MEKKE PROJESİ

sait-balci
Memleketin yoğun gündemi olduğu bugünlerde Kod adı: ‘’Mekke Projesi’’ olan bir medya satışı ön plana çıkıyor. Bu projeyi son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran sürekli gündemde tutarak halkı bilgilendirmeye çalışıyor. Tahmin edeceğiniz üzere sözü ettiğim proje Sabah ve ATV’nin satışı ile ilgili. Bu medya grubu bundan önce de birkaç el değiştirmişti. İlk sahibi Dinç Bilgin idi. Grubu daha sonra Turgay Ciner satın almıştı. TMSF 2007 yılında bu gruba el koydu.22 Nisan 2008 yılında da bu grup, 1,1 milyar dolara büyük umutlarla Başbakan’ın yakın akrabası olan Çalık grubuna satıldı. Sabah ve ATV o günden bu yana Çalık grubunun bünyesi altındaydı.

Ancak işler bu grupta beklendiği gibi gitmedi. Daha doğrusu Sabah ve ATV Çalık grubuna sürekli kaybettirdi. Hatta son dönemlerde Çalık Grubu gazete çalışanlarına maaş ödemekte ciddi zorluklar yaşadı. Bu yüzden kimi yazarlara yol verildi. Alınan bu önlemler de fayda etmeyince Çalık Grubu gazete ile televizyonu elinden çıkarmaya karar verdi. Ancak Başbakan’ın baskısı ile bu satış yakın bir zamana kadar gerçekleşmedi. Medya grubu bu dönemde ciddi para sıkıntısı yaşadı.17 Aralık Operasyonunda Halk Bankası Genel Müdürünün dinlemeye takılan konuşmalarında da bu sıkıntıların yaşandığı belgelendi. Dinlemeye takılan konuşmaların medyaya yansımasından öğrendik ki, Sabah ve ATV grubu Halk Bankasından personel maaşlarının ödenmesi için para istemiş. Halk Bankasından para istenmiş ama öyle kredi mevzuatına göre de değil. Yani Çalık Grubu parayı Halk Bankası sanki kendi şirketleriymiş gibi ‘’oradan para gönder’’ şeklinde istemiş. Dinlemeye takılan konuşmada Halk Bankası Genel Müdürü açıktan öyle para gönderemeyeceğini söylemiş ama sorunu nasıl çözdüğü dinlemeye takılmamış. Çalık Grubu o dönemlerde Halk Bankasını para kasası gibi gördüğüne göre sanıyorum hatırı sayılır birilerinin devreye girmesiyle geçici de olsa Halk Bankasından para aktarmışlardır. 17 Aralık Operasyonu ile tutuklanan eski Halk Bank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın görevde olduğu dönemlerde 2012 yılı sonu itibariyle bankanın 450 milyon dolar yüksek riskli kredisi varmış. Bunun içinde Çalık Grubuna ait kredi var mıdır bilmiyorum. Ancak gelişmeler öyle gösteriyor ki hatırı sayılır bazı kişiler bu dönemlerde Halk Bankasını para kasaları gibi kullanmışlar. Başbakan bir zamanlar iktidara geldiği sıralarda eski ANASOL D hükümetini dönemin partililerince kullanılmış usulsüz kredilerden dolayı ağır bir şekilde eleştirmişti. Şimdi geldiğimiz nokta da Başbakan’ın da o dönemin siyasetçilerinden bir farkı kalıp kalmadığını sizlerin yorumuna bırakıyorum. Atalarımız, ‘’Neyim demeyeceksin ne olacağım diyeceksin’’ diye boşuna söylememişler.

Çalık Grubu Sabah Gazetesi ile ATV Televizyonu’nun borçlarını ödeyemeyince tekrar satışa çıkarmışlardı. ‘’Mekke Projesi’ ’adı da bu yüzden verilmiş. İşte basın tarihinin yüzkarası olan satış da bu ‘’Mekke Projesi’’ ile anılıyor. Bu proje çerçevesi içinde de para havuzu kurulmuş. Kurulan para havuzuna işadamlarından para toplanması için hükümetin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım görevlendirilmiş. Para aktarmada sıkıntı çeken iş adamlarına Ziraat Bankası ile Halk Bankasından kredi açılması yönünde çalışmalar yapılmış. Sözüm ona bu bankalar para kasaları ya o yüzden. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’a göre de Binali Yıldırım,3 Eylül 2012 de Ankara Ahlatlıbel’de bulunan sosyal tesislerde Nihat Özdemir, Hayrettin Özaltın ve Adnan Çebi’den belli oranlarda, oluşturulan havuza para ödemelerini talep etmiş. Binali Yıldırım, bu işadamlarına aynı zamanda ödeyecekleri parayı önemsememeleri gerektiğini ve yakın bir zamanda İstanbul – Ankara hızlı tren ihalesi düzenleneceğini ve bu ihale ile zararlarını kapatabileceklerinin sözünü vermiş. Umut Oran’ın bu iddialarına Binali Yıldırım henüz bir yanıt vermediğine göre yorumu yine sizlere bırakıyorum.

Sonuç olarak Sabah ve ATV’yi yine Başbakan’a yakınlığı ile bilinen Cemal Kalyoncu aldı. Sözcü Gazetesinin yazdığına göre de Cemal Kalyoncu, şimdiye kadar Başbakan’dan birçok ihale almış. Anlaşıldığına göre Cemal Kalyoncu’ya verilmiş olan ihalelerin bedeli olarak Sabah ile ATV Televizyonunu verilmiş. Böylelikle Sabah ile ATV emin ellerde hükümetin borazanı olmasının devamı sağlanmış. Çalık Grubu da büyük bir yükten kurtarılmış. Böylelikle Mekke Projesi’ ’de başarıyla tamamlanmış. İleriki günlerde hükümetin, Sabah ile ATV’nin satışının perde arkasını soru önergesine dönüştüren Umut Oran’a yanıt verip vermeyeceğini göreceğiz. Ancak gelişmeler hiç de öyle iç açıcı olarak gelişmiyor. Zira iktidar Umut Oran’ın Meclise taşıdığı soru önergesinin kişisel internet sitesinden kaldırılması yönünde mahkeme kararı çıkartmış. Şimdi merak edilen soru ise bu soru önergesinin Meclisin internet sitesinden de kaldırılıp kaldırılmayacağı. 03.02.2014

SAİT BALCI

544 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.