BU BİR BEŞİKTAŞ VE TAKSİM YAZISIDIR

sait-balciDüzenli olarak Marmaris Güncel Haber sitesinde yazı yazmaya başladığımdan bu yana Beşiktaşlı olduğum halde hiç Beşiktaş yazısı yazmadım. Birçok kere Fenerbahçe yazısı yazdım. Çünkü Fenerbahçe Spor Kulübünün Başkanı Aziz Yıldırım’a futbolda şike soruşturması sürerken haksızlık yapılmıştı. Sanki Aziz Yıldırım dışındaki diğer Futbol Kulüplerinin Başkanları, tutmuş olduğum spor kulübünün Eski Başkanı Yıldırım Demirören’de dâhil ‘’ak sütten çıkma ak kaşıklarmış gibi ‘’ hiç birine dokunulmayışı vicdanımı sızlatmıştı. Hani gerçekten Fenerbahçe Spor Kulübünün Başkanı olan Aziz Yıldırım şike yapmışsa ve diğer spor Kulüpleri hiç şike yapmamışlarsa Aziz Yıldırıma elbette ceza verilmeliydi. Ancak Aziz Yıldırım dışında kalan Başkanlar bu süreçte pas geçilmişse bu da adalet değildi. Ve ben bu konuda Aziz Yıldırım’ın günah keçisi seçildiğini düşündüğümden bu haksızlığı yazılarıma yansıtmıştım.

Bir Beşiktaşlı olarak bir Beşiktaş yazısı yazmanın da artık zamanı geldi. İşin aslına bakarsanız karakterim gereği övünmeyi de pek sevmem. Herkese eşit ölçüde davranmayı her zaman ilke edinmişimdir. Ortalığı kırıp dökmeyi de sevmem. Sorunların her zaman diyalog ile konuşarak çözülmesini prensip olarak benimsemişimdir. Arada bir dolduğum zamanlar da olmuştur hani. Beni tanıyanlar bu karakterimi gayet iyi bilirler. Şimdi yaklaşık iki haftadır Gezi Parkındaki direnişlere önderlik yapan, Taksim alanlarını dolduran bir futbol takımının taraftarı olduğum için Beşiktaş Futbol Takımı ile müsaadenizle doyasıya övünmek istiyorum. Çünkü bugüne kadar Beşiktaş Futbol Takımı kadar AKP İktidarına karşı bayrak açan bir futbol kulübü olmadı. Bu süreç içinde elbette Fenerbahçeli taraftarlar da Çarşı Grubuyla meydanlara akmışlardır. Taksim direnişine Galatasaraylı taraftarlarda katılmıştır. Trabzonsporlu taraftarlar da katılmıştır. Ancak Beşiktaş haricindeki taraftar grupları Çarşı Grubu kadar açıktan siyasi iktidara karşı bayrak açmamışlardır. Fenerbahçe taraftarlarını diğer taraftarlardan ayırıyorum. Onlar Taksim direnişinde Beşiktaş taraftarları ile birlikte her zaman yan yana omuz omuza olmuşlardır. Beşiktaş ile beraber takım ayrımı gözetmeden el ele kol kola yürümüşlerdir. Ve halen Taksim’de direnişe devam etmektedirler.

Ya Galatasaraylı taraftarlar nerede? Trabzonsporlu taraftarlar nerede? Onlar Taksim direnişinin neresindeler? Ben göremiyorum. Elbette direnişe Galatasaraylı taraftarlardan da katılanlar vardır. Elbette Trabzonsporlu taraftarlardan da katılanlar vardır. Diğer futbol Kulübü taraftarlarından katılanlar vardır. Ancak bu katılım yeterli midir? Taksim sadece Beşiktaşlı, Fenerbahçeli taraftarların yeri değil ki. Taksim hepimizin yeri değil mi? Taksim, işçinin, emekçinin, bayramını kutladığı yer değil mi? Taksim siyasi iktidara karşı meydan okunan yer değil mi? Taksim’e böyle mi sahip çıkılır? Taksim ezilenlerin, horlananların, dışlananların hak aradığı yer değil mi? Yoksa benin bilmediğim başka Taksim mi var? Meydanlara çıkmaktan neden korkuluyor. Bugün Gezi Parkına sahip çıkılmayacaksa neye sahip çıkılacak? İşçinin emekçinin bayramını kutladığı Taksim’e sahip çıkılmayacaksa neye sahip çıkılacak? Siyasi iktidarın yurtseverlere sıktığı biber gazına tepki verilmeyecekse neye tepki verilecek? Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına karşı çıkılmayacaksa peki neye karşı çıkılacak? Meydanlarda ifade özgürlüklerine sahip çıkılmayacaksa neye karşı çıkılacak? Kusura bakmayın dostlar ama sizler Taksim’in ruhunu anlayamıyorsanız ben de sizleri hiç anlamıyorum.

Eğer hal böyleyse siyasi iktidarın üzerimizde kurmuş olduğu siyasi baskıları ne çabuk unuttunuz? Sekiz yıllık kesintisiz eğitimden 4 + 4 + 4 adlı kesintili eğitim ile kız çocuklarımızın önlerinin kapatılmasını ne kadar çabuk unuttunuz? Kürtaj Yasası ile kadınlarımızın bedenlerine yapılan müdahaleyi ne kadar çabuk unuttunuz? Türk Milleti’nin ayaklar altına alınmasına yoksa razı mı oldunuz? Atatürk ve İnönü için ‘’iki ayyaş anayasa yapmış ‘’ diyen zihniyetten hiç mi rahatsız olmadınız? Kamu Kurum ve kuruluşların tabelalarının önündeki T.C kelimesinin kaldırılmasından hiç mi vicdanlarınız sızlamadı. Dağda şehit düşen askerlerimize ‘’kelle ‘’denmesinden çok mu mutlusunuz? Terörist başı ile vatanın bölünmesini öngören Anayasaya yapanlardan çok mu memnunsunuz? Dağlarda yakın geçmişe kadar teröristlere karşı vatanın ahde vefası için mücadele eden subaylarımıza kurulan tuzakları hiç mi görmüyorsunuz? Tutuklanıp zindanlara atılan Türk Ordusunun muvazzaf ve emekli subaylarının karşısına hırsızdan, tecavüzcüden, teröristten karşılarına gizli tanık çıkarılmasına hiç mi itirazınız yok? Bilim insanlarının, aydınların, gazetecilerin, akademisyenlerin Silivri Toplama Kamplarına düzmece planlarla atılmasından çok mu memnunsunuz? 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarını,19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarını,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarının kutlanmasından yoksa sizlerde mi kaçıyorsunuz? 10 Kasımlarda Atatürk’ü Anlama ve Anma günlerinde yoksa sizlerde mi hasta oluyorsunuz?

Peki, Ultra Galatasaraylılar sizler nerelerdesiniz? Gezi Parkı direnişine ne zaman katıldınız da aşırı uçların varlığından haberdar oldunuz? Yoksa Başbakan’ın çapulcu olarak nitelediği direnişçiler ile birlikte görünmek mi istemiyorsunuz? Yoksa Başbakan’ın hısımına mı uğramaktan mı korkuyorsunuz? Türk Milleti olarak bizlerin duymuş olduğu hassasiyetler yoksa sizleri hiç ilgilendirmiyor mu? Demek bu hassasiyetler yüzünden siyasetin dışında kalmak istiyorsunuz öylemi? Ya lig şampiyonluğunu Fenerbahçe’ye kaptırdıktan sonra kupa diye meydanlara çıkan Trabzonsporlular sizler nerelerdesiniz? Yoksa toplumun göstermiş olduğu hassasiyetler sizleri de mi ilgilendirmiyor? Yoksa Şampiyonluk kupası Türk Milletinin hassasiyetlerinin üzerinde midir? Sizler hiç merak etmeyin değerli dostlar, nasılsa bizler Taksim’e de sahip çıkarız, Gezi Parkına da. Kadınlarımızın haklarını da savunuruz gençlerimizin özgürlüğünü de. Yeri gelir sizlerin hassasiyetlerinizi de savunuruz. Tıpkı TOKİ’ye devredilen Ali Sami Yen Stadına karşılık Arena Stadının haklarının Galatasaray Camiasına ait olması gerektiğini savunduğumuz gibi. Sizler de suya sabuna dokunmadan gül gibi geçinip gidersiniz. Elinizi taşın altına koymadan her iktidarın taraftarı olursunuz. Her zaman siyasi iktidarın desteğini de cebinize koyarsınız.

Değerli dostlar, sözlerimi gereğinden fazla uzattığımın farkındayım. Ama yazımın başında da söylediğim gibi bir doldum mu işte böyle boşalabiliyorum ancak. Böylelikle rahatlayabiliyorum ancak. Ne yapayım benim de karakterim bu işte. Ben her şeye rağmen yine de Galatasaraylı ve Trabzonsporlu taraftarlarımızın da er ya da geç Çarşı Grubunun yanında Taksim’in ruhuna sahip çakacaklarını ümit ediyorum. Bir Beşiktaşlı olarak da çarşı grubu ile gurur duyuyorum. Memleketin ahde vefası için her şeyi göze alarak Taksim Meydanlarına öncülük eden Beşiktaşlılardan sonsuz derecede onur duyuyorum. Kendisini Taksim’in bir parçası olarak gören ve dini inançları gereği ibadetlerini Taksim’de yerine getirmeye çalışan gençliğin güvenliğini de almayı ihmal etmeyen Beşiktaşlılardan sonsuz derece gurur duyuyorum. Taksim Direnişin simgesi haline gelen Çarşı grubu ile onur duyuyorum. İyi ki yıllar önce Beşiktaşlı olmuşum. İyi ki yıllar önce yaşam felsefeme uyan bir futbol takımına gönül vermişim. Ne mutlu ‘’Türküm Diyene’’. Ne Mutlu ‘’Beşiktaşlıyım’’ Diyene.12.06.2013

SAİT BALCI

390 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.