CİHAT MEVSİMİ

sait-balci
Uzun zamandır Suriye’de 3 adet cihat uygulanıyor. Bunlardan birincisi şeriat cihadıdır. İkincisi Esad cihadıdır. Üçüncüsü ve sonuncusu ise sex cihadıdır. Yani üçü bir arada olan cihat bunlar. Karışan eden yok. Yani kendi kafalarına göre cihat icat edip uyguluyorlar. Din bilginleri bu cihatları doğru buluyorlar mı, İslami inanışa göre doğru mu değil mi soran eden yok. Kendi başlarına göre dini yorumluyorlar. Çıkarları ile örtüşen her durum onlara mubah, ancak çıkarlarına ters düşen durumlar ise günah. Hal böyle olunca pek tabi ki günahı da sevabı da onlar belirliyor. Bu durum her militan gruba göre de değişiklik gösterebiliyor. Örneğin günah ve sevap Özgür Suriye Ordusu içinde yer alan gruplar için farklı olabiliyor, bu grubun dışında kalan ve kendi kafalarına göre hareket eden gruplar için farklı olabiliyor. Kendini İslami inanışına adadığını iddia eden bu gruplara göre cihat, bu kadar zengin yani. Ne diyeyim? Allah daha çok cihat nasip etsin.
Şimdi bu cihatları isterseniz biraz daha açalım. Hani daha iyi anlaşılsın diye. Mevcut olan bu cihatları yorumlamak din âlimlerinin işi ancak onlardan bu yönde bir yorum geldiğine ben pek tanık olmadım. Beki de kaçırmış olabilirim. Eğer din bilginleri bu konuda görüş bildiremiyorlarsa vay İslam âleminin haline. Suriye’de İslami cihat uğruna kan gövdeyi götürürken birileri duruma müdahil olamıyorsa vay dünyanın haline. Eğer hal böyleyse bu cihatçıların, Sırp kasabı Miloseviç’ten herhangi bir farkları kalmış mıdır? Sözüm ona bu cihatçılar, Suriye’de masum Kürt halkını katlediyorlar. Alevi halkını katlediyorlar. Hristiyan halkına yönelik katliamlar düzenliyorlar. You Tube adlı internet sitesinden ne katliamalar gördüm. Örneğin yoldan geçen masum tır şoförlerini, sormuş oldukları bazı İslami terimleri bilmedikleri için göz göre göre, dehşet içinde katlettikleri videoyu daha yeni izledim. Uygulanmakta olan bu katliamların İslam ile bağdaşıp bağdaşmadığını bilmek için din bilgini de olmaya gerek yok. Tablo ortada. Katliamları, İster Esad yapsın isterse kendini cihatçı ilan eden bu militanlar yapsın hiç fark etmez. Sonuç itibariyle bu yapılmakta olan vahşetler insanlık ayıbıdır.

Şimdi biraz da Esad’a karşı ilan edilmiş olan İslami cihadı açalım. Başlangıçta Suriye’den dolayısıyla Beşar Esad’dan ne isteniyordu? Yani Büyük Ortadoğu Projesi uğruna Esad’dan neler talep edilmişti? Esad, Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir piyonu olmayı reddedene kadar Suriye’de aktif bir muhalif eylemleri var mıydı? Suriye’de İslami cihat ilan edilmiş miydi? Yoksa Esad İslamin önünde bir engel miydi? Elbette hayır. Esad, ne zaman Büyük Ortadoğu Projesine yem olarak Suriye‘yi teslim etmedi ise işte o zaman başladı her şey. Demokrasi o zaman hatırlandı. Muhalefet o zaman hatırlandı. Diktatörlük o zaman hatırlandı. Oysaki Büyük Ortadoğu Projesinin içinde yer alan Suudi Arabistan da demokrasi var mı yok mu sorgulayan yok. Suudi Kral’ının seçimle mi işbaşına gelip gelmediğini sorgulayan yok. Demokrasi, Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerine konamadıkları anda hatırlandı. Muhalefeti dışarıdan taşıma ile getirdikleri teröristlerden oluşturdular. Tunus’tan, Libya’dan gelen İslami militanlardan yeni bir ordu kurdular. Amaç Esad’ı tahtan indirmenin yansıra irili ufaklı olmak üzere Suriye’yi parçalamak. Suriye parçalandığı zaman Irak’ta olduğu gibi demokrasi fışkıracak ya o yüzden.

Gelelim, Suriye topraklarında ilan edilmiş olan ikinci cihatta, yani İslami cihada. Şu an İslam Ülkelerini birbirleri ile savaşmaya iten olgu nedir? Bugün İslami militanları kimler kullanmaktadır? İslami militanlar kimlerin çıkarları doğrultusunda mücadele etmektedirler? Birbirleri ile çatışan İslami guruplar hangi cihadı yapacaklar? Dünya barışı adına attıkları en ufak bir adım var mıdır? Hiç kimse kusura bakmasın. Bu militan grupların yaptıkları vahşetin İslami cihatla uzaktan yakından alakası dahi yok. Büyük sermaye sahiplerinin çıkarlarına hizmet etmekle cihat olmaz. Asıl cihat, İslam topluluklarını yok etmeye yönelik düzenlenmiş her türlü eylem ve fikirlere karşı yapılabilir. Dünya barışını sekteye uğratmak isteyen emperyalist ülkelere karşı yapılabilir. Yoksa Emperyalist güçlerin desteği ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı cihat ilan edilmez. Bu durumu anlamak için fazla çaba göstermeye de gerek yok. Esad’ın kimlere karşı mücadele verdiğine bakmak yeterlidir. Yoksa Esad Müslüman değil diye cihat ilan edilmez.

Sıra şimdi ilan edilmiş cihatların en sonuncusuna geldi. Yani sex cihadına. Doğrusunu isterseniz ben bu cihadın adını bile ağzıma almaktan nefret ediyorum. Cihat, cihat olalı böylesine cihat ta görülmemiştir herhalde. Konuya direk gireceğim. Başka yolu da yok zaten. Bu cihadın amacı, Tunus’tan kandırılmış olan genç kadınların ve kızların malum Suriye’de savaşmakta olan militanların sex ihtiyaçlarını karşılamaları için onlara sunulmasıdır. Böyle bir cihat olabilir mi? Ama oluyor işte. Genç kadınlar ve kızlar cennete gitme vaadi ile kandırılıp militanlara sunuluyor. Bu duruma yine din bilginlerinden gelmiş bir itiraza da rastlayamadım. Kadını köle gibi gören bu anlayış İslam anlayışı olamaz. İslam anlayışı ile de bağdaşması hiç mümkün olamaz. Olsa olsa bu durum, zavallı genç kadınları ve kızları kendi sex isteklerinin giderilmesi için kullanan sahte Müslümanların işi olur. 30.09.2013

SAİT BALCI

721 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.