MİLLET SOMA ACISININ DERDİNDE, BAŞBAKAN İSE OYLARIN

Başbakan, Soma Maden faciasını halka unutturmak için elinden geleni yapıyor ama bu sefer başaramıyor. Katıldığı toplantılarda gündemi değiştirmeye çalışıyor, ama yine olmuyor. Ne yapsa, ne etse maden kazasındaki ihmallerin sonucu 301 maden işçisinin ölümünü gündemden düşüremiyor. Hani bu maden kazasında ihmalleri olmamış olsa çoktan rahatlayacaktı. O zaman belki de bu maden kazasının sorumluluğunu muhalefete yükleyecekti. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının ihmalleri gün gibi ortada. Kazanın meydana geldiği maden ocağında yaşam odasının faaliyette olmamasının ise savunulacak hiçbir tarafı yok. Gün geçtikçe yeni ihmallerin olduğu da ortaya çıkmaya başladı. Örneğin madencilere verilen gaz maskeleri 1993 yılından kalma olduğu ortaya çıktı. Maden ocağında ortaya çıkan gaz sızıntısına zamanında gerekli müdahalenin yapılmadığı ortaya çıktı. Yani neresinden bakarsanız bakın, Soma maden ocağında hiçbir güvenlik tedbirinin alınmadığı anlaşılıyor. Bu maden ocağında dün patlama olmamış olsaydı bile, gerekli önlemler alınmadığı için yarın öbür gün yine bu patlama olacaktı.

Son günlerde Başbakan’ın en çok sinirlendiği konulardan birisi de işte bu maden ocağında meydana gelen kazadır. Aslında Başbakan 301 maden işçisinin ölümüne neden olan bu kazaya üzülmüyor. Başbakan asıl bu maden kazasının ülkenin gündemini oturduğu için üzülüyor. Bu maden kazasına neden olan ihmalleri, devlet olarak gideremediği ortaya çıktığı için üzülüyor. Suçüstü yakalandığı için üzülüyor. Soma’da halkın verdiği haklı tepkiye üzülüyor. Eleştirilmesine üzülüyor. Eğer maden kazasında hayatlarını kaybeden işçiler için üzülmüş olsaydı Soma Belediyesinde basına verdiği demeçte ‘’Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var.’’ demezdi. Maden kazasında ölen 301 işçi için gerçekten üzülmüş olsaydı, iki damla gözyaşı dökerdi. En azından Mısır’da yaşamını yitiren Esma’ya üzüldüğünün binde biri kadar bu maden işçileri içinde üzülürdü. Ama onun literatüründe ölen maden işçiler için üzülmek yok ki. Değil 301 maden işçisi, 1000 maden işçisi ölmüş olsa yine Esma’nın ölümüne üzüldüğü kadar maden işçileri için üzülmezdi.

Dün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Genel Kurul Toplantısı vardı. Doğal olarak Başbakan bu toplantıya da davetli idi. Toplantı da Kılıçdaroğlu’da vardı. Başbakan ve Kılıçdaroğlu bu toplantıda birer konuşma yaptılar. Başbakan halen daha sakinleşememiş olacak ki konuşmasının hemen hemen tamamını Kılıçdaroğluna ayırdı. Adeta Kılıçdaroğlu’nu azarladı. Protokolü yine alt üst etti. Konuşma sonrası yerine de oturmayarak salondan da çıkıp gitti. Belli ki yapmış olduğu konuşmaya Kılıçdaroğlu’nun vereceği yanıtları dinlemek istemedi. Bu yüzden de mız mız çocuklar gibi salonu terk edip gitti. Böylelikle Devlet protokolü de yine alt üst oldu. Bereket ki bu toplantıda da Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünün kutlandığı toplantıda yaptığı gibi beraberinde oturanları kendisi ile birlikte salonu terk etmeye zorlamadı.

Başbakan Soma faciasının yaralarını sarmış gibi şimdi de Cumhurbaşkanlığı seçimi için Almanya’daki oyların peşine düştü. Yani kendi derdinin peşine düştü. Millet Soma’da ölen madenciler için açı çekiyor ama Başbakan Cumhurbaşkanlığı seçimini düşünüyor. Allah’ınızı severseniz olacak iş mi bu? Başbakan’ı ülkenin en büyük facialarından biri olan Soma maden kazasına gösterdiği ilgi ve alaka için tebrik ediyorum. Eğer seçilirse her zamanki gibi bunun da adı maalesef milli irade olacak. Daha ne söyleyeyim? 23.05.2014

SAİT BALCI

412 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.