İLERİ DEMOKRASİNİN SAYIŞTAY KORKUSU

sait-balci
Yakından takip ediyor musunuz bilmiyorum ama siyasi iktidarda bir Sayıştay korkusu var. Bu korku İleri demokrasi ile başladı. Keşke ileri demokrasiye geçilmeseydi de bu korku olmasaydı diyorum ama artık iş işten çoktan geçti. İleri demokrasiye geçeli hayli zaman oldu. Şimdi durduk yerde geriye de dönmek de olmaz. İleri demokrasinin uygulamalarını sanırım yandaş olmayan basından takip ediyorsunuzdur. İçki yasaklarından kürtaja, toplantı ve gösteri haklarından ifade özgürlüğüne, 4+4+4 adlı kesintili eğitimden dindar gençlik yetiştirmeye, kamusal alanlarda başörtü yasağının kalkmasından dekolteli sunucuların işten kovulmasına, Gezi ve Taksim eylemlerine katılan öğretmelerin fişlenmesinden Cumhuriyet Halk Partili ve Milliyetçi Hareket Partili Milletvekillerin fişlenmesine, Türk Milleti’nin ayaklar altına alınmasından andımızın kaldırılmasına, Türk Ordusu’nun tasfiye edilmesinden aydınların esir alınmasına varana kadar daha birçok ileri demokrasi uygulamalarını örnek gösterebiliriz. Bu örneklerin her biri birer ileri demokrasi örneği teşkil etmektedir.

Şimdi demokrasiyi bu derece ileri düzeye taşıyan siyasi iktidar Sayıştay’dan korkar mı demeyin. Aslında buna korkmak yerine ileri demokrasinin zarar görmesini önlemek de denilebilir. Bugüne kadar olan uygulamada Sayıştay Başkanlığına bağlı denetçilerin kamu kurumlarının hesaplarını incelediği raporlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine geliyordu. Siyasi İktidar devrim niteliğinde yapmış olduğu uygulama ile kurum içinde ‘’Sayıştay Raporlarını Değerlendirme Kurulu’’ oluşturdu. İşte şimdi bu kurul kamu kurum ve kuruluşların hesaplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne gelmesini önlemekle görevli. Yani daha doğrusu tabiri caizse siyasi iktidarın kirli çamaşırlarını halktan gizlemek ile görevli. Düşünebiliyor musunuz, ele geçirmiş oldukları Sayıştay’ın raporlarına bile tahammülleri kalmamış. Belli ki ele geçirilmiş Sayıştay içinde bile tamamen siyasi iktidarın yörüngesine girmemiş denetim personeli var. İşte bu denetin personelinin raporlarını halktan ‘’Sayıştay Rapor Değerlendirme Kurulu’’ ile kaçırıyorlar. Ne kadar demokratik değil mi? Devlet içinde devlet olmuşlar.

Bu aşamada halen daha siyasi iktidara destek veren vatandaşlarımızın bu olguları iyi analiz etmeleri gerekiyor. Çünkü demokrasi vaat eden bir iktidarın demokrasi anlayışı malum yapmış olduğu uygulamalardan yeterince belli oluyor. ‘’Kimsenin tavuğuna kişt mi dedik’’ derlerken yaptıkları ortada. Kendilerine göre Kamusal alanda başörtüsünü serbest bırakırlarken normal giyinen kadınlara şimdiden karışmaya başladılar. Televizyon sunucularını giymiş olduğu kıyafetlerden dolayı işlerinden etmeye başladılar. İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin bile giyim kuşama karışmayacaklarını beyan ederken bizimkiler eski İran’a özeniyorlar. Yeni İran, kadına sosyal haklarını vermeye başlarken bizimkiler geri almaya başladılar. Hamile bir kadının sokağa çıkmasına bile tahammül edemeyen zihniyet şimdi de açık giysi giyen kadınları işlerinden ediyorlar. Aslında bunlar daha bir başlangıç. Bu göstergeler ileriki günlerde daha da şımaracakların belirtileridir.4+4+4 adlı kesintili eğitim uygulamasını getirirlerken, kamusal alanda başörtüsü yasağını kaldırırlarken aslında kadınlara özgürlük yerine erkeğe bağımlılığı yaygınlaştırıyorlardı.

Sayıştay Raporlarının da devre dışı kalmasıyla bundan böyle artık siyasi iktidarın ne haltlar çevirdiklerini de öğrenemeyeceğiz. Hangi kurum ve kuruluşlarda ihaleye fesat karıştırıldığını öğrenemeyeceğiz. Hangi kurum ve kuruluşlarda yolsuzluk yapıldığını öğrenemeyeceğiz. Böylelikle siyasi iktidar çiftlikte rahatça at koşturabilecek. Yapmış olduğu icratlardan hesap vermeyecek. Al gülüm ver gülüm içinde memleketi idare etmeye devam edecek. 18.10.2013
SAİT BALCI

474 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.