LOĞOĞLU, BAŞBAKAN’IN AVUKATI MI?

sait-balci
30 Mart Yerel Seçimlerinin ardından Cumhuriyet Halk Partisinin seçimlerde neden başarı gösteremediğine değinmiştim. Bu nedenleri de;
1-AKP’nin güçlü olduğu yerlerde ortak adayların gösterilmemesi,
2- Belediye Başkan Adaylarını Genel Merkezin belirlemesi
3-Belediye Başkan Adaylarının geç belirlenmesi
4- Seçim bölgesine yönelik proje üretilememesi,
5-Sandıklara sahip çıkılamaması,
olarak özetlemiştim. Bu değerlendirmenin eksik kaldığının farkına ise şimdi vardım. Bu değerlendirmelere kendini bilmez partilileri de katmak gerekiyordu. O günün şartlarında bu nedeni düşünemediğim için şimdi sizlerden özür diliyorum.

Her siyasi partinin içinde mutlaka ne dediğini bilmeyen partililer olduğu gibi maalesef Cumhuriyet Halk Partisinin içinde de böyle partililer var. Hem de üst düzeyde. Bunlardan birisi de Faruk Loğoğlu’dur. Geçen cumartesi günü Danıştay’ın 146.kuruluş yıldönümünde, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşması güne damgasını vurmuştu. Hatırlarsanız Feyzioğlu konuşmasını tamamlayacağı sırada, Başbakan’ın sözlü saldırısına maruz kalmıştı. O sırada Feyzioğlu, Başbakan’ın gösteremediği devlet adamlığını elden bırakmamış ve konuşmasını Başbakan’a rağmen tamamlamıştı. Başbakan’da bu durum üzerine protokol düzenini alt üst ederek Cumhurbaşkanı’nı kendisi ile birlikte kalkmasını sağlayarak toplantıyı terk etmişti. Danıştay’ın kuruluş yıldönümü toplantısında yaşanan devlet krizinin yankıları ise halen daha devam ediyor. Yandaş basın doğal olarak da sözlü saldırıya maruz kalan Metin Feyzioğlu’nu suçladı.

Yandaş basının Başbakan’a toz kondurmak istememesi anlamak mümkün ama Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu’nun Başbakan’ı savunması hiç anlaşılabilir bir durum değil. Feyzioğlu’nun yaptığı konuşmayı baştan aşağı okudum. Deyim yerindeyse gerçekten kendisinin de söylediği gibi dört dörtlük bir konuşmaydı. Hatta konuşmasının bir bölümünde Başbakan’ı öven cümleler bile vardı. Konuşmayı genel olarak değerlendirdiğimiz zaman ise Başbakan’a yönelik eleştiriler olmasına rağmen aynı zamanda yol gösterici bir konuşmaydı. Başbakan normal şartlarda bu konuşmadan sonra Metin Feyzioğlu’nu tebrik etmesi beklenmezdi ama bundan ders çıkarması beklenirdi.

Feyzioğlu’nun konuşmasının Faruk Loğoğlu’nu neden rahatsız etmiş olduğuna ise hiç bir anlam veremedim. Normal şartlarda Cumhuriyet Halk Partisinin üst kademelerinde görev alan partililer Metin Feyzioğlu’nu kutlarlar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da öyle yaptı. Doğruyu yanlıştan ayırarak, Başbakan’ın seviyesiz ve yakışıksız sözlü sataşmasını Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ına yakışmadığını söyledi. Bu konuda diğer Cumhuriyet Halk Partililerin de aynı düşüncelerde olduklarını sanıyorum. Hani Metin Feyzioğlu Başbakan’a terbiyesizlik etmiş olsaydı bu durumu savunmak mümkün olmazdı. Böylesine bir durumu savunmak da bize yakışmazdı. Ancak durum öyle de değil ki. Feyzioğlu, Van depremzedelerin bir kısmının halen daha konteynerler da yaşadıklarını söylüyor, fakat Başbakan Feyzioğlu’na yalan söylüyorsun diye laf atıyor. Feyzioğlu’nun söylediği yalan mı? Elbette değil. Şimdi burada Başbakan’ın savunulacak bir yanı var mı? Elbette yok, ama demek ki bizim Loğoğlu’na göre varmış. Neymiş efendim? Uzun konuşmuş. Konuşmuşsa konuşmuş kardeşim, sana ne? Sen Başbakan’ın avukatı mısın? Metin Feyzioğlu hırsızlık mı yapmış? Yolsuzluk mu yapmış? Rüşvet mi alıp vermiş? Devleti mi dolandırmış? Metin Feyzioğlu daha devleti çıkmaz sokaklara sürükleyenlerden hesap sormuş. Bu mu seni rahatsız eden?

Baştan da söylediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi, Faruk Loğoğlu ve onun gibi düşünen partililer yüzünden de seçim kazanamıyor. Şimdi burada Cumhuriyet Halk Partisine zarar veren diğer partilileri yazacak değilim. Daha önceleri çok yazdım. Burada asıl değinmek istediğim konu, daha geçenlerde seçim yenilgisi yüzünden yenileme yapılan MYK’da niçin Faruk Loğoğlu gibi partililerin kaldığıdır. Alınan seçim yenilgilerinden daha ders alınmamışsa korkarım bundan sonra da alınmaz. Atalarımız ‘’Görünen köy kılavuz istemez’ ’demişler. Şu anda benim gördüğüm tablonun bundan hiç bir farkı yok. Daha başka ne diyeyim? 14.05.2014

SAİT BALCI

396 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.