TARİH AFETTİ Mİ?

sait-balci
Ne demişti Başbakan? ‘’ Başbuğ’a terör örgütü mensubu diyenleri tarih affetmez’ ’Peki şimdi ne oldu? Özel Yetkili Mahkeme, Ergenekon Davasından yargılanan eski Genel Kurmay Başkanı’na ceza verdi mi vermedi mi? Peki Özel Yetkili Mahkeme, eski Genel Kurmay Başkanı’na ne diye ceza verdi? Terör örgütüne üye olmaktan değil mi? Peki şimdi tarih, özel yetkili mahkemeyi afetti mi? Düşünün ki Türkiye Cumhuriyeti’nin 26.Genel Kurmay Başkanı görev yaptığı süre içinde terör örgütü üyesi olduğu fark edilememiş. Neden se terör örgütü üyesi olduğu emekli olunca fark edilmiş. Biraz geç kalınmış ama temiz olmuş. Yani zararın neresinden dönülürse kardır mantığı ile bakılmış. Hadi diyelim İlker Başbuğ terör örgütü üyesi olsun. Peki, bu memleket de terör örgütü üyesi olmak suç mudur? Bizde daha düne kadar suç olduğunu bilirdik ama meğerse terör örgütü üyesi olmanın suç olmadığını yeni öğrendik. Yani PKK Terör Örgütü üyeleri aktivistlermiş. O halde İlker Paşa’da aktivist olamaz mı? İlker Paşa’nın gizli tanık olmasında neyi eksiktir? Daha düne kadar terör örgütü üyesi olduğunu bildiğimiz PKK’lı teröristler bugün aktivist olmuşlarsa varlığı kanıtlanamayan Ergenekon Terör Örgütü üyesi olarak itham edilen İlker Başbuğ Paşa’da aktivist olamaz mı? İlker Paşa’nın PKK Terör Örgütü üyelerinden eksik bir tarafı mı vardır? Ben artık orasını pek bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da İlker Paşa’ya terörist diyenleri tarihin affetmeyeceğidir. Bu yüzden eski Genel Kurmay Başkanı’na terörist diyenlerin bir an evvel akıllarını başlarına almalarıdır. Yoksa tarih asla affetmez.

Peki diğer emekli ve muvazzaf komutanlar da Ergenekon Terör Örgütü üyesi midirler? Onlara da terör örgütü üyesi diyenleri tarih affeder mi? Yoksa tarihten, bu komutanlar için özel izin mi alınmıştır? Bundan on sene kadar öncesinde Suriye sınırımız bugün olduğu gibi teröristlerin istilasına uğramamışsa bilinmelidir ki o dönemlerde Büyük Ortadoğu Projesine hayır diyen bu komutanların sayesindedir. O dönemlerde Irak’ın istilasına evet demiş olsaydık Irak sınırımızın da bugün Suriye sınırımızdan pek fazla bir farkı olmayacaktı. İşte o dönemlerde bu tehlikeye geçit vermeyen şimdi Ergenekon Terör Örgütü üyeliği ile itham edilen bu komutanlardır. Yani Büyük Ortadoğu Projesine ülkenin çıkarları adına göğüs geren bu komutanlardı. İşte şimdi bu komutanlardan hesap soruluyor. Bu komutanlar Ergenekon Terör Örgütü üyeliği ile itham edilerek zindanlara atılıyor. Yani geçmişte memleketin ahde vefasını koruyan komutanlar şimdi cezalandırılıyor. Büyük Ortadoğu Projesine karşı çıkan komutanlar saf dışı ediliyor. İşin özü de sözü de budur.

Sözde Ergenekon Örgütü Üyeliği ile itham edilerek verilen cezalara baktığımız zaman zaten durum gayet net bir şekilde anlaşılıyor. Osman Yıldırım, Danıştay Davasından ve üzerine atılı tüm suçlardan Ergenekon Davası’nda yaptığı gizli tanıklıktan beraat ediyor ancak yurtsever aydınlar ve Türk Ordusunun emekli ve muvazzaf subaylarına ceza yağdırılıyor. Bu adalet midir? Siyasi karar vermek adaleti dağıtmak ile eş anlamlı olabilir mi? Bu kararları verenlerin vicdanları şimdi huzurlu mudur? Adaletin terazisini denk tutamayanlar hukukçu sayılabilir mi? Kin ve intikam duygusu ile hak, hukuk sağlanabilir mi? Başbakan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan, twitter’dan yaptığı açıklamada, Ergenekon Davası için ‘’Cumhuriyet tarihinin en büyük hukuki hesaplaşmasının adıdır’’ diyor. Yani adaleti bırakmışlar laik cumhuriyeti koruyan ve kollayan yurtseverlerden hesaplaşma içine girmişler. Bunu da hiç saklamadan açık ve seçik olarak beyan ediyorlar. Böyle bir bakış açısından adalet beklemek zaten hayal olurdu. Yalçın Akdoğan devamla ‘’ Bu dava 27 Mayıs’tan,12 Mart’tan,12 Eylül’den 28 Şubat’tan,27 Nisan’dan hesap sorulmasıdır’’ diyor. Sanki 12 Eylül’den hesap sorabilmişler gibi. Askeri darbenin alasını yapan Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya hayatta değil mi? Onlardan hesap sorulabildi mi? 12 Eylül’den hesap sormak için siyasi iktidarın elinden tutan mı oldu? Yargılama sürecini gördük. Birisi mahkemeye gelmiyor, diğeri de nedense o sıra rahatsızlanıyor. Hastaneden telekonferans yöntemiyle sanki davada tanıkmış gibi ifade veriyor. 12 Eylül Askeri Darbesinden böyle mi hesap sorulur? 27 Nisan’dan da hesap soruyorlarmış. 27 Nisan’ın hesabı İlker Paşadan ‘mı sorulur? 27 Nisan bildirisinin altında imzası olan komutan Yaşar Büyükanıt değil mi? Yaşar Büyükanıt ile ilgili herhangi bir soruşturma var mı? 27 Mayıs’tan hesap soruyorlarmış.28 Şubat’tan hesap soruyorlarmış. Her şeyden evvel 27 Mayıs hürriyet ve Anayasa Bayramıdır.28 Şubat’ı ise öpün de başınıza koyun derim. Çünkü 28 Şubat olmamış olsaydı bugün iktidarda AKP diye bir parti olmayacaktı.

Sonuçlanan Ergenekon Davasında verilen cezaların Balyoz Davasından pek bir farkı yok hani. Cezalar duble yani ömürlük. Seç seç beğen yani. Mustafa Balbay’a 34 yıl 8 ay ceza verilmiş. İlker Başbuğ’a müebbet verilmiş. Tuncay Özkan’a ağırlaştırılmış müebbet artı 16 yıl 2 ay ceza verilmiş. İyi ki idam verilmemiş. Kim bilir belki de idam iyi halden verilmemiştir. Ergenekon Davası ve Balyoz Davası ile ilgili daha ne kadar yazı yazsak yine eksik kalırız. Bu köprülerin altından daha çok sular geçer. Yarından sonra kim öle kim kala. Gün ola hayrola. Bayramınız kutlu olsun.09.08.2013
SAİT BALCI

512 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.