19 MAYIS VE SOMA MADEN KAZASI

sait-balci
Dün, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının 76.yılını çelenk koyma töreni ile ve buruk bir şekilde kutladık. Siyasi iktidar tarafından her yıl türlü bahanelerle iptal edilmeye çalışılan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları, bu kez de Soma’da maden kazasında kaybettiğimiz 301 işçinin ölümü bahane edilerek iptal edildi. Yurt çapında Atatürk anıtlarına çelenkler konuldu. Anıtkabir’deki düzenlenen çelenk koyma törenine ise devletimizin çok önemli temsilcileri katılmadılar. Hani maden kazasından dolayı kutlama törenlerinin kaldırılmasını bir nebze de olsa anlamak mümkün ama Anıtkabir’de düzenlenen çelenk koyma törenine katılmamalarını anlamak ise hiç mümkün değil. Baştan da söylediğim gibi Ulusal Bayramlarımızın kutlamalarını kaldırmak için her hâlükârda fırsat kolluyorlar. Bu kez de Soma’da meydana gelen maden kazasını bahane ettiler. Soma elbette tüm ulusça hepimizin ortak acısıdır. Bu acıya duymamak, hissetmemek, paylaşmamak mümkün değil. Ancak ulusça içimizde hissettiğimiz bu acı, Anıtkabir’e çelenk koyma törenine katılmamak için bahane değil. Hani madem Soma acısından dolayı Anıtkabir’e gitmedilerse peki o zaman bu acı günümüzde düğüne katılmak da ne demek oluyor? Soma acısını içinde hisseden insan düğüne gider mi? Yoksa düğün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramından daha mı önemli?

Soma maden kazasında yaşamlarını yitiren 301 işçimiz için yüreğimiz yanıyor. Söz konusu kazada maden işletmecisinin işyerine bağlı olarak çalışan iş güvenliği uzmanlarının uyarılarını dikkate almadığı anlaşılıyor. Yaşam odasının iptal edildiği ortaya çıktı. Bahane olarak da yenisinin yapılacağı söyleniyor. Yani madencilerin yaşam garantisi olan ‘’yaşam odası’’ olmadan çalıştırılmaya devam ettirildiği ortaya çıktı. Yaşam odasının faal olmadığı bir maden ocağına hangi iş güvenlik uzmanları müsaade edebilir? İşyerine bağlı olarak çalışan iş güvenliği uzmanları görmezden gelebilir. Çünkü maaşlarını bu maden işletmecisinden alıyorlar ya o yüzden. Ancak maaşlarını maden işletmecisinden almaları bu iş güvenliği uzmanlarını aklamaz. Eğer maden işletmecisi iş güvenliği tedbirlerini almadan işçi çalıştırmaya devam etmişse bu durumu Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanlığına bildirmeleri gerekirdi. Eğer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın müfettişleri söz konusu durumdan haberdar olmalarına rağmen maden işletmecisine gerekli yaptırımlarda bulunmamışlarsa sorumluluk tamamen devlete ait demektir. 301 maden işçisinin yaşamlarını yitirmesine devlet neden olmuş demektir. Yapılan araştırmalar asıl sorumluluğun bu maden kazasında işverene gerekli yaptırımları uygulamayan siyasi iktidarda olduğunu gösteriyor.

Siyasi iktidarın seçim malzemesi olarak dağıttığı kömürü, Soma Holdingden sağlandığı basında yer aldı. Bu konu ile ilgili iktidar çevrelerinden de herhangi bir yalanlama da gelmedi. Böylelikle siyasi iktidar partisinin maden işletmesine gerekli yaptırımları uygulamadığı, hatta bu duruma göz yumduğu gün gibi ortaya çıktı. Bu durumda maden kazasının sorumluları siyasi iktidar ile birlikte maden işletmecisi olduğu belli oldu. Şimdi bu durum gün gibi ortada iken Soma maden işletmesinin kapatılması gerekmez mi? Soma Maden işletmeciliğinin iş güvenliği tedbirlerine, bedava kömür için göz yuman Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in istifa etmesi gerekmez mi? Etmezler. Çünkü bizim literatürde iş kazası denilen bir olay vardır ama istifa denen bir olay yoktur.

Öte yandan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile ilgili dünkü gazetelerin manşetlerine şöyle bir göz attım. Tabi ki karşılaştığım manzaranın geçen yıldan herhangi bir fakının olmadığını gördüm. Daha aksine 19 Mayıs’a gazetelerinin ön sayfalarında yer veren gazetelerin bu yılki manşetlerini daha da küçülttüklerine tanık oldum. Atatürk’ün nesi zorlarına gidiyorsa 19 Mayıs kutlamalarını görmemek için ellerinden geleni arkalarına koymamışlar. Tabi bu yıl Soma maden kazasından dolayı kutlamaların iptal edilmesi de işlerini kolaylaştırmış. Daha önceki yıllarda Milli Bayramlarımızı ön sayfalarda yer veren ve Atatürk posterleri veren Posta Gazetesi de diğer gazetelerin uyguladığı sansüre ayak uydurmuş olduğunu gördüm. Posta Gazetesi dünkü sayısında 19 Mayıs ile ilgili sadece Atatürk çıkartmasını ön sayfadan vermiş. Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Sözcü, Yurt Aydınlık gibi gazeteler 19 Mayıs’a gazetelerinin ön sayfalarında yer vermişler. Fakat Taraf, Birgün, Evrensel, Özgür Gündem, Milli Gazete, Yeni Şafak, Akit, Yeni Asya ve Sol gibi gazetelerin sanki 19 Mayıstan hiç haberleri yok. Hani bu sözüm ona bu malum gazeteler, siyasi iktidar partisi gibi Milli Bayramlarımızın kutlamalarına karşı olabilirler. Ancak ortada haber niteliğinde bir kutlama varsa ve bunu görmemek toplumun haber alma hakkına engellenmesi anlamına gelir. Aynı malum gazetelerin bugün de takip edeceğim. Bakalım bugün de 19 Mayıs’ı görmemeye devam etmişler mi? 20.05.2014

SAİT BALCI

607 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title