ORTADOĞU KAZANDIKÇA ÜLKEMİZ KAYBEDİYOR

sait-balci
Birileri kazanırken diğerleri kaybediyor. Tabiatın kanunu maalesef böyle işliyor. İran kazanırken ülkemiz kaybediyor. Irak kazanırken yine ülkemiz kaybediyor. Rusya kazanırken ülkemiz yine kaybediyor. Ve Suriye kazanırken ülkemiz hepten kaybediyor. Başbakan ile Dışişleri Bakanı sayesinde maalesef dış itibarımızı kökten kaybediyoruz. İçerde kazanıyorlar fakat dışarıda kaybediyorlar. Bu sayede dış itibarımız zedeleniyor fakat bunların umurlarında değil. Freni boşalmış kamyon gibi ülkemizi felakete doğru sürüklüyorlar.

Bir zamanlar milleti, AB yalanı ile kandırırlardı. O zamanlarda hep yükselişteydik. Ne zaman seçim arifesine girmişsek AB hemen yardıma koşardı. İyimserlik açıklamaları peş peşe gelirdi. Üyelik tarihi de pek önemli değildi. Önemli olan AB yolunda ilerlememizdi. Hem de almamalarını bilmemize rağmen. Böyle süreçlerde liberallerin uyutulması gerekiyordu. Bu plan da hiç sekteye uğratılmadan uygulandı. Zaten liberal dediğiniz insanlar kimlerdi ki. Ülke üzerinde geçici söz sahibi olurlar, fakat öbür taraftan da aldatılmaya da hazır kişiliklerdir. Memleketin zor bir süreçten geçtiği onlar için hiç önemli değildir. Onlar için önemli olan her dönem söz sahibi olmalarıdır. Şimdilerde söz sahibi olamıyorlarsa dönüp arkalarına bakmaları lazım diyeceğim ama o dersi çıkaracak zekâ da yoktur onlarda. Şimdi geçmişi geri de getirseniz bu özü sözü bir olmayan insanlar aynı hatayı yine yaparlar. Çünkü bu durum onların içine işlemiştir. Yalakalık, onların karakteri haline gelmiştir. İktidar partilerine yaptıkları yalakalığın binde birini memleket çıkarlarına yapsalar yüreğim yanmaz. Ama nerde bulacaksınız öyle duyarlı insanları?

Şimdilerde AB ülkeleri de artık iktidar partisinin yalanlara inanmaz olmuşlar. Sert açıklamaları ile iktidar partisini sürekli eleştiriyorlar. Geriye gittiğimizi söylüyorlar. Şimdi yeri gelmişken bir günaydın da AB ülkelerine diyorum. Akılları başlarına yeni gelmiş olmalı. Başbakan bu eleştirileri taktığı filan da yok. Hani bu eleştiriler seçim sonuçlarını etkileyecek olsa Başbakan AB önünde bin bir defa takla atar ama Başbakan’ın da şimdi böyle takla atmasını gerektirecek bir durumu yok. Çünkü yerel seçimlerden zaferle çıkmış. Zorlandığı yerlerde oyları çalmak suretiyle seçim kazanmış. Nasıl olsa muhalefet partileri oylarına sahip çıkmıyorlar ya o yüzden. İstedikleri yerde, istedikleri gibi oy sonuçları ile oynayabiliyorlar ya o yüzden. Seçimi az farkla kaybettikleri yerleri hile ile geri alıyorlar. Yalova’yı Muharrem İnce’den dolayı geri alamadılar. Ankara’yı da bu yöntem ile aldılar. Mansur Yavaş işte bu yüzden pes etmiyor. Halen daha mücadelesine devam ediyor. Baştan Mansur Yavaş isminin yerine Cumhuriyet Halk Partisinin içinden bir aday çıkmasını beklemiştim. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi, Mansur Yavaş’ı Ankara’da aday göstermekle kırk yılda bir doğru iş yaptı. Şu an Muharrem İnce’nin haricinde sandık sonuçlarına sahip çıkan bir Mansur Yavaş var. Gerisi hikâye. Mansur Yavaş tek başına mücadele ediyor. Tek başına savaşıyor.

İktidar partisi muhalefet partililerin beceriksizliklerinden yararlanarak her girdiği seçimlerden zaferle çıkmasını biliyor. Ana Muhalefet partisi ise eski alışkanlığı aynen kaldığı yerden devam ettiriyor. İktidar partisinin bu derece yıpranmış olmasına rağmen bir seçim nasıl kaybedilebilir ise işte o başarıyı gösteriyor. İktidar partisi ise yurt içinde kazandığı başarıyı yurt dışında devam ettiremiyor. Bu durum da onlar açısından alışkanlık haline geldi. Onlar da almış oldukları yenilgilere doyamıyorlar olacak ki aynı tas, aynı hamam beceriksiz dış siyasetlerini devam ettiriyorlar. İşte Irak politikamız meydanda. Barzani’den ucuz petrol alacağız diye merkezi hükümet ile arayı soğuttular. İran ile de pek ilişkilerimizin sağlıklı olduğunu düşünemeyiz. İran Esad’ı desteklerken biz terörist grupları destekledik. ABD ile birlikte İsrail, Özgür Suriye Ordusunu desteklerken biz insan azmanı El Nusra Cephesi militanlarını destekledik. Destekledik te sanki iyi bir halt ettik. Şimdi Esad her geçen gün ülkesine hakim olmaya başladı. Peki, şimdi ne olacak? Eğer Esad tamamen ülkesine hakim olduğu zaman komşuluk ilişkilerimiz nasıl olacak? Eğer Suriye’de savaşı ABD kazanırsa, Suriye’den zengin maden yataklarından pay alabilecek miyiz? Yarından sonra olası Esad sonu senaryoları içinde Suriye topraklarından bize de pay düşer mi? Eskiden rahmetli Turgut Özal’ın da böyle hayalleri vardı. Güya Irak’a girmiş olsaydık şimdi Irak’ın bir bölümü bizim kontrolümüz altına girecekti. Özal bu hayalle görev yaptı. Ancak sonuçta ABD ile birlikte İngiltere Özal’a avuçlarını yalattılar. Yarından sonra Başbakan’ın da başına gelecekler Özal’dan farklı olmayacak. Suriye bataklığından yenilgi ile çıkmış bir devlet olacağız. Dış itibarımız da sıfıra inmiş olacak. 17.04.2014

SAİT BALCI

400 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.