BİR KEREDE OLSA VİCDANINIZIN SESİNE GÖRE OY VERİN

sait-balci
30 Mart Pazar günü yapılacak olan yerel seçimlerde iktidar partisinin adaylarına oy vermeyi düşünen seçmenlerimize, tercihlerini belirlemeden evvel son bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü bu yerel seçimler genel seçim havasındadır ve AKP’ye verilecek her bir oy ülkemizin bir adım daha geri gitmesi anlamına geliyor. Çünkü Devlet AKP İktidarının elinde yozlaşmaya terk edilmiş durumda. Bu durumdan kimler yararlanır? Kimler böylesi durumlarda nemalanır? Söyleyeyim. Böyle durumlar başta yandaş işadamlarına yarar. Onlar her zaman ki gibi kaldıkları yerden devleti dolandırmaya devam ederler. Onlar için halkın fakirleşmesinin hiç önemi yoktur. Hemen hemen her gün internete sızan ses kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ihale kapmak isteyenler ilk evvel söylenen hesapları görmek zorundadırlar. Zaten bu hesaplara yatırılan rüşvetler yol, su ve elektrik olarak geri dönecektir.

Bazı okurlar ‘’Yandaşlara verilen rüşvet ile devlet nasıl dolandırılır’’ diye merak edebilirler. Açıklayayım. Öncelikle ihale almak isteyen yandaş işadamları devletin büyüklerinin işaret ettiği yere rüşveti yatırmak zorundadırlar. Rüşveti alan devlet büyükleri de bu jest karşısında tabi ki duyarsız kalmazlar. Öncelikle ihaleye girecek diğer işadamlarını bir şekilde elerler. Dolayısıyla ihale de o işadamına kalır. Yapılan ihale de değerinin çok altında gider. Dolayısıyla da devlet zarara uğratılır. AKP iktidarının bugüne kadar önemli ihalelerde hep bu taktiği uyguladı. Dolayısıyla da alan memnun satan memnun oldu. İhaleyi alan firmalara vergi denetimi yapılmaması da cabası. Nerede iktidar partisine muhalif firmalar varsa vergi denetmenleri onların tepesinden hiç eksik olmaz. Koç Grubuna Gezi Parkı eylemcilerine otellerini kapılarını açmalarından dolayı yapılan vergi incelemesini hatırlayacaksınız. Şimdi burada AKP’ye geçmişte oy vermiş seçmenlerimize seslenmek isterim. AKP iktidarının memleketin varını yoğunu özelleştirme adı altında yandaş işadamlarına peşkeş çekilmesine razı gelir misiniz?

AKP’ye oy veren seçmenlerimizin bütün bu olup bitenler karşısında açıklayabildikleri nedenler arasında duble yolların yapılması, işsizlere İşsizlik maaşı, yaşlı olanlara da yaşlılık aylığı bağlanması gösteriliyor. Hatta bir tanıdık uzun bir tartışmadan sonra ‘’Kardeşim yolsuzluk yapıyorlarsa iş de yapıyorlar’ ’dedi. Geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Güzelim memleketimizde iş yapmak kadar yolsuzluk yapmak da normal sayılmaya başlamışta haberimiz yokmuş. Bu şekilde yanıt veren seçmenlerimize her zaman Sosyal Devlet bu hizmetleri yapmak zorundadır demişimdir. Öyle ya bir devletin asli görevleri arasında yurttaşlarından aldığı verginin karşılığı olarak bu hizmetleri karşılığını geri sunması değil midir? Bu tür hizmetleri bugüne kadar gelmiş geçmiş iktidarlar da yapmıştır. Her bir iktidar, dönemine göre bu ülkeye hizmet vermeye çalışmıştır. AKP iktidarına kadar bu ülkeye gelen iktidarlar bu ülkeye nasıl hizmet ettilerse AKP ‘den sonra gelecek iktidarlar da aynı şekilde hizmet vermeye devam edecekler. Yalnız burada bir kıstas var. Bir ülkeye yapılan hizmetin değerlendirilmesi öncelikle ondan önce iktidarda olanların bıraktıkları değerler ile ölçülür. Yani siz ülkeyi yönetmeye devam ederken aynı zamanda borçlanmayı da arttırıyorsanız siz başarılı bir iktidar değilsinizdir. Bir önceki döneme göre işsizlik oranı artan oranda yükselmiş ise yine başarılı bir iktidar sayılmazsınız. Kişi başına düşen milli gelir önceki dönemlere göre azalan oranda artmışsa yine başarısız sayılırsınız. İnsan hak ve hürriyetleri her geçen gün kısıtlanmışsa bu alanda da başarısız sayılırsınız. Velhasıl ülkenizi dış borç batağına sürüklemişseniz hepten başarısız sayılırsınız. Çünkü dış borçları artan oranda yükselen bir ülkenin bulunduğu coğrafyada söz hakkı olmaz. Şu anda Ortadoğu projesinden dışlanmamızın bir sebebi de budur. Eğer bugün Avrupa ülkeleri gibi ekonomik yönünden değerleri yükselen bir ülke olmuş olsaydık şu an bir çıkmazla karşı karşıya kalmazdık. Avrupa Birliği Ülkeleri de bizi içlerine almak için mırın kırın etmezlerdi. Hatta Rusya’nın da içinde bulunduğu ‘’Şangay Beşlisine’’ Başbakan’ın yapmış olduğu başvuru sonuçsuz kalmazdı. Bugün geldiğimiz konum itibariyle ne Avrupa Birliği Ülkelerinde bir itibarımız var, ne de Rusya’nın da içinde bulunduğu ‘’Şangay Beşlisi’’ ülkelerinde.

Dış politikamızın ‘’Sıfır sorun politikasında’’ nerelere geldiğini hepimiz biliyoruz. Şu an itibarıyla maalesef sürdürülebilir bir dış politikamız da yok. Mısır’da Mursi’ye destek verelim derken geldiğimiz durum ortada. Keza Suriye politikasında da elle tutulabilir bir dış politikamız maalesef yok. Barzani’den ucuz petrol alacağız diye merkezi yönetim olan Irak’la da ilişkilerimizi zora soktuk. Şimdilerde tekrar barış görüşmeleri başlayan Kıbrıs politikamızın da elle tutulabilir bir yanı yok. Eğer çözüm dedikleri Kuzey Kıbrıs topraklarını Rumlara peşkeş çekmekse bu hizmeti de en iyi şekilde yerine getiriyoruz. Eğer bütün mesele vermekse sorun yok.

AKP’ye oy vermiş seçmenlerimize tekrar soruyorum. Sizler, bizim dışımızda kendi ülkesine düşman bir siyasi parti gördünüz mü? Yolsuzluk ve rüşvet derseniz alası var. Komşularımıza barış yerine savaş tohumlarını bizden ala eken yok. Hatta Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esat’ı devirmek için mücadele eden insan kasaplarına en iyi hizmeti biz yapıyoruz. Demokrasi derseniz en ilerisine ulaşmış durumdayız. Kendi ordusunu dağıtma konusunda Başbakan’ın eline kimse su dökemez. Yurtsever aydınlara ve gazetecilere hayatı dar etme konusunda üstümüze yoktur. İşimize geldiği zaman ‘’Bağımsız ve tarafsız yargı ‘’ deriz. Fakat kendimiz yolsuzluk ve rüşvet çarkına dolanmışsak, bağımsız ve tarafsız olarak nitelediğimiz yargıyı dağıtmak için elimizden geleni arkamıza koymayız. Hemen hemen her gün internete yolsuzluk ve rüşvet konuşmalarının ses kayıtları düşüyor. Atalarımız ‘’Görünen köy kılavuz istemez’’ demişler. Şimdi tam da bu Atasözüne yakışan bir durum yaşıyoruz.

Geçmişte AKP’ye oy vermiş değerli seçmenlerimize tekrar sesleniyorum. Hayatınızda bir defa da olsa vicdanınızın sesini dinleyin. İktidar partisi tarafından çantada keklik olmadığınızı bu seçimlerde gösterin. Unutmayın ki; sizin iktidar partisine ihtiyacınız yok. Tam aksine iktidar partisi, sizlerin oylarına ihtiyacı var. İktidar partisi yarından sonra yapılacak yerel seçimlerde oylarını koruyarak çıktığı zaman geçmişte olduğu gibi aynen tam gaz yol ileri diyecektir. Milletimiz mühürü verdi diye taş üstünde taş bırakmayacaktır. Sizler belki bu seçimlere yerel bazda bakıyorsunuz ama Başbakan Genel seçim havasında bakıyor. Bu yüzden diyorum ki; eğer bu seçim atmosferinden sıyrılıp bir an bile olsa kendi vicdanınızı sesini dinleyebiliyorsanız ne mutlu size. 20.03.2014

SAİT BALCI

414 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.