19 MAYIS’I UĞURLARKEN, BASININ İÇLER ACISI DURUMU

sait-balci
Salı günkü yazımda, dün yayınlanan gazetelerin manşetlerine değineceğimi yazmıştım. Çünkü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramına dünkü gazetelerin verdiği önemi görmek istiyordum. Aslında üç aşağı beş yukarı hangi gazetelerin ne kadar yer vereceğini tahmin ediyordum ancak yine de gözlerimle görmek istedim. Hani sizlerin de bu ayrıntıları bilmenizi istedim. Kim bilir gün olur bu küçük ayrıntılar bir gün lazım olur. Hani belki bugünlerde sesini çıkartmayan gazeteler yarından sonra demokrasi kahramanlığına soyunurlar. Bir bakarsınız Atatürk’ü savunanların içinde en öne geçerler. Sizden bizden daha fazla Atatürkçü oluverirler. Sanki bugünlerde Atatürk’ü sahiplenmişler gibi. İşte ben bu yüzden bu ayrıntılara elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Yarından sonra memleketi AKP İktidarından kurtardığımız zaman bu dönekler bizden çok Atatürkçü kesilecekler biliyorum. İşte o zaman bugünlerde Atatürk’ü ne kadar sahiplendiklerini yüzlerine çarpacağım. Milli Bayramlarımıza ne kadar sahip çıktıklarını bugünlerde atıkları gazete başlıklarından göstereceğim.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Törenlerine Hürriyet, HaberTürk, Vatan, Cumhuriyet, Star, Ortadoğu, Sözcü, Aydınlık ve Yurt Gazeteleri baş sayfalarında yer vermişler. Sabah, Milliyet, Posta, Zaman, Taraf, Radikal, Türkiye, Akşam, Bugün, Takvim, Birgün, Evrensel, Özgür Gündem, Milli Gazete, Güneş, Yeni Şafak, Yeni Akit, Yeni Asya, Milat, Sol ve Dünya Gazeteleri ise her zaman olduğu gibi yine Atatürk’ü görmemeye devam etmişler. Türk Milletinin bağımsızlık ateşinin yandığı bayramı pas geçmeyi adet edinmişler. Bu gazetelerin içinden Sabah, Zaman ve Taraf gibi Gazeteleri anlamak mümkün, ancak Milliyet Gazetesine ne oluyor peki? Radikal Gazetesi ise ondan daha uçarı görünüyor. Diğerlerini ise pek ukalaya bile almıyorum. Sanki sırf Atatürk düşmanlığı için basılıyorlar. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs günü acaba Samsun’a ayak basarak milli mücadeleyi başlatmamış olsaydı bugün sömürge altında olmaları çok mu hoşlarına gidecekti? Medeni ülkeler siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını elde ederlerken acaba bizim emperyalizmin kölesi olarak yaşamamız hangi egolarını tatmin edecekti? Yoksa bunlar sömürge altında yaşayan milletleri mi kendilerine örnek alıyorlar?

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, ‘Geçmişini bilmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdurlar’’ demiş. Hiç kuşkusuz Atatürk bu sözü boşuna söylememiş. Bu söz, Türk Milletine söylendiği gibi aynı zamanda mazlum milletlere de söylenmiştir. Bir millet ne kadar uluslaşırsa o kadar var olmaya devam eder. Uluslaşamayan toplumlar ise Atatürk’ün dediği gibi yok olmaya mahkûmdurlar. Çünkü kapitalizmin genel felsefesi, güçlünün zayıfı yenmesine bağlıdır. Emperyalizm de bu doğrultuda gelişir ve büyür. Bu tehlikeyi zamanında fark eden uluslar ayakta kalmaya devam ederler. Ancak emperyalizmin kucağına düşmüş milletler çırpına çırpına yok olup giderler.21.05.2014

SAİT BALCI

446 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.