KİMYASAL YOK, YALAN VAR

sait-balciÖzgür Suriye teröristleri tarafından Duma, Raybin, Ayn, Torma ve Maaddamiya’da Suriye Ordusunun kimyasal silah kullanıldığı yalanı nihayet ortaya çıkmaya başladı. Biliyorsunuz kimyasal silahların kullanıldığı yalanı ortaya atıldığı zaman bölgede Birleşmiş Milletlerin kimyasal silah denetçileri incelemelerde bulunuyordu. Suriye Devlet Başkanı Esad, kimyasal silah kullanacak olsa Birleşmiş Milletler’in silah denetçilerinin ülkede olmadığı bir zamanda yapardı. Esad henüz daha aklını yitirmediğine göre bu işte zaten bir bit yeniği vardı. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa ve siyasi iktidar bir oldubitti içinde Suriye’ye hemen müdahale edilmesini istiyorlardı. Öncelikle ellerinde kanıt var yalanına sarıldılar. Oysaki ellerinde baktıkları kahve falından başka elle tutulur gözle görülür bir belge yok. Zaten kimyasal silah kullanılmış ise de kimin kullandığının pek fazla önemi de yok. Çünkü Suriye’ye müdahale etmek için bir bahane arıyorlardı. Şimdiye kadar bir bahane yaratamayan Özgür Suriye teröristleri, şimdi öldürülmüş çocuk cesetlerini bahane ederek uluslararası kamuoyunu ve toplumu yanıltma yoluna gittiler. Ancak hiç kimse bölgede araştırma yapan Birleşmiş Milletler denetçilerinin incelemelerini beklemeye tahammül edemediler. Çünkü yalanları ortaya çıkacaktı. Çünkü karar çoktan verilmişti. Bu yüzden silah denetçilerinin incelemelerine de ihtiyaç yoktu. ABD, Okyanus ötesinden Suriye’nin falına bakarak kimyasalların kullanıldığını tespit etmişti, ancak kimyasallar kullanılmış olsa bile kimin kullandığının da hiçbir önemi yoktu. Önemli olan kimyasal silahların kullanılması idi. Bu da Suriye’ye müdahale etmeye yeterdi de artardı bile. Kimyasalı, Suriye Ordusu da kullanmış olsa müdahale Esad’a yapılacaktı, muhalif denilen terörist örgütler kullanmış olsaydı yine müdahale Esad’a karşı yapılacaktı. Yani her yol Ankara’ya çıkıyor. Büyük Ortadoğu Projesi işte böyle sağlam bilgi ve belgelere dayalı olarak uygulanıyor.

Aydınlık Gazetesinden Mehmet Yuva, Şam’a giderek Birleşmiş Milletler araştırma heyeti mensuplarıyla Four Season Oteli’nde görüşme yapmış. Mehmet Yuva’yı böyle kritik bir süreçte Şam’da BM araştırma mensupları ile görüşme yaptığı için kutluyorum. Bölgede ABD ve onun işbirlikçilerinin araştırma zahmetine bile katlanmadan uzaktan ahkâm kesmelerine karşın Mehmet Yuva her şeyi göze alarak gerçekleri ortaya çıkarmış. Bu süreçte bölgeye Mehmet Yuva, haricinde başka yabancı gazeteci gitmiş mi bilmiyorum ama en azından Mehmet Yuva kimyasal silahların kullanılıp kullanılmadığına dair bilgileri konunun direk muhataplarından öğrenmiş. Ülkemizde savaş tamtamları çalan yandaş gazeteci meslektaşlara Mehmet Yuva’dan gerçekleri öğrenmelerini tavsiye ederim. ‘’Davulun sesi uzaktan hoş gelir’ ’diye bir atasözümüz vardır ya şimdi onu anımsadım. Hemen hemen her gün değişik televizyon kanallarında ‘’ABD şimdi vuracak yok olmadı yarın vuracak’’ diye yorum yaparak gazetecilik yaptığını sanan yandaşların Mehmet Yuva’dan çok öğrenecekleri var.

BM araştırma heyeti denetçileri yaptıkları incelemelerde kimyasal başlık taşıyan füze bulgusuna rastlamadıklarını söylemişler. Öteden beri Esad’ın, BM heyetine kimyasal silahların kullanılıp kullanılmadığına dair incelemeye müsaade etmedikleri yalanına başvuruyorlardı. Oysaki Birleşmiş Milletler denetim heyetinin başında olan Angela Kane, Suriye Hükümetinin yaptıkları araştırmaları engellemediklerini hatta kendilerine daha yardımcı olduklarını söylemiş. Angela Kane, Mehmet Yuva’ya vermiş olduğu bilgide ölen çocukların aileleri ile birlikte iken olası bir kimyasal silahla ölmediklerini söylemiş. Yani ölen çocukların aileleri, çocukların daha önceden kaçırıldıklarını söylemişler. Eğer çocuklar aileleri ile birlikte iken kimyasal silah kullanılmış olsa idi şimdi aileleri de ölmüş olacaktı. Oysaki ölen çocukların ailelerin de herhangi bir sağlık problemi yokmuş. Bu bilgi gerçekleri açıklamaya yetiyor. BM silah denetçilerinin tahminine göre kaçırılan çocuklar bilinmeyen bir yerde kimyasal ilaçlarla veya başka bir yöntemle öldürülerek kimyasal süsünün verilmiş olabileceğini söylemişler. BM heyeti ayrıca çocukların öldüğü bir ortamda o bölgede bulunan askerlere ve vatandaşlara herhangi hiçbir şey olmaması kimyasal silah kullanılmadığına dair bir kanıt olduğuna değinmişler. Birleşmiş Milletler araştırma heyetinin başında olan Angela Kane, sanıyorum cumartesi günü Suriye’den ayrılacakmış. Birleşmiş Milletler Örgütü, Angela Kane’nin Suriye’den ayrılmasından sonra sanıyorum bir açıklama yapacaklardır. Ancak böyle bir rapora ve açıklamaya ABD ve onun işbirlikçilerinin yine dikkate alacaklarını hiç sanmıyorum, tıpkı körfez savaşında olduğu gibi. Gerçekleri yüzlerine de vursanız yine de teröristleri nasıl haklı çıkartabileceklerini düşüneceklerdir.

2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell körfez savaşı sırasında Irak’ta kitle imha silahlarının bulunduğunu iddia etmişti. Irak, Saddam Hüseyin’in elinden alınmasından sonra ise Colin Powell, kitle imha silahı konusunda yanıldığını itiraf etmişti. İşte şimdi yine yeni bir yalan ile Suriye talan edilmek isteniyor. Vakit daha henüz erken iken söz konusu iddialar doğru mu yanlış mı diye sorgulayan yine yok. Her şey Esad’ın devrilmesine bağlı. Koalisyon güçlerine, Esad devrilsin de kimyasal silah kullanılmış kullanılmamış pek fazla önemi yok düşüncesi hâkim. Eğer geçmişte Eski Dışişleri Bakanı Colin Powell, yapmış olduğu yanlış değerlendirmeleri neticesinde binlerce insanın ölümünden sorumlu tutulsaydı bugün belki de koalisyon güçleri en azından yoğurdu üfleyerek yerlerdi.
30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun. 30.08.2013

SAİT BALCI

482 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.