GÜNAYDIN BAŞBAKAN

sait-balci
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ergenekon ve Balyoz Davaları için önemli bir adım attı. Başbakan’da fırsattan istifade yapılan teklife balıklama atladı. Başbakan, rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan çıkış yolu arıyor ya o yüzden. Cemaat ile gemileri yaktı ya o yüzden. Hükümeti sarıp sarmalayan rüşvet operasyonunun vatandaş üzerindeki olumsuz etkileri gördü ya o yüzden. Bu şekilde hem Cemaat ile hem de aydınlar ile mücadele edemeyeceğini gördü. Burada bir çıkar yol bulması gerekiyordu. Halk nezdinde dibe vuran karizmayı toparlaması gerekiyordu. İşte Başbakan bu yüzden Metin Feyzioğlu’nun inisiyatif alma girişimine anında yanıt verdi. Yoksa Cemaat tarafından köşeye sıkıştırılmamış olsaydı bugün bu adımları atar mıydı? Mümkün değil. Bu operasyonlar olmasaydı şimdi Ergenekon ve Balyoz üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’na laf yetiştiriyor olmaz mıydı? Bir de şimdi çıkmış sanki bugüne kadar bu davaların savcısı olduğunu söylememiş gibi günah çıkarıyor. Bu şekilde demokrasi kahramanlığı yaparak postu kurtarmaya çalışıyor. Yakında bu davalar üzerinden demokrasi nutukları da atarsa hiç şaşırmayın.

Gün geldi ve işte devran döndü. Başbakan şimdi Cemaatle birlikte Türk Ordusuna kurduğu kumpastan çıkma hamleleri yapmaya başladı. Yurtsever aydınlara kurdukları tuzaklar üzerinden de siyaset yapmaya başladı. Ey gözünü sevdiğimin siyaseti! Sen nelere kadirmişsin de benim haberim yokmuş. Onlarca aydın bugün senin yüzünden hapislerde değil mi? Senin yüzünden evlere ateş düşmedi mi? Atalarımız bile ‘’Ateş düştüğü yeri yakar’’ demişler. Dün ateş Türk Ordusunu yaktı. Yurtsever aydınları yaktı. Bugün ‘’Türk Ordusuna kumpas kuruldu’’ diyenler dün ne yapıyorlardı? Gece yarıları Türk Ordusunun emekli ve muvazzaf subayları gözaltına alınırken neredeydiler? Kozmik odaya girerlerken neredeydiler? Memleketin arazilerine davanın alt yapısının oluşması için silah gömerlerken nerelerdeydiler? Telekonferans yöntemi ile okyanus ötesinden bağlanarak iftira atılırken nerelerdeydiler? Ortada darbe yapılacağına dair en ufak bir ipucu dahi yokken onca subay suçlanırken nerelerdeydiler? Memleketin hırsızından, yankesicisinden, tecavüzcüsünden gizli tanık yapılırken nerelerdeydiler? Cep telefonlarına telefon kaydı, bilgisayarlara virüs yoluyla dosya yüklerlerken nerelerdeydiler? Komutanlar uzun tutukluluk sürelerine itiraz ederlerken nerelerdeydiler? Mahkemelerin hâkimleri ve savcıları tahliye taleplerini reddederlerken neredeydiler? Hani o zamanlarda yapılan yargılamalar adildi? Hani bağımsız yargıya müdahale etmek doğru değildi? Peki, o zamanlarda yapılan yargılamalar hukuk çerçevesi içinde gelişmiş ise şimdi nasıl oldu da yargılamanın adil olmadığı anlaşıldı? Ergenekon Davasına bakan zamanın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün sanıklarla ilgili tahliye talebinde bulunurken nerelerleydiler?

Ergenekon ve Balyoz Davalarının duruşmaları devam ederken uzun tutukluk sürelerinden dolayı defalarca tahliye taleplerinde bulunuldu. Silivri zindanlarında rahatsızlanan yurtseverlerin tedavilerinin tam teşekküllü hastanelerde yapılması istendi. Yeni kurulan Silivri zindanlarının sağlık açısından uygun olmadığı söylendi. Peki, bu talepler dillendirildiği sıralarda ne yaptılar? Adil yargılama talepleri karşısında ne yaptılar? Ben söyleyeyim. Hiçbir şey yapmadılar. O sıralarda Türk Ordusundan ve yurtsever aydınlardan intikam almanın keyfini çıkardılar. Bugün yayın hayatına devam etmekte olan Taraf Gazetesi yoluyla ‘’Darbe yapacaklardı’’ diye kamuoyunu yanıltmaktan başka hiçbir şey yapmadılar. ‘’Camiyi bombalayacaklardı’’ diye din sömürüsü yaptılar. Operasyonların yapıldığı günlerde demokrasi nutukları attılar. Askeri vesayeti ortadan kaldırıyoruz diye dış devletlerde nutuklar attılar. ‘’İyi ki bu ordu ile savaşa girmemişiz’’ diye alay bile ettiler. O zamanlarda içlerinden bir Allah’ın kulu çıkıp ta ‘’bu kadarı da fazla ‘’bile demedi. Türk Ordusuna ve yurtsever aydınlara atfedilen asılsız suçlamaları sorgulamadılar bile. O zamanlarda Türk Ordusuna kurulan kumpas belli değil miydi? Peki, neden seslerini çıkarmadılar o zaman? İşte o zamanlarda yıllardır içlerinde besledikleri kini kustular.

Bütün bu olanlardan sonra şimdi kalkıp ta ‘’Türk Ordusuna kumpas kurdular ‘’diyerek kendilerini temize çıkarma girişimlerine hiç kusura bakmasınlar beni inandıramazlar. Bu saatten sonra akılları yeni başlarına gelmişse bana artık ‘’Günaydın Başbakan’’ demekten başka bir şey gelmiyor. 08.01.2014

SAİT BALCI

464 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.