Bölünme Yasası’’ da denilen bu paket Mecliste kabul edilmesinden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da imzalanmıştı. Şimdi bu yasanın Anayasa Mahkemesine götürülmesi durumunda iptal olma olasılığı var. Ancak Anayasa Mahkemesine başvuru yapılıp yapılmayacağı belli değil. Milliyetçi Hareket Partisi’nin sayısı yetmiyor. HDP’yi zaten hiç hesaba katmıyorum. Zira iktidar partisi de kendi çıkarmış olduğu yasaya itiraz etmeyeceğine göre yine kala kala Cumhuriyet Halk Partisi kalıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da imzalanan bu yasanın temel amacı, çözüm süreci kapsamında sosyo ekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlara bağlantılı konularda atılabilecek adımları içeriyor. Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumların temini için gerekli tedbirlerin alınmasını kapsıyor. Bu anlamda da PKK’ ya yardım ve yataklık edenlere ve aynı zamanda müzakere çalışmalarına katılanların hukuki ve idari bir cezaya maruz kalmaları bu yasa ile önlenmiş oluyor.

Peki, PKK silahları bırakıyor mu? Bu kanun kapsamında eve dönüşleri onaylıyor mu? Elbette hayır. Bu kanun Mecliste görüşülmeye başlandığı zaman KCK Eş Başkanı Cemil Bayık ‘’Kürtler, meşru savunma gücünü koruyacak, hatta daha fazla güçlendirecektir. Dolayısıyla Kürtler ve Kürdistan Halkı özgür ve demokratik yaşama kavuşmadan kim gerillanın direnişten vazgeçeceğini ve silah bırakacağını sanıyorsa o hayal görüyordur’’ diyor. Peki, Cemil Bayık bu sözleri kime söylüyor? İlk başta iktidar partisinin Genel Başkanı olan Başbakan Erdoğan’a, ikinci olarak Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na söylüyor. Cemil Bayık özetle ‘’siz ne yaparsanız yapın, biz silahları bırakmayacağız’’ diyor. ‘’Hatta daha da güçleneceğiz’’ diyor. Yani Cemil Bayık devlete meydan okuyor fakat Başbakan ile Ana Muhalefet partisi Genel Başkanı, hayal görüyor. Buradan Başbakan’ı bir nebze de olsa anlayabiliyorum. Çünkü Başbakan bugüne kadar bu süreçle ilgili PKK’nın hiç bir zaman silah bırakmayacağını bile bile müzakere etti. PKK’ya Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında tavizler verdi. PKK’nın gerçek niyetini bile bile bu süreçleri yürüttü. Yani Başbakan bile bile vatana ihanet etti. Bundan böyle de ihanet etmeye devam edecek. Çünkü Başbakan’ın kendisi de bu planların bir parçası. Bu yüzden bu planları topluma sindire sindire yürütüyor. Toplumun gazını alarak yapıyor.

Peki, bu yasanın Meclisten geçmesine ses çıkarmayan Kılıçdaroğlu’na ne demeli? Kılıçdaroğlu Cemil Bayık’ın ‘’silahları bırakacağımızı sanıyorlarsa hayal görüyorlar’’ sözünden de hiç bir şey anlamıyor mu? PKK’nın gerçek niyetini bilmiyor mu? Verilen tavizlerin PKK’yı daha da şımartacağını göremiyor mu? Başbakan’ın kendisini de devlete karşı ihanet etmeye ortak ettiğinin farkında değil mi? Eğer Kılıçdaroğlu bir yanılgı içinde, bu hamleleri yapıyorsa vah Kılıçdaroğlu’nun haline. Yok, eğer Kılıçdaroğlu bilerek bu hamleleri yapıyorsa durum oldukça vahim demektir. Kılıçdaroğlu’da Büyük Ortadoğu Projesine ortak olmuş demektir.

Her şeye rağmen yine de henüz iş işten geçmiş değil. Meclisten çıkan bölünme paketinin Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanmış olmasına rağmen, halen yoldan geri dönme fırsatı vardır. ‘’Zararın neresinden dönülse kardır’’ mantığı halen geçerliliğini korumaktadır. Yapılan yanlıştan dönme fırsatı daha henüz kaçmamıştır, ancak bunun için Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Anayasa Mahkemesine dava açmak gerekiyor. Bunun için de bir irade lazım. Ancak böyle bir irade Kemal Kılıçdaroğlu’nda yok. Böyle bir iradenin Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekillerinde olup olmadığını ise önümüzdeki günlerde göreceğiz. Cumhurbaşkanlığı adaylığında Emine Ülker Tarhan için 20 imzayı bulamayan Milletvekillerin şimdi bu yasanın iptali için 56 imzayı bulabilecekler mi göreceğiz. 24.07.2014

SAİT BALCI

574 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title