MESAJ, SİYASİ İKTİDARA

sait-balci11 Mayıs cumartesi günü, siyasi iktidar yüzünden Hatay’ın Reyhanlı ilçesi kan gölüne döndü. Bomba yüklü 2 aracın patlatılması sonucu son haberlere göre 45 ölü 100 yaralı vardı. Ölü sayısının daha da artacağı söyleniyor. Reyhanlı ilçesinin hastaneleri dolup taşmış. Zaten uzun bir zamandır Suriyeli teröristlere hizmet vermekte olan bu hastaneler yaralı vatandaşlara hizmet vermekte güçlük çektiği söyleniyor. Hani insanın nerede yaşadığını sorguladığı bir döneme gelmişiz. Reyhanlı sanki bizim toprağımız değilmiş gibi yaralılara zamanında ve yeterli müdahalenin yapılamadığı söyleniyor. Memleketi bu hallere düşüren siyasi iktidara yazıklar olsun diyorum. Hükümet kanadından yapılan açıklamalara bakılırsa çok ciddi bir şekilde olayın üstünde inceleme yapılacakmış. Dışişleri Bakanı gitmiş olduğu Almanya’dan ‘’ kimse ülkemizi test etmeye kalmasın’ ’diyor. Dışişleri Bakanımıza günaydın diyorum. Memleket Suriyeli teröristlerin yuvası haline gelmiş fakat Dışişleri Bakanı’nın haberi yok. Daha önce Cilve gözü sınır kapısında meydana gelen patlamadan Dışişleri Bakanı’nın haberi yok herhalde. Akçakale’de Suriyeli teröristlerin açtığı ateşten Dışişleri Bakanı’nın haberi yok herhalde. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgilenmekten Suriyeli teröristlerin ülkemizi kan gölüne çevirdiğinden haberi yok sanırım. Aslına bakarsanız ben Ahmet Davutoğlu’na hak vermiyor değilim. Ahmet Davutoğlu’nun asıl işi Dışişleri Bakanlığı değil ki. Ahmet Davutoğlu’nun asıl görevi Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanlığı’nın yardımcılığıdır. Bir de Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın devrilmesinden sorumlu Devlet Bakanıdır. Yoksa Ülkemizin Suriyeli teröristlerin istilasına uğramış olmasından Ahmet Davutoğlu’nun haberi olurdu.

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlama için hükümet kanadından gelen açıklamalara bakılırsa olayın sorumluları Suriye rejimine destek veren El Muhaberat Örgütü ile bağlantılı örgütlermiş. Hadi şimdi farz edelim ki bu eylemi bu örgütler gerçekleştirdi. Bu durum şimdi neyi değiştirir? Örgütün tespit edilmesi ölen vatandaşın yaşamını geri getirir mi? Ölen vatandaşların yakınlarının acısını dindirir mi? Olayı meydana getiren terör örgütünü şimdi tespit etmek neye yarar ki? Asıl siz bu terör örgütlerinin tespiti Hataylı vatandaşların huzurları kaçırdıkları andan itibaren yapacaktınız? Devletine başkaldıran bu teröristleri ülkenize kabul ederken düşünecektiniz efendiler. Sınır kapıları yol geç hanına döndüğü zaman çare arayacaktınız. Sığınma kamplarında Türk Bayraklarının indirildiği zaman çare arayacaktınız. Türk polisine silah doğrulttukları, askerimizi esir aldıkları anda çare arayacaktınız. Hatay sokaklarında ellerinde silahlar ile dolaştıkları anda çare arayacaktınız. Hatay halkının huzurunu kaçırdıkları anda çare arayacaktınız. Teröristlerin sınır kapılarından sorumsuzca girip çıkarlarken çare arayacaktınız. Şimdi ise ne yapsanız artık boşunadır. Şimdi ne ölen vatandaşlarımızı geri getirebilirsiniz ne de ölen vatandaşların yakınlarını teselli edebilirsiniz. Ok yaydan çıkmış bir kere.

Bundan böyle ne çare düşünseniz boşunadır. Bu saatten artık sonra ne Suriyeli teröristleri idare edebilirsiniz ne de Reyhanlı halkını. Ülke terörist yuvasına çoktan dönmüş durumda. Şimdi bu teröristleri sınır dışı da yapamayacağınıza göre demek ki bundan sonra da bu türde başka eylemler devam edecek. İktidar olarak da hiçbir şey yapılamayacak. Olan yine vatandaşa olacak. Ancak milli irade sorumluluk yüklenmeyecek. Vatandaşların güvenliğini koruyamamaktan dolayı istifayı düşüneceklerine yine dünden yarım kalan özlük haklarının peşine düşecekler. İşçiye, memura, emekliye geldi mi para yok diyecekler. Maaş zammını enflasyon oranında arttırıyoruz diyecekler ancak kendilerine gelince yüzde yüz zamları olağan görecekler. Neymiş efendim? Eski milletvekilleri protokollerde generallerin arkalarında kalıyorlarmış. Görevi bitmiş milletvekilleri protokol arkasında kalıverirlerse dünyanın sonu mu gelecek? Neymiş efendim? Trafik cezalarına maruz kalıyorlarmış. Kim için yapılıyor bu ayrıcalıklar? Tabi ki iktidar partisinden 3 dönemi dolduran ve bir daha milletvekili adayı olmayacaklar için. Onlar resmi devlet memurular ya o yüzden. İşte 3 gün beş gün sonra bu terörist saldırılar unutulup gidecek ancak milletin vekilleri demeye artık dilim dönmüyor ama işte milletin temsilcisi sandığımız bu milletvekilleri pişkin pişkin yine milleti unutup kendi dertlerinin peşine dönecekler.

Tüm bu olup bitenden sonra Reyhanlı ilçesinde meydana gelen terör eylemini kimlerin ne için gerçekleştirdiğine de kısaca bir göz atalım. Amerika Birleşik Devletleri’nin Rusya ile Suriye konusunda tüm tarafların da olacağı bir toplantı konusunda mutabakata vardıklarını biliyoruz. Bu duruma en aşta Suriye özel temsilcimiz Ahmet Davutoğlu itiraz etmişti. Zaten şimdilerde Almanya’da olması da bu yüzdendir. Amerika Birleşik Devletlerini bu toplantıdan vazgeçirmek için uğraş veriyor. Başbakan ‘da yapacağı ABD gezisinde Obama’ya Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın da içinde olacağı bu toplantının Esat’ı meşru statüsünü koruyacağını anlatmaya gidiyor. Daha doğrusu Başbakan, bu toplantı yerine ABD’nin Suriyeli teröristlere daha fazla yardım etmesini isteyerek Esat’ı silahla devirmenin yollarını arıyor. Başbakan bu yolda biraz geç kaldı dersek yanılmış olmayız. Çünkü ABD bu toplantı konusunda Rusya ile çoktan anlaştı. ABD artık Suriye konusuna eskiden olduğu gibi bizimle eş koordineli bakmıyor. Obama baktı gördü ki bizim önceliğimizde Baas rejimi devrilecek gibi değil, bu yüzden Esat ile diplomatik yollardan mücadele etme kararı almış durumda. İşte bu aşamada Suriyeli teröristler kritik toplantı öncesi Esat’ın muhatap alınmak suretiyle devre dışı kalacakları endişesi ile uyarı mesajı veriyor olabilirler.

Bir başka olasılık ise bombalama eylemini Lübnan Direniş Örgütü gerçekleştirmiş olabilir. Çünkü sıra Suriye’den sonra İran’a gelmektedir. Suriye’nin düşmesi demek Arap Baharının İran’a gelmesi demektir. İran ve Suriye’nin düşmesi demek İsrail’in bölgede tek başına hâkim kalması demektir. Lübnan Direniş Örgütü İsrail’e karşı kendilerini tek destekleyenin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat olduğunu çok iyi bilmektedir. Suriye’yi savunmanın Kudüs’ü savunmak anlamına geldiği kuşkusuzdur. Bu yüzden Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Nasrallah ülkemize Suriye konusunda mesaj vermiş olabilir. Şimdilik durum Başbakan’ın da söylediği gibi karışık görünüyor. Ancak bu durum Başbakan’ı, bombalama eyleminin arkasında kimin olduğu ve sebebi her ne olursa olsun haklı çıkarmaz. Siyasi iktidar şu an için gemileri yakmış durumdadır. Sınır kapılarımız Suriyeli teröristlere açık olduğu müddetçe, içimizde eli kanlı Suriyeli Teröristler ellerinde silahları ile dolaştığı müddetçe bu eylemlerin sonu asla gelmez. Büyük Ortadoğu projesi adına sözde barışı egemen kılmanın önceliği de artık bizden çıkmış durumdadır. Siyasi iktidarın Büyük Ortadoğu Projesi adına aldığı görev vatandaşını koruyamaz hale getirmiştir. Vatandaşının güvenliğini korumaktan aciz duruma düşen iktidarın da milli iradesi kalmamıştır. Bu aşamada siyasi iktidara istifa etmekten başka çıkar yolu da görünmemektedir. 13.05.2013

SAİT BALCI

544 Tıklama Toplam 6 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.