ÇOCUĞUMUZA KADAR FİŞLEMİŞLER

sait-balciTaraf Gazetesi,10 Haziran 2013 Tarihinde MİT’in PTT, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Hava Yolları ile özel bir protokol yaptığını ve bu yolla vatandaşların özel bilgilerini Anayasaya aykırı olarak ele geçirip yeni bir fişleme sistemi kurduğunu yazmıştı. Taraf Gazetesinin bavulcu lakabıyla bilinen Mehmet Baransu, gazetenin 24 Ağustos Cumartesi günkü sayısında da daha önce MİT’in reddettiği fişlemeyi doğruladığını yazmış. Taraf Gazetesinin haberine göre söz konusu fişlemeyi Çevre Bakanı Bayraktar, Mecliste bir soru önergesi üzerine tüm tapu kayıtlarını MİT’te aktardıklarını açıklamış. Maliye Bakanı Şimşek’te katıldığı bir TV programında ‘’ kimin nereye uçtuğunu, çocuğunun bilgilerini, apartman aidatlarını biliyoruz ‘’demiş. Sanıyorum siyasi iktidar bu uygulamasıyla dinleme ve fişleme öyle olmaz böyle olur demek istiyor. Akıllarına her geldiğinde 28 Şubat kararlarına söylemedik laf bırakmayan siyasi iktidara şimdi yaptıkları topyekûn dinleme ve fişlemeler için kolaylıklar diliyorum.

Yapılan tüm dinlemeler ve fişlemeler protokol kapsamındaymış. Dikkat edin, yasal diyemiyorlar protokol diyorlar. Madem protokoller yasal statüde sayılıyor o zaman 28 Şubat ’da protokol kapsamında sayılmaz mı? 28 Şubat’a yapılan tüm soruşturmalar da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmez mi? Bağımsız ve tarafsız yargı 28 Şubat’ı bu açıdan değerlendirir mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü ülkemizde hüküm sürmekte olan yargı, tarafsız ve bağımsızdır. İrticanın odağı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından tescillenmiş AKP protokol kapsamında, dinleme ve fişleme yapabilir ancak Cumhuriyetin bekçileri yapamaz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği laik cumhuriyeti korumak ve kollamak darbeye teşebbüs sayılır. Bir ABD projesi olan 12 Eylül Askeri Darbesinden hesap sorulamaz ancak ülkenin siyasal İslam’a doğru kaymasını engel olan 28 Şubat’tan hesap sorulur. Hem de müebbet hapisler verilerek. Ömür boyu hapisler verilerek. Bunun adı da ileri demokrasi olur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından sonra dinleme ve fişlemelere siyasi iktidarın vereceği yanıtları hep beraber göreceğiz. Tabi ki yine gündemi olmadık konularla meşgul etmezler ise. Muhalefet partileri de umarım AKP’nin treninin vagonuna takılıp da soruşturma önergesi vermeyi unutmazlar. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisinin Anayasa Komisyonu üyelerinden Konya Milletvekili Attila Kart ile İzmir Milletvekili Rıza Türmen daha önce iktidar partisinin Anayasa komisyonu üyeleri tarafından aldattıklarını itiraf etmişlerdi. Bu duruma rağmen Kart ile Türmen Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Komisyonu üyeliğine devam ettirildiler. Demek ki iktidar partisi tarafından Atatürk’ün partisinin aldatılmasına sebep olmak suç sayılmıyormuş. Atatürk’ün kurduğu partinin, aldatılanlar tarafından yönetilmesi, sizleri bilmiyorum ama benim içimi sızlatıyor. Halen görevde olan bu komisyon üyelerinin siyasi iktidar partisine dinleme ve fişlemelerle ilgili hesap sorabileceklerini aklım pek kesmiyor ama yine de umudumu korumak istiyorum. Siyasi iktidarın vatandaşları dinlemesi ve fişlemesinden hesap sorabileceklerinden vazgeçtim en azından kendilerinin dinlenmesinden hesap sorabilirlerse büyük bir başarı olacak. Tabi ki bu hesap sorma Meclis’te salt bir soru önergesinden ibaret olmamalıdır. Siyasi iktidar dinleme ve fişlemeleri kabul edene kadar her alanda hesap sorulmalıdır. Yasal olmayan dinleme ve fişlemeleri yapanların ve emirleri verenlerin istifa etmelerine kadar topyekûn mücadele verilmelidir. İleri demokrasilerde keyfe göre dinlemenin ve fişlemenin yeri olmadığını anlamalarına kadar yurttaşlar adına hesap sorulmalıdır. Dinleme ve fişlemelerin, devletin vatandaşına olan görevleri arasında olmadığını bellemelerine kadar hesap sorulmalıdır. Bilmem yanılıyor muyum? 28.08.2013

SAİT BALCI

469 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.