ESAD MI, OBAMA MI?

sait-balci
Rusya’nın kimyasal silahları teslim etme önerisine Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın yeşil ışık yakmasından sonra Obama’da Suriye’ye yapılacak olası saldırı talebinin oylanmasını ertelediğini duyurdu. Bu gelişme ise savaş çığırtkanlarının morali hayli bozmuşa benziyor. Özellikle öteden beri saldırı için can atan siyasi iktidarın hevesi de kursağında kaldı. ‘’Gir çık’’ı bile yeterli bulmayan iktidar partisi, Rusya ile ABD’nin anlaşması sonucu deyim yerinde ise yıkıldı desek yanlış değerlendirmiş olmayız. Öyle ya ha bugün ha yarın top yekûn savaş hazırlıklarına bile başlanmıştı. Silahlı Kuvvetlere bile talimat verilmişti. Olası saldırı için vatandaşlardan araç temini için bile program yapılmıştı. Araçlarını vermek istemeyenlere çok yüksek cezalar öngörülmüştü. Bu konuda Metin Uca’nın atmış olduğu tweet aklıma geldi. Metin Uca atmış olduğu tweet’ te, Irak’ta olduğu gibi bir koyup bin alacağımız varsayımı üzerinden vereceği arabasının iki tane olacağını yazmıştı.

Hey gidi günler hey. Daha düne kadar televizyon kanallarında özel yetkili yorumcular, Obama’nın Suriye’ye olası saldırı kararını daha vermemesine rağmen hemen her gün saldırı planları yaptılar. Ne zaman saldırılacak, nasıl saldırılacak, kaç gün sürecek, bu saldırıda ülkemize düşen görevler nelerdir hepsini konuştular. Hani nerdeyse saldırının merkezinin yandaş medyada olduğunu sanırsınız. Olası saldırı bunların kontrolünde sanırsınız. Kafalarında canlandırmış oldukları hayallerini tümüyle ortaya döktüler. Onlara göre Esad’ın ne barbarlığı kaldı ne de kullanmadığı kimyasal silahı. İçlerinden bir tanesi bile kullanılmış olan kimyasal silahın kim tarafından kullanıldığına dair kesin yanıt yok diyemedi. Belli ki televizyon kanalına gelmeden evvel ne diyecekleri sıkı sıkıya tembih edilmiş. Onlar da maşallah derslerine iyi çalışmış öğrenciler gibi söylenenleri harfi harfine yerine getirdiler. Şimdi buradan isim vermeyeceğim. Zaten onları sizler iyi tanıyorsunuz. Onları dinlerken ne kadar da savaş heveslisi varmış demekten kendimi alamamıştım doğrusu.

Peki, şimdi ne oldu? Nereye gitti bu savaş çığırtkanları? Merak etmeyin bir yere gitmediler. Onlar yeni görev için talimat bekliyorlar. Şu an için Obama ile Putin’in anlaşması sonucu moralleri bozuldu o kadar. Halbuki şimdi saldırı emri verilmiş olsaydı onlar için ne kadar güzel olacaktı. Kimisi teröristlerin ele geçirmiş olduğu bölgelerden yorum yapacaktı. Kimisi saldırının merkezi olan ABD’den yorum yapacaktı. Kimisi de Hatay, Antakya illerinden yorum yapacaklardı. Sanki sanırsınız ki vatan düşman işgaline uğramış da onlarda Türk Ordusun düşmanları bertaraf edeceğine yönelik yorum yapıyorlar. O derece yani. Oysaki onlar var güçleri ile işgalci güçleri savunuyorlar. Vatan işgale uğramış olsaydı bunların hiç birini ortalıkta göremezdiniz ama neylersiniz. Çünkü onlar Ali Kemalcidirler. Vatanı savunmak yerine İşgalci güçler ile birlikte olurlardı. Ne dersiniz yanılıyor muyum?

Şimdi yandaş basın Obama’nın saldırı için kongreden istemiş olduğu yetkinin oylanmasını ertelemiş olmasını, Esad’ı bulunmuş olduğu zor durumdan kurtarmış olduğuna bağlıyor. Oysaki ben bu görüşe katılmıyorum. Çünkü Birleşmiş Milletler Örgütü daha kimyasal silahları kimin kullandığını tespit etmedi. Bu durumda Esad’ın kimyasal silah kullandı diye tepesine üşüşecek yasal bir kılıf yok. Her ne kadar ABD başta olmak üzere siyasi iktidar da dâhil Birleşmiş Milletler ’in kararını beklemeden saldıracaklarını beyan etmişlerse de ilk etapta Britanya Meclisinden esaslı bir gol yediler. Avam Kamarası Suriye’ye olası saldırı iznini vermedi. Almanya zaten bilindiği üzere öteden beri Suriye’ye yapılacak saldırıya sıcak bakmadığı için ortalıkta hiç gözükmedi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise yapılacak saldırıda sorumluluk alacağını söylemesine rağmen hep geri planda kaldı. Yani inisiyatif alma yoluna hiç gitmedi. Bu aşamada ise ABD Başkanı Obama deyim yerinde ise iki arada bir derede kaldı. Çünkü Obama, Büyük Ortadoğu Projesinin uygulama sürecinde Cumhuriyetçilerden farklı bir siyaset güdüyordu. Yani Arap Baharlarının yaşandığı bölgelere kendi direk müdahale etmiyor ihaleyi bölge ülkelerinin üzerine yıkıyordu. Bu politika Obama’nın seçilmesinden bu yana kadar hep devam etti. Obama şimdi de yine aynı taktiği izliyor. Yapmış olduğu konuşmalara bakıldığı zaman zaten bu durum gayet iyi anlaşılıyor. Peki, Obama bugüne kadar özetle ne demişti? Obama, uzun sürecek müdahalelerden kaçındıklarını söyledi. Bir tek Amerikan askerinin karaya ayak basmayacağını söyledi. Kara harekatının olmayacağını söyledi. Sadece Esad’ın bundan sonra kimyasal silah kullanmaması yönünde stratejik öneme sahip birkaç hedefi vuracağını söyledi. Amacının Esad’ı devirmek olmadığını altını basa basa söyledi. Çünkü Obama biliyordu ki, Esad sonrası Suriye’ye kimin hakim olacağı belli değildi. Obama Suriye’yi El Kaide teröristlerinin eline bırakmak istemiyordu. Eğer bölgeye bugün Obama’nın desteklediği Özgür Suriye Ordusu hakim olabilmiş olsaydı Obama Esad’ı çoktan iktidardan indirmişti. Ancak işte görüldüğü üzere durumlar bu denli karışık olduğu için ve kullanılmış olduğu kanatına varılan kimyasal silaha tepkisiz kalmamak için birkaç füze atışıyla saldırı geçiştirilecekti.

ABD Başkanı Obama bu gelgitlerin arasında G–20 zirvesine katıldı. Orada Putin’i saldırı konusunda ikna etmeye çalıştı. Bu arada süreci yavaşlatmak ve yeni bir hamle yaratmak maksadı ile daha önce topu atmış olduğu Senato üyelerini tek tek arayarak ikna etmeye çalıştı. Ancak görünen oydu ki Amerikalılar da, İngilizler gibi ikinci bir Irak yaşamak istemiyorlardı. Bu durum senato üyelerine de yansımıştı. Oylamadan gerekli olan 60 oyun alınması mümkün görünmüyordu. İşte tam bu sırada oylamaya saatler kala Rusya’nın teklifi gündeme bomba gibi düştü. Rusya, Esad’ın kimyasal silahları devretmeyi kabul ettiğini bildirdi. Obama bu haber üzerine derin bir oh çekti. David Cameron gibi senatodan gol yemekten kurtuldu. Dahası karizmasını çizdirmekten kurtuldu. Teklife balıklama atlayarak oylamayı ertelediğini duyurdu. İşte işin özü de sözü de budur. Şimdi söyler misiniz Esad’ mı yoksa Obama’mı zor durumdaydı? Amerikan ve İngiliz vatandaşlarının neredeyse tamamı olası saldırıya karşı çıkarlarken kozlar kimden yanaydı? Bu kargaşa içinde Suriye’ye yapılacak saldırının bir yasallığı kalmış mıydı? Senatodan çıkmayan bir saldırı gerçekleştirilebilir miydi? Amerikan ve İngiliz halkının onaylamadığı bir saldırı gerçekleştirilebilir miydi? Ne dersiniz? Sizce kim daha zor durumdaydı? Esad’ mı Obama’mı? 13.09.2013

SAİT BALCI

503 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.