GÜCÜ DALKAVUKLUĞUNDA

sait-balci
Haber Türk televizyon kanalı ile gazetesinin gücünü nereden aldığını geçenlerde öğrendik. Haber Türk hakikaten az gelişmiş ülkenin çokbilmiş iktidarına layık bir gazetecilik ve televizyonculuk yapmış doğrusu. Bu yüzden kendilerini cani gönülden kutluyorum. Sergiledikleri bu gazetecilik ile Nobel Gazetecilik Ödülüne aday bile gösterilebilirler. Herkese nasip olmayan böyle bir gazeteciliğin daha çok konuşulacağını sanıyorum. Hatta Avrupalı meslektaşların bile gelip Haber Türk’ten gazetecilik konusunda öğrenecekleri çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Avrupalı meslektaşlara hiç vakit kaybetmeden Ciner Medya Grubu ile iletişime geçmelerini öneriyorum. Eminin Mehmet Fatih Saraç böyle bir talebi memnuniyetle kabul edecektir.

Şimdi gelelim Haber Türk televizyon kanalı ile gazetesinin başarılarına. Başbakan bir ziyaret için gitmiş olduğu Fas’tan Mehmet Fatih Saraç’ı arıyor ve televizyon ekranlarında Bahçeli’nin konuşmasını kesmesini istiyor. Başbakan bununla da yetinmiyor Bahçeli’nin konuşmalarının geçtiği alt bant yazılarının da kaldırılmasını talep ediyor. ‘’Gücü Özgürlüğünde’’ olan Medya Grup Başkanı Başbakan’dan gelen böyle bir isteği derhal yerine getiriyor. Yoksa normal şartlarda gücü özgürlüğünde olan bir televizyon kanalı böyle bir istek karşısında iki büklüm olur mu? Elbette olmaz. Ancak Medya Grup Başkanı önceden iktidarın yörüngesine girmiş ki, böyle bir talep karşısında iki büklüm olabiliyor. Daha doğrusu Medya Grubu, paçaları önceden Başbakan’a kaptırmış ki bu istek karşısında halkın gerçekleri öğrenme hakkını hiç rahatsız olmadan bir tarafa atabiliyor. Bunun adı da maalesef gazetecilik oluyor işte.

Basına yansıyan son haberlere göre bir de baktık ki Haber Türk Televizyonuna ve Gazetesine Başbakan haricinde Hüseyin Çelik, Yalçın Akdoğan ve Taner Yıldız’da karışıyormuş. Hani biraz daha araştırılsa kabinenin diğer Bakanlarının da karıştığı ortaya çıkacak. Haber Türk’e bu denli karışmaları çoksesliliğe önem verdiklerinden olmalı. Yani Haber Türk deyim yerindeyse şamar oğlanına dönmüş. Böyle bir medya kuruluşu deşifre olduktan sonra yayın hayatına devam edebilir mi? Veya en azından ‘’Gücü Özgürlüğünde’’ sloganını kullanabilir mi? Eğer halen daha tam gaz yola devam ediyorlarsa hiç kusura bakmasınlar bu yaptıkları gazetecilik değil iktidarın yayın organlığıdır. Adlarını da Haber Türk yerine ‘’AKP TÜRK’’ olarak değiştirmelerini öneririm. Böyle bir ismi almayı zaten çoktan hak etmişler.

Dinlemelere takılan konuşmalara göre Başbakan’ın siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan bile Fatih Saraç’ı yaptığı habercilikten dolayı azarlamakla kalmıyor aynı zamanda gazeteciliğin nasıl yapılacağını dair öğütler veriyor. Yalçın Akdoğan ‘’Biz kimse görmesin diye Meclis TV’yi kapattırıyoruz siz canlı yayınlıyorsunuz’’ diye fırça atabiliyor. Öncelikle Meclis TV’nin iktidarın kanalı olmadığını belirteyim. Bu televizyon kanalı her ne kadar TRT’ye bağlı olarak yayın yapıyorsa da bu kanalın asıl görevi, halkın Meclis çalışmalarından bilgilenmesini sağlamaktır. Aslında TRT’nin da asıl görevi budur. Ancak TRT’nin yayınlarını izlediğimiz zaman kime karşı görev yaptığını bilmek hiç de zor olmasa gerek. Bugüne kadar, daha doğrusu AKP iktidara gelene kadar Meclis TV bu görevini tam olarak yapmıştır. Ancak AKP iktidarı döneminde bu görevini yapamaz hale gelmiştir. Yalçın Akdoğan’ın dinlemeye takılan konuşmalarına baktığımız zaman Meclis TV’nin geldiği durum hiç de iç açıcı değildir. Hani ‘’Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir’ ’ya işte bu yüzden. Milli iradeye çok saygılıyız ya o yüzden. Milletin hizmetkârıyız ya o yüzden. Yani demek oluyor ki milli irade, kendini yönetmesi için AKP’nin iktidar olmasına müsaade etmiş ancak, iktidar partisi milli iradeye kendisini denetlemesine müsaade etmiyor. İşte böylesine bir demokrasi ile yönetiliyoruz. Bunu da açıktan ve alenen Haber Türk Televizyonuna baskı uygularlarken sorumsuzca ifade edilebiliyorlar. Ciner Medya Grubu ile yapılan bu görüşmeler kendimize örnek aldığımız Almanya’ da, Fransa’da, İngiltere’de yapılmış olsaydı o bakan çoktan istifa etmişti. Ancak bizde bu ifadeleri sarf eden Bakanlar iktidardan düşmedikçe ve Başbakan görevden almadıkça gitmezler. Görev yaptıkları Bakanlıklar kendi çiftlikleri ya o yüzden.

Dinlemeye takılan konuşmalardan öğrendiğimize göre meğerse Haber Türk Gazetesi ve Televizyonunun yönetimi göstermelik olarak Ciner Medya Grubundaymış. Yani iktidar partisi Haber Türk Gazetesi ile Televizyonu tasarruf sigorta fonundaymış gibi müdahale etmişler. Başına da Mehmet Fatih Saraç’ı atamışlar. Sonra da tabi ki ‘’Alo Fatih’’ derler. Bu saatten sonra Ciner Medya Yayın Grubu bağımsız gazetecilik ve televizyonculuk yapamayacağına göre ‘’Gücü özgürlüğünde’’ sloganı yerine ‘’Gücü Dalkavukluğunda’’ sloganını kullanmalarını öneriyorum. Adını da ‘’Haber Türk’’ yerine ‘’AKP TÜRK ‘’ olarak değiştirmelerini tavsiye ediyorum.14.02.2014

SAİT BALCI

436 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.