MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

sait-balciBugün Silivri’de yeni bir güne daha başlıyoruz. Belki Ergenekon davasının finalini yaşayacağız. Belki de Balyoz Davasında olduğu gibi yine kararların açıklanması ertelenecek. Ancak ne olursa olsun hukukun işlemediği bir yerde adalet olmaz. Uzun tutukluluk süreleri hukuka aykırı dedik, dinlemediler. Milli irade mitinglerini düzenleyenlere, milli irade tutuklu dedik, anlamadılar. Anayasa Mahkemesi uzun tutukluluk süreleri ile önemli bir karara imza attı, gerekçeli karar bize ulaşmadı dediler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uzun tutukluluk süreleri ile ilgili ülkemizi cezalandırdığı ortaya çıktı, tınlamadılar bile. Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Grubu, ülkemizdeki uzun tutukluluk süreleri ile ilgili uyarı yaptı ancak dinleyen olmadı. İşte böylesine ilerlemiş demokrasisi olan bir ülkede yaşıyoruz Özgürlüklerin hat safhada olan bir ülkede yaşıyoruz. PKK Terör Örgütünün özgürlüğü olduğu ancak Türk Ordusunun tutsak olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ülkemizi yolgeçen hanına çeviren Suriye’nin teröristlerinin özgür olduğu ancak yurtsever aydınlarımızın tutsak olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Yani yargının bağımsız ve tarafsız olduğu bir dönemi yaşıyoruz.

İşte yine Ergenekon Davasının görüleceği 5 Ağustos gününe geldik. Tuncay Özkan 1.777 gündür tutuklu. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay, toplamda 4 yıl 152 gün, hücrede 2 yıl 129 gün, Milli irade olarak ise 2 yıl 55 gündür tutuklu bulunuyor. Ancak siyasi iktidar her zaman olduğu gibi yine bildiğini okumaya devam ediyor. Anayasa Mahkemesinin kararları hiçe sayılıyor. Avrupa İnsan hakları Mahkemesinin kararları yok sayılıyor. Birleşmiş Milletler Keyfi uygulamalar Grubunun uyarıları dikkate alınmıyor. Sanat dünyasının ünlü kişilerinin ülkemizdeki uzun tutukluluk sürelerini kınamalarından dolayı yüzleri bile kızarmıyor. İnsanların hayatı ile oynamak bu kadar basit midir? İnsanların gözünün içine baka baka haktan hukuktan nasıl bahsedilebilir? Yürekler bu kadar mı dağlanmıştır? Bu insanlarda hiç vicdan kalmamış mıdır? Nereye kadar? Nereye kadar yurtsever aydınlarımız tutsak edilebilir? Yurtsever aydınlarımız öyle ya da böyle bir gün elbette özgürlüklerine kavuşacaklar. O zaman bu uzun tutukluluk sürelerinin hesabını kim verecek? İnsanları özgürlüklerinden mahrum bırakmanın hesabını kim verecek? İnsan hakları ile oynamak bu kadar mı basit?

Son yıllarda bir, Atatürk düşmanlığı var ki hiç sormayın. Bir, Türk Milleti düşmanlığı var ki hiç sormayın. Resmi kurum ve kuruluşlarda Atatürk posterleri indiriliyor. Okul kitaplarından Atatürk resimleri çıkartılıyor. Resmi kurum ve kuruluşların tabelalarından T.C ibaresi kaldırılıyor. Türk Milleti ayaklar altına alınıyor. Atatürk’ü sahiplenen, Atatürk’ün izinden yürüyen yurtseverler zindanlara atılıyor. Atatürkçü olmak hakaret sayılıyor. Şimdi geriye dönüp, Atatürk bu insanlara ne yaptı acaba diye düşünüyorum. Ne yaptı da bu kadar milletine düşman oldular diye merak ediyorum. Vatanı işgalci devletlerden kurtarmak mıdır bütün sorun? Düşmanı İzmir denizine dökmek midir bütün alıp veremedikleri? Parçalanmış bir vatanı Lozan ile geri almak mıdır bütün dertleri? Yoksa saltanatın yerine Cumhuriyeti kurmak mıdır ağırlarına giden? Hilafetin kaldırılmasına mıdır bütün düşmanlıkları? İngiliz sömürgesini kabul etmeyişimiz midir taşıdıkları intikam duygusu? On yıldır nedir Cumhuriyet’ten ve Atatürk’ten alıp veremedikleri? Nedir onları bu derece rahatsız eden? Eğer maksat ülkeyi parçalamaksa, hiç kusura bakmasınlar bu emellerine Türk Milleti ayakta olduğu müddetçe ulaşamayacaklar. Silivri zindanlarını yurtsever aydınlarımız ile doldursalar da amaçlarına ulaşamayacaklar. Demokrasiyi araç olarak kullansalar da hedeflerine ulaşamayacaklar. Çünkü bizler Mustafa Kemal’in askerleriyiz.

Bağımsız ve tarafsız yargı, bugün yeni bir demokrasi sınavından geçecek. Bugüne kadar dikkate alınmayan hukuk bugün dikkate alınacak mı hep beraber göreceğiz. Anayasa Mahkemesinin kararları dikkate alınacak mı göreceğiz. Hukuken bağlı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına rivayet edilecek mi göreceğiz. Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Grubunun uyarılarına uyulacak mı göreceğiz. Sanat dünyasının aydınlarının eleştirileri muhatap alınacak mı hep beraber göreceğiz. Her şeyden önemlisi, özgürlükleri tutsak edilen yurtsever aydınlarımıza bugün yeni bir güneşin doğmasını dört gözle bekleyeceğiz. Mustafa Kemal’in askerleri olarak yılmadan usanmadan bekleyeceğiz. Türk Milleti olarak vatanın ahde vefası için belki yeni tutsaklar veririz ama Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanı geri vermeyiz. Çünkü bizler Mustafa Kemal’in askerleriyiz.05.08.2013

SAİT BALCI

512 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title