MİT YASASINI NEDEN DEĞİŞTİRİYORLAR?

sait-balci
Milli İstihbarat Teşkilatı Yasasının değişimi yerel seçimler öncesinde de gündeme gelmişti. Ancak ne hikmetse Başbakan o zaman gereken adımları atmamıştı. Sonrasında ise yerel seçimlere ramak kala Dışişleri Bakanlığında düzenlenen Suriye konulu toplantının ses kayıtlarının internete düşmesi Başbakan’ı MİT Yasasını değiştirmeye zorunlu kılmış olmalı. Başbakan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ‘’Suriye’ye dört adam gönderirim, oradan da ülkemize sekiz füze attırırım’ ’şeklindeki sözlerinin internete sızmasına oldukça fazla sinirlenmişti. Başbakan’a göre ülkemizi savaşa sokma suç sayılmıyor ama Hakan Fidan’ın suçüstü yakalanmasını içeren ses kaydını yayınlamak suç sayılıyor.

Elbette bir ülkenin güvenlik konularının tartışıldığı toplantılar gizlilik gerektirir ve bu toplantının dışarıya sızdırılmaması gerekir. Başbakan her şeyden evvel bu ses kayıtlarını sızdıranlarla uğraşacağına öncelikle devletin gizli toplantılarının yapıldığı mekânların güvenliğini sağlamalı. Eğer siz bugün en başta Bakanlık binalarının güvenliğini sağlayamaz hale gelmişseniz bundan böyle devleti de koruyamaz hale gelirsiniz. Zamanında bugünleri hiç düşünmeden adına ‘’Paralel yapı’’ dediğiniz Cemaat üyelerini devletin kadrolarına doldurursanız bugün bu sıkıntıları yaşarsınız. Başbakan daha önce bu tür konuda hata yaptıklarını itiraf etmişti. Ancak son pişmanlık fayda etmiyor. Atalarımız ‘’Besle kargayı oysun gözünü’’ diye boşuna söylememişler. Artık bu saatten sonra devletin kadrolarından Cemaat üyelerini temizlemek öyle kolay olmasa gerek.

Demem o ki: devletin kurumlarından cemaat üyelerini temizlerken demokrasiyi rafa kaldırmak da doğru değildir. Bugün YouTube sırf bu yüzden yasaklanmıştır. Yani You Tube, Cemaat üyelerinin dinlemeye aldıkları başka kasetleri varsa onları yayınlayamasınlar diye kapatılmıştır. Ama nereye kadar? Sosyal paylaşım sitelerini nereye kadar kapatabilirsiniz? Hem You Tube’yi kapatsanız yarın bir başka video paylaşım siteleri ortaya çıkmayacak mı? Bunun sonu yok ki. Burada olan ülkemizin dış itibarına oluyor. Bir taraftan muasır medeniyetler seviyesine ulaşmaya çalışacaksınız ancak öbür taraftan da demokrasi ile yönetilen ülkelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olan sosyal paylaşım sitelerini kapatacaksınız. Yaşamakta olduğumuz 21.yüzyıla bu yasakçı zihniyet yakışıyor mu? Siz ne kadar MİT’i bile dinlemişler diye sosyal paylaşım sitelerini de kapatsanız yarın başka sosyal paylaşım siteleri ortaya çıkar. Siz ne kadar devletin kadrolarına kendi yandaşlarınızı da yerleştirseniz devleti yönetme tavrınızı değiştirmediğiniz müddetçe yarın öbür gün onlarla da kavga edersiniz. Sonra da halkın karşısına tekrar geçip yine hata etmişiz dersiniz. Demokrasiyi içinize sindirmediğiniz müddetçe, insan haklarına saygı göstermediğiniz müddetçe, basın ve medyaya baskı yaptığınız müddetçe bırakın muhalif olanları, kendi insanlarınız ile de çelişkiye düşersiniz.

Başbakan bugün devletin güvenlik sırlarını korumaya alma bahanesi ile MİT Yasasını değiştiriyor. Peki, amaç gerçekten de öyle mi? MİT bugün gerçekten istihbarat alma görevini mi yapıyor? Yoksa istihbarat alma görevinin haricinde başka görevler yaptığı için mi özel yasa çıkıyor? Eğer devletin güvenlik sırlarını ortaya dökmek suçsa Türk Ordusunun kozmik odasına sadece Başkomutan sıfatı ile Cumhurbaşkanı girebilir iken neden bir hâkim girmiştir? Türk Ordusunun kozmik odasında saklanan belgeler ülkemizin namusu değil midir? O dönemlerde Türk Ordusunun kozmik odasının talan edilmesi suç değil de bugün sadece MİT’i dinlemek mi suçtur? MİT, şu an Mecliste görüşülmekte olan yasa ile dokunulmazlık zırhına alınmak istenmektedir. Aslında MİT kendi öz görevinden dolayı dokunulmazlığa alınmıyor. MİT, İstihbarat görevinin dışında kalan görevlerinden dolayı dokunulmazlığa alınıyor. Yarından sonra Suriye’ye savaş çıkarmak için ülkemize sekiz füze attıracağı için dokunulmazlık zırhı veriliyor. Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esat’a karşı savaşmakta olan insan azmanı El Nusra Cephesi militanlarına daha fazla silah gönderebilmek için dokunulmazlık zırhı veriliyor. İmralı ile yapacağı görüşmeler için dokunulmazlık veriliyor. Kandil ile yapacağı görüşmeler için dokunulmazlık veriliyor. Yoksa kanunlarda yazılı olan görevleri için dokunulmazlık verilmiyor. Bunları da yasa çıkmadan bilelim istedim. 11.04.2014

SAİT BALCI

494 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.