SURİYE’NİN GELECEĞİ CENEVRE’DEN GEÇİYOR

sait-balci12 ile 14 Haziran Tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması planlanan 2.Cenevre toplantısı öncesi Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat toplantıya katılacağını daha önceden bildirmişti. Hatta Beşşar Esat toplantıya 3 Bakanını da görevlendirmişti. Toplantı günü yaklaşırken Esat cephesinde değişen herhangi bir durum yok. Yani Beşşar Esat meşru Devlet Başkanı statüsü içinde Rusya ve ABD’nin önderlik ettiği toplantıya katılacak. Esat bu toplantıya son günlerde teröristler karşısında yaptığı hamlelerin verdiği moral ile katılacak. Özgür Suriye Teröristleri ise her geçen gün düzenli ordu birlikleri karşısında gerilemeye devam ediyorlar. Daha önce kazandıkları kentleri kaybediyorlar. Esat’ın teröristlere olan üstünlüğü her geçen gün ise artarak devam ediyor. Yani Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın Suriye’ye hâkim olmaya başladığını söyleyebiliriz. Bu durumu geçenlerde basına demeç veren Alman İstihbaratı da teyit etti. Gelişen son durumlar Batılı gözlemcilerin de gözünden kaçmadı.

Peki, bölgede değişen bu durum karşısında Suriyeli teröristler ne yapıyor dersiniz? Onlar şu anda ülkemizde toplantı üstüne toplantı yapıyorlar. Kendi ülkelerinde bile bu kadar rahat hareket edemezken ülkemizi tepe tepe kullanıyorlar. Son durumları değerlendiriyorlar. Cenevre toplantısına katılmanın avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendiriyorlar. Basına yansıyan son haberlere göre toplantıya katılmama kararı almışlar. Bence isabetli bir karar almışlar. Yoksa bir avuç çapulcu sürüsünün bölge ülkelerinin Suriye’nin geleceğini tartışacakları toplantıda ne işleri olabilir ki? Devlet Başkanı Beşşar Esat’a karşı silahlı mücadele yerine demokratik mücadeleyi seçmiş olsalardı bu kadar kan akmazdı. Aynı zamanda Irak, İran ve Rusya gibi bölge ülkelerinin tepkilerini çekmezlerdi. Ama maksat Suriye’ye barış getirmek değil ki. Amaç Suriye’yi kan gölüne çevirmektir. Suriye’nin yer üstü ve yer altı zenginliklerini Emperyalist Ülkelere peşkeş çekmektir. Zaten bu amaç doğrultusunda silahlanmışlardır. Kendi ülkelerinin geleceğini düşünmek yerine vahşi kapitalizmin çıkarlarına hizmet etmek için görevlendirilmişlerdir. İşte geldiğimiz noktada bu teröristler ABD ve onun işbirlikçilerine hizmet etmenin vebalini ödemeye başladılar.

Özgür Suriye Teröristlerinin bölge ülkelerinin katılacağı Cenevre toplantısına katılacak yüzleri de yok hani. Çünkü uzun bir süredir kimyasal silah kullandıkları Birleşmiş Milletler Örgütünce de tespit edilmiş durumda. ABD ve yandaşlarının kimyasal silah konusunda Beşşar Esat’ı suçlarken şimdi kendilerinin bu kimyasalları kullanmış olmaları, katılacakları toplantıda önlerine konmasından korkmaktadırlar. Toplantının kendilerinin aleyhine döneceğini de çok iyi bilmektedirler. Bu teröristler bu yüzden toplantıya katılmama kararı almışlardır. İleriki günlerde toplantıya katılma konusunda tutumlarını değiştirirler mi bilemem ama var olan bir gerçeğe göre Cenevre’de hüsrana uğrayacakları kesin. Artık gelinen noktada geriye dönüşte yok. Bana göre tek çıkar yol silahlı mücadeleyi bırakıp teslim olmalarıdır. Bugüne kadar akan kanı bundan böyle durdurmalarıdır.

Geçenlerde Taraf gazetesi, Amberin Zaman’ın, PKK’nın diğer bir kolu olan PYD’nin Başkanı Salih Müslim ile yapmış olduğu görüşmeyi yayımladı. Röportajda Salih Müslim ‘’Suriye sorununun İran ve Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın dışlanması ile çözülemeyeceğini’’ söylüyor. Salih Müslim ilk önceleri terörist grupları ile bir takım antlaşmalar yaptıysa da sonradan teröristler ile bir yere varılamayacağını görmüş olmalı ki terörist gruplar ile ortak hareket etmekten vazgeçmiş durumda. Salih Müslim’in değiştirmiş olduğu tutumunu, Beşşar Esat’ın bölgeden askerlerini çekmesine de bağlayabiliriz. Yani Beşşar Esat bir nevi bilerek bölgeyi PYD’ye bırakmıştır. Şimdi tüm bu gerçekler ortada apaçık dururken askeri yönden Beşşar Esat’ın kısa bir zaman içinde devrileceğini öngörmek mümkün müdür? En büyük yanılgıya her seferinde Esat’a defalarca ömür biçen Başbakan ile Ahmet Davutoğlu düştü. Başbakan, Rusya ile Çin’in potansiyel gücünü ABD Başkanı Obama’ın hatırlatması üzerine daha yeni anladı. Durum öyle gösteriyor ki Başbakan ile Ahmet Davutoğlu Suriye sürecini iyi okuyamadıkları sürece Cenevre’de ikinci bir şok yaşayacaklar.29.05.2013

SAİT BALCI

481 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.