BALYOZ’UN ALTINDA KALDILAR

sait-balci
Bir kaç gündür Balyoz Davasını yazmak istiyordum ancak Ekmeleddin İhsanoğlu yüzünden yazamamıştım. Nihayet bugünden itibaren birkaç günlüğüne de olsa Ekmeleddin olayına ara verdim. Dolayısıyla bugün Balyoz Davasını yazma fırsatını böylece yakalamış oldum. Hani bir şarkı vardır ‘’Bu şarkı burada bitmez’’ diye. Benimki de o hesap işte. Dediğim gibi bir kaç gün sonra tekrar Ekmeleddin’e döneceğim. Yoksa Ekmeleddin’i yazmamak ona haksızlık olur düşüncesindeyim.

Türk Ordusunun emekli ve muvazzaf komutanları nihayet geçenlerde Balyoz Davasından tahliye olarak mutlu sona ulaştılar. Onlar adına ne kadar mutlu olduğumu satırlara aktarmam mümkün değil. Bu sevinci anlatmak da mümkün değil. İnsanın durduk yerde böylesine haince komplolarla zindanlara atılması kadar kötü bir şey olmasa gerek. Sanıyorum bu tahliyelerden sonra Türk halkı gerçekleri bir parça da olsa anlamıştır. Balyoz Davası ile asıl amacın emekli ve muvazzaf askerlerin tutuklanması değildi elbet. Asıl amaç Suriye’de ve Irak’ta Büyük Ortadoğu Projesi adına düzenlenen operasyonlarda Türk Ordusunu saf dışı etmekti. Bu plan bir nebze de olsa başarıyla uygulandı. ABD ve onunla birlikte hareket eden emperyalist güçler Türk Ordusunun karşısında hiç bir varlık gösteremeyeceklerini çok iyi biliyorlardı. Dinamik bir Türk Ordusu baskı altında tutmak ta mümkün değildi. Bu yüzden çözümü baştan planladılar. İlk etapta ülkenin çeşitli arazilerine silahları gömdüler. Sonra tören eşliğinde gömdükleri silahları şıp diye buluverdiler. Dikkat etmişseniz silahların araziden çıkartılması esnasında sadece TRT kameraları görüntü almıştı. Madem arazilerden çıkartılan silahlar darbecilere aitti, peki o zaman neden diğer yayın kuruluşlarına görüntü için çekim izni vermediler? Neden sadece TRT görüntü aldı? Yoksa bu aramaların yayın hakkını TRT mi satın almıştı? Ebetteki hayır. Buradaki tek amaç silahların kazı esnasında çıkartılırken kendilerinin gömdüklerinin anlaşılmasını istemiyorlardı. Peki, şimdi bu yalanlara ne oldu? Darbe yapacaklardı diye ortalığı arbedeye verenler şimdi neredeler?

Bu darbe planları ile Türk Ordusunu esir almak bizimkilerin harcı değildi tabi ki. Bizimkilere sadece yardım gerekiyordu ve bu yardımlar organize bir şekilde yapıldı. Bu esnada neler yapılmadı ki. Elektronik postalarla ihbar mektupları mı ararsınız? Taraf adındaki gazete ile darbe günlüklerinin yayınlanmasını mı ararsınız? Televizyon ekranlarında bu darbe planlarını sanki gerçekmiş gibi savunacak özel yetkili gazeteciler mi arasınız? El koyulan bilgisayarların hard disklerine önceden virüs yoluyla sözde darbe planlarını elektronik posta yoluyla gönderilmesini mi arasınız? Balyoz Davasında ne kadar sahte deliller varsa hepsini de sanki gerçekmiş gibi dava dosyalarına eklediler Tecavüzcülerden, hırsızlardan gizli tanık bile yaptılar. Peki, şimdi ne oldu? Madem klasörler dolusu kanıtlar vardı. O halde bu kanıtlar neden ispatlanamadı? Balyoz Davasından yargılananların yüzüne senin suçun budur denilebildi mi? Davaların görüldüğü günlerde gerçek tanıklar dinlendi mi? Hayır. Çünkü iddianame baştan sona yalan dolandı da o yüzden. Hepsi de bir proje uğruna düzenlenmiş tiyatro oyunuydu da o yüzden.

Gerçekler hiç bir zaman sonsuza dek maalesef saklanamıyor. İsteseniz de istemeseniz de bir gün saklandıkları yerden meydana çıkıveriyorlar. Bu durumun önüne geçmeniz de mümkün olmuyor. İşin içinde komplo varsa maalesef bir şekilde elde patlıyor. Ben bu davalardan tahliye olan tüm emekli ve muvazzaf komutanlarımıza geçmiş olsun diyorum. Tutuklu bulundukları süre içinde sağa sola yalpalamadan dik ve onurlu bir duruş sergiledikleri için kendi adıma hepsini kutluyorum.25.06.2014

SAİT BALCI

634 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.