NEREYE KADAR ?

sait-balciABD seferinden sonra artık gözler Cenevre konferansına çevrildi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat, toplantıya katılmaları için 3 Bakanı’nı görevlendirirken Özgür Suriye Teröristleri de bu konuda ülkemizde toplantı üstüne toplantılar yapıyorlar. Sanki yasal bir statüleri varmış gibi. Bizde kendilerine çanak tutuyoruz. Yani biz onları besleyip yediriyoruz fakat öbür taraftan da bombaları yiyen yine biz oluyoruz. Bunun nasıl bir adalet olduğunu da bilen eden yok. Siyasi iktidar da ipleri elinden çoktan kaçırdı zaten. Şimdi artık gözler Cenevre’de. Esat’lı mı Esat ’sız mı yola devam edileceği Cenevre Konferansında belli olacak. Suriyeli teröristler ise halen elleri tetikte bekliyorlar. Geçen hafta içinde yine Hatay’da eylem yapmaya hazırlanan Suriyeli teröristler yakalandı. Anlaşılan Reyhanlı’da patlayan bombalar yetersiz gelmiş olacak ki göz göre yeniden hazırlık yapıyorlarmış. Siyasi iktidar bundan sonra inşallah gerekli tedbirleri alırda başka yurttaşımız yaşamını yitirmez.

Reyhanlı’da patlayan bombaların ardından Amerika’ya gidip gelen Başbakan, cumartesi günü Reyhanlı’ya çıkartma yaptı. Patlayan bombaların ardından siyasi iktidara diş bileyen halk şimdi nasıl oldu da Başbakan’a koştular anlayamadım. Yoksa bu kalabalık sağdan soldan toplanan kalabalık olmasın? Suriyeli sığınmacılardan oluşan bir kalabalık olmasın? Hele hele jandarma istihbaratından sızan bilgilere göre bombaları siyasi iktidarın desteklediği El Nusra cephesinin düzenlediği ortaya çıkmasından sonra Reyhanlı’da Başbakan’a koşan Reyhanlı halkı olabilir mi bilemiyorum. Geçen hafta internet sitelerine adı Ebu Sakkar denilen bir caninin, öldürülen Suriye askerinin vücudundan bıçak darbeleri ile çıkardığı kalbini ısırırken çekilen videosunu gördüm. Ben seyretmeye dayanamadım. Ölen bir insana bu işkenceyi yapanın insan olduğuna inanamadım. Bilmiyorum videoyu sizler seyrettiniz mi? Eğer seyrettiniz ise bana hak vereceksiniz. İşte biz böyle eli kanlı teröristlere ev sahipliği yapıyoruz. İnsan olduklarına inanmadığım canilere arka çıkıyoruz. İşte tüm bu yaşananlardan sonra Reyhanlı’da Başbakan miting düzenliyor. Başbakan’ın asıl amacı Reyhanlı halkının acısını paylaşmak filan değil. Başbakan, Reyhanlı’da patlayan bombalarından dolayı kendisine yüklenen muhalefete bu miting ile cevap veriyor. Patlayan bombalardan dolayı ölen insanların kanı daha kurumamışken böyle gövde gösterisi olur mu? Ölen insanların acısı miting ile mi paylaşılır?

ABD’den döndükten sonra Cenevre Konferansına hazırlanan Başbakan aynı zamanda yine Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ı devirmenin planlarını yapıyor. Yani hem Cenevre Konferansına hazırlanıyor hem de Beşşar Esat’ı nasıl indireceğinin ince hesaplarını yapıyor. Başbakan aynı zamanda Devlet Başkanı Beşşar Esat’a sahip çıkan Hristiyan halkını da bölmeye çalışıyor. Onlara ülkemizde yeni sığınma kampları açıyor. Sanki Hristiyan halkını da kucakladığı izlemini vermeye çalışıyor. Hristiyan halkı bu yalanlara inanıp ta sığınma kaplarına gelirler mi bilmiyorum. Ancak bu girişim Suriye halkını tam bir çıkmaza doğru sürükleyeceği kesin. Böyle bir girişim bölge barışına da hiç bir katkı sağlamaz. Uzun yıllardan beri kardeşçe sine birlikte yaşayan halkların arasına çomak sokmak, ne ülkemizin, ne de Suriye halkının yararınadır. Yarından sonra Esat gitmiş olsa da bölge yaşayanlarının arasına sokulan bu çomaktan dolayı da Suriye’de asla barış egemen olmaz.

Gerek ABD medyasının gerekse Avrupa medyasının son günlerde Başbakan’ı sık sık eleştirmeye başlamaları, Esat’tan önce acaba Başbakan’ mı gidici olduğuna dair değişik söylentiler yayılmaya başladı. Bu medya grubu açıkçası Suriye konusunda Başbakan’ın yanlış adımlar içinde olduğunu da açıkça dile getirdi. Hatta bu durum Başbakan ABD Başkanı Barrack Obama ile birlikte yaptıkları ortak basın açıklamasında bile görüldü. ABD Medyası Obama konuşurken yaptıkları canlı yayını Başbakan konuşurken kesmesi bu söylentilerin artmasına neden oldu. Ancak bizim yandaş medyaya bakarsanız bu olumsuzlukların hiç birini göremezsiniz. Onlara göre Başbakan ABD’den zaferle dönmüştür. Obama’ya isteklerini kabul ettirmiştir. Yani Başbakan ABD’yi hizaya bile getirmiştir. Ancak madalyonun öbür yüzünün hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor. Siyasi iktidarın kendi içerisinde bile Gülen Cemaati ile Başkanlık sorunu yaşadığını bilmeyen kalmadı. Cemaat yazarları Zaman ve Taraf gazetesinde hemen hemen her gün Başbakan’a vurmaya devam ediyorlar. Aile içi kavga bakalım nereye kadar gidecek.27.05.2013

SAİT BALCI

587 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.