SEÇİMLERİN ARDINDAN

sait-balci
Bu satırları yazmaya başladığım saatlerde 30 Mart Yerel Seçim sonuçlarının kesin sonuçları televizyon ekranlarında yayınlanmaya başlamıştı. Başbakan’da her seçim sonrası adet haline getirmiş olduğu balkon konuşmasını yapmıştı. Böylelikle Başbakan bu yerel seçimlerden de güven tazeleyerek çıkmış oldu. Seçimleri kimlerin kaybettiğini, kimlerin kazandığını ileri günlerde daha detaylı olarak yazacağım. Ancak şimdilik açıkça ifade etmek gerekirse, seçimlerin galibinin iktidar partisi olduğunu söyleyebilirim. Mağlubu ise yine her zaman olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisinden başkası değil. Milliyetçi Hareket Partisi ise yine klasikleşmiş oylarını aldı. Milliyetçi Hareket Partisinin zaten seçim alma gibi bir hedefi de yoktu. Barış ve Demokrasi Partisi ise kendi oylarının ağırlıkta olduğu bölgelerde yine üstünlüğünü gösterdi. Ülkeyi birleştireceğine söz veren İşçi Partisi ise deyim yerindeyse nal topladı.

Aslında bu yerel seçimlerin diğer seçimlerden birçok farklı yönleri vardı. Ama sonuçların açıklanmasından sonra bu farklı yönlerin hiçbir anlamının olmadığı ortaya çıktı. Şimdi burayı biraz açalım isterseniz. Belki de demiyorum çünkü yüz de yüz iktidar partisi ilk defa bu denli seçimlere moralsiz ve dağınık girmişti. Çünkü bir taraftan yolsuzluk ve rüşvet skandalları deşifre olmuş, diğer taraftan da Cemaat açıkça İktidar partisine bayrak açmıştı. Yine bir taraftan ABD’nin desteklediği Büyük Ortadoğu Projesinin çökmesiyle birlikte iktidar partisi ile ABD’nin arası açılmış, diğer taraftan da Suriye’de Beşar Esat bütün çabalara rağmen ayakta kalarak Suriye politikamızın başarısız kalmasına neden olmuştu. Yine bir taraftan AB Ülkeleri eskiden olduğu gibi iktidar partisine verdikleri desteklerini kesmişler, diğer taraftan da uluslararası kamuoyu iktidar partisine sırtını çevirmişti. Yine bir taraftan basın özgürlüğü iktidar partisi tarafından büyük ölçüde kısıtlanmış, diğer taraftan da sosyal paylaşım sitelerinin kapatılmaya başlanması ile birlikte uluslararası kamuoyu nezdinde itibarımız zedelenmişti.

Tüm bu olumsuz göstergelerin gölgesinde geçen yerel seçim sonuçlarına baktığımız zaman iktidar partisinin bu seçimlerden de yara almadan çıktığına tanık oluyoruz. Bu da demek oluyor ki İktidar partisine oy veren seçmen kitlesini yolsuzluk ve rüşvet skandalı etkilememiş. Basına ve medyaya yapılan baskılar etkilememiş. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden açılım politikaları etkilememiş. İşsizlik ve yoksulluk etkilememiş. Yurtsever aydınların ve komutanların Silivri zindanlarına atılmaları etkilememiş. Her geçen gün unutturulmaya çalışılan milli değerlerimiz ise hiç etkilememiş. AKP’ye oy veren seçmenleri hangi olguların etkilemiş olduğuna dair olan görüşlerimi ileriki günlerde yazacağım. Ancak şimdilik genel olarak değinecek olursam, seçim günü dağıtılan paraların etkili olduğunu söyleyebilirim. Her seçim döneminde dağıtılmış olan yiyecek erzaklarının etkili olduğunu söyleyebilirim. İktidar partisine verilecek her bir oyun o bölgeye hizmet olarak döneceği yalanının olduğunu söyleyebilirim. Her şeyden önemlisi de din faktörünün etkili olduğunu söyleyebilirim. Kendi partililerinin ne kadar dindar oldukları ortaya çıkmış olmasına rağmen. Daha ne diyeyim?

Baştan da söylediğim gibi seçim sonuçlarını ileriki günlerde daha farklı bakış açıları ile derinlemesine irdeleyeceğim. Hem de hiçbir ayrıntıyı da göz ardı etmeden. Eğer bu seçim sonuçlarını tarafsız bir göz ile değerlendiremezsek unutmayın ki gelecek seçim sonuçları da bundan farklı olmaz. Eğer hastayı iyileştirmek istiyorsak iyimserliği bir tarafa bırakmamız lazım. Hayatın gerçekleri ile bir an evvel yüzleşmemiz lazım. Kabul etsek de etmesek de gerçekleri bir an evvel görmemiz lazım. Şimdilik benden bu kadar.31.03.2014

SAİT BALCI

571 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.