ÇALMAYI DA MEŞRULAŞTIRDILAR YA, HELAL OLSUN

sait-balci
Devletin varını yoğunu çaldıkları yetmedi, şimdi de milletin iradesini çalmaya başladılar. Hem de göstere göstere çalıyorlar. Başta İstanbul olmak üzere Ankara’da, Antalya’da çaldılar. Alışmışlar ya bir kere o yüzden. Çalmadan duramıyorlar. Alışkanlık yapmış. İnternete yüklenen dinleme kayıtlarından devleti nasıl soyduklarına tanık olmuştuk. Rıza adındaki kimliği belirsiz bir İranlı İşadamının iktidar partisinin Bakanlarını nasıl parmağının ucunda oynattığına şahit olmuştuk. Devletin Bakanlarına çikolata kutularında verilen rüşvetlere şahit olmuştuk. Ta İsviçre’den rüşvet için saat getirildiğine şahit olmuştuk. Halk Bankası Genel Müdürünün evinde ayakkabı kutuları içinde milyon dolarların bulunduğuna şahit olmuştuk. Bakan çocuklarının evinde de milyon dolarların bulunduğuna şahit olmuştuk. ‘’Paraları sıfırla’’ konuşmalarına tanık olmuştuk. Şimdi de milli iradenin çalınmasına tanık oluyoruz. Hani çalınmayan bir o kalmıştı. Çok şükür onu da çalmasını beceriyorlar ya helal olsun. Hem de hiç vicdan azabı duymadan çalıyorlar. Öylesine rahatlar yani.

Bir de utanmadan sıkılmadan 2.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün ‘’ Namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça memleket kurtulmaz’’ sözünü söylüyorlar ya, artık ben bu kadarına da pes diyorum. Sanki seçim meydanlarında İsmet İnönü’ye onlarca hakareti kendileri etmemişler gibi. Şimdi kalkmışlar onun sözü üzerinden kavgalı oldukları Fethullah Gülen’e bindiriyorlar. Önce İsmet İnönü ve Atatürk için ‘’iki ayyaş ‘’ yakıştırması ile hakaret edeceksiniz sonra da kalkıp İsmet İnönü’nün sözü üzerinden Cemaate bindireceksiniz. Yok, artık bu kadarı da fazla. İnsan bir defa laf ettiği insanın sözünü kullanırken utanır.

Her şeyden evvel eğri oturup doğru konuşmamız lazım. Söylemlerimiz ile eylemlerimizin birbiri ile örtüşmesi lazım. Devleti temsil etmek için öncelikle güvenilir insan olmak lazım. Güvenilir insan olmak için de yalan söylememek lazım. İnsanları durduk yerde kandırmamak lazım. İnsanları yok yere karalamamak lazım. Milletten toplanan vergileri özel çıkarlar için kullanmamak lazım. Devletin malını korumak için rüşvet almamak lazım. Devletin bankalarını yandaş işadamlarına peşkeş çektirmemek lazım ama kime ne dinleteceksiniz? Devletin vergi kaybına sebep olmamak için altın kaçakçılığına göz yummamak lazım ama kime ne anlatacaksınız? Devletin malını soyup soğana çevirmek artık adetten olmuş. Kime sorsanız ‘’çalıyorlar ama hizmete te yapıyorlar’ ’diyor. Yani, millet te biliyor aslında çaldıklarını. Eğer çalarken hizmete de devam ediyorsanız sorun yok. Hizmet yapmadan çalıyorsanız işte o zaman suç işlemiş sayılıyorsunuz. Yani çalmanın makbulü hizmetle beraber olması gerekiyor. Bu denli duyarlı bir toplum olmuşuz ya gerisi önemli değil. Millete, çalmadan çırpmadan hizmetin yapılamayacağına inandırmışlar ya helal olsun. Devletin parasını çalanlara oy vermeyin, dediğiniz zaman da ‘’sanki diğerleri çalmayacak mı ‘’yanıtını alıyorsunuz. Çalmak işte bu denli içimize işlemiş. Toplumun bir bölümü maalesef çalmadan çırpmadan ülkenin yönetilemeyeceğine inanmış durumda.

Çalmanın çırpmanın bu denli normal karşılandığı bir ülke de elbette milli iradenin de çalınması gayet normaldir. Atalarımız ‘’Alan memnun, satan memnun’’ demişler ya işte o hesap. Günümüzde de bunun karşılığı ’’çalan memnun, çaldıran memnun’’ olmuş, ne diyelim? 09.04.2014

SAİT BALCI

576 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.