KOZMETİK BİR SÜREÇ DEĞİLMİŞ

sait-balci
ABD Başkanı Obama ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in G–20 zirvesinde bir araya gelmelerinden sonra Suriye’de kimyasal silahların arındırılması ile ilgili başlayan diyalog Cenevre’de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile devam etti. Görünüşe bakılırsa taraflar yapılan müzakerelerden memnun olmuşa benziyorlar.
Çünkü bu konu ile ilgili Kerry ile Lavrov tekrar bu kez ABD’de bir araya gelmeye karar vermişler. Yapılan görüşmelerden memnun olmayanlar da var tabi. Memnun olmayanları tahmin etmek hiç de zor değil. Yapılmakta olan görüşmeler, bölge halklarını fazlasıyla memnun ederken bizim ülkenin Başbakanı ve Dışişleri Bakanını memnun etmedi ne yazık ki. Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılması ile ilgili sürece en fazla katkıyı koyan Rusya gelinen noktadan memnun. Keza Irak’ta görüşmelerin devam etmesinden oldukça memnun görünüyor. İran zaten baştan beri bölgede savaş çıkmamasından yana tavrını net bir şekilde ortaya koymuştu. Geriye komşularımızdan kim kaldı? Ellerini suya sabuna sokmayan Bulgaristan ile Yunanistan’dan başka kimse kalmadı. Komşularımızın neredeyse tamamı yapılmakta olan görüşmelerden memnun olmuşlarken bizimkilerin derdi nedir? Bugüne kadar savaş çığırtkanlığını körüklemekten başka barış adına yaptıkları en ufak bir hareket maalesef yok. İllaki Suriye’ye girecekler. Bölgede daha fazla kan akmayınca canları rahat etmiyor çünkü.

G- 20 Zirvesini televizyon ekranlarından yer yer takip ettim. Bu zirvede bildiğim kadarı ile Başbakan, Putin ve Obama ile görüşme yapacaktı. Ancak zirvede böyle bir görüşme meydana gelmedi. Putin, Başbakan’a görüşme için randevu dahi vermemiş. Ancak Obama ikinci gün olabilir demiş. Tabi ikinci günde böyle bir görüşme olmamış. Bir ara ekrana Başbakan’ın Putin’i kolundan çekiştirerek konuşmaya çalıştığı yansıdı. Açıkçası buradan itiraf etmeliyim ki ekranlara yansıyan bu görüntüden ben utandım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ı bu durumlara düşmemeliydi. Keşke hiç görüşme yapmasaydı da bu görüntüler ekranlara yansımasaydı. Burada Dışişleri Bakanlığının da ciddi anlamda kusuru var. Bu görüşme trafiğini Başbakan’ın yerine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yürütmeliydi. Ekranlara yansıyan bu hoş olmayan görüntülere de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu muhatap olmalıydı. Ancak bu zirvede Davutoğlu’nun herhangi bir temasına da rastlayamadım. Belki o sıralar Suriye’ye olası yapılacak saldırının detaylarını gözden geçiriyordu. ABD Başkanı Obama o sıralarda defalarca ‘’olası saldırının kararını daha vermedim’’ demesine rağmen Davutoğlu’nun Suriye’ye bir ana evvel girme isteği bana ‘’kendi kendine gelin güvey olmak ‘’ atasözünü hatırlattı.

Görünüşe bakılırsa Ahmet Davutoğlu yaşananlardan halen daha bir ders almamışa benziyor. Putin ile Obama’nın, Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılması konusundaki vardıkları mutabakatı Davutoğlu’nun benimsememiş olduğu anlaşılıyor. Aslında Obama’nın Davutoğlu ikna etme gibi bir derdi yok. Ancak Davutoğlu’nun söylemleri, gerek Obama’nın gerekse Kerry’nin samimiyetine inanmadığı izlemini yaratıyor. Davutoğlu bu sözleri söyleyecek cesareti nereden buluyor bilemem ama böyle giderse Kerry’den esaslı bir azar işiteceğe benziyor. Davutoğlu yine ABD ile Rusya arasında varılan mutabakat konusunda yapılan girişimi ‘’kozmetik bir süreç’’ olarak tanımlamış. Davutoğlu’nun bu değerlendirmesine Amerikan Dışişleri Bakanı sözcüsü, Davutoğlu’nu yalanlayarak ‘’yeni girişimin kozmetik bir süreç olmadığını ve Suriye için en iyi yolun askeri hareket olmadığını’’ söylemiş. Güler misiniz ağlar mısınız? 16.09.2013

SAİT BALCI

547 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.