AÇILIM SÜRECİNİ,YÜZDE YETMİŞ DESTEKLİYORMUŞ

sait-balciBaşbakan geçenlerde partisinin Kızılcahamam’da düzenlemiş olduğu istişare toplantısında yine esti gürledi. Başbakan, Akil İnsanları vatandaşların protesto etmesine kızmış olacak ki yummuş gözünü açtı ağzını. Neymiş efendim? Bir aydır sahada faaliyet gösteren akil insanlar heyetine karşı ülkemizin tamamında yapılan eylemlere katılan kişi sayısı 4 bin 980 kişiymiş. 76 milyon kişi içinde sadece 4 bin 980 kişi eylem yapıyormuş. Yani Başbakan bu rakam ‘’devede kulak’’ demek istiyor. Başbakan’a göre 76 milyon kişiden 4 bin 980 kişiyi çıkardığınızda kalan 71 bin 20 kişi sürdürülmekte olan açılımı desteklediğini ima ediyor. Yani Başbakan’a göre akil insanları protesto etmeye gelmeyen her kişiyi kendinden sanıyor. Başbakan’ın ortaya attığı bu mantığın değerlendirmesini sizlere bırakıyorum. Ben bu yoruma yanıt verilebilecek bir cümle dahi kuramıyorum. Kusura bakmayın.

Başbakan yapmış olduğu bu yorumla da kalmıyor aynı zamanda protestoya katılan vatandaşların kim olduklarını tespit ettiklerini söylüyor. Peki, protestolara katılan yurtseverler tespit edilmişse ne olacak? Yarından sonra haklarında soruşturma mı açılacak? Soruşturma açılırsa suç unsuru mu bulunacak? Anayasamıza göre akil insanları protesto etmek suç mudur? Anayasamızda akil insanları koruyan bir madde mi vardır? Bırakın akil insanları protesto etmenin suç olduğunu, akil insanların oluşumun yasal bir yönü olup olmadığına yanıt verilmesi lazım. Bu akil insanlar oluşurken Türkiye Büyük Millet Meclisinde müzakere mi edilmiştir? Elbette hayır. Peki, akil insanlar topluluğunun oluşumuna Cumhuriyet Halk Partisi isim mi önermiştir? Elbette hayır. Peki, Mecliste gurubu bulunan yavru muhalefet partisi olan Milliyetçi Hareket Partisi akil insanlara grubuna dâhil olmuş mudur? Yine hayır. Peki, akil insanların oluşumunu kim sağlamıştır? Elbette iktidar partisinin direk görevlendirmesi ile bu oluşum sağlanmıştır. Hatta baştan itibaren birçok kişiye akil insan olma teklifi sunulmuş, ancak kamuoyunda adları açıklanmayan birçok insan bu teklifi kabul etmemiştir. Akil olmayı kabul etmeyen isimlerden birisi de her iktidar döneminin insanı olan sanatçı Sezen Aksu’dur. Sezen Aksu, akil insanlar grubunun bugün başına gelenleri önceden tahmin ettiği için kibarca teklifi ret etmiştir. İşte bunun gibi daha nice insanlar akil insan olmak istememişlerdir. İşte iktidar partisi bu yüzden topluma mal olmuş insanların yerine kendine yakın insanları akil insan yapmak zorunda kalmıştır. Arada istisna da yok değil hani. Örneğin sanatçı Hülya Koçyiğit Başbakan’ı kıramayanlardandır. Hülya Koçyiğit, akil insanlar gurubuna toplumun geniş kesiminin tepki vereceğini düşünememiş olmasından dolayı bu oluşum içinde yer almayı kabul etmiştir. Hülya Koçyiğit, Başbakan’ın atadığı kişilerin cambaz olduklarını bilemezdi ki. Bu konuda öteden beri gelen herhangi bir tecrübesi de yoktu. İçinde yer aldığı akil insanların, toplumun geniş kesimlerinin protestoları karşısında yüzlerinin bile kızarmayacağını nerden bilebilirlerdi ki. Hülya Koçyiğit, yapılan toplantılarda İstiklal Marşlarının okunmayacağını dahi bilemezdi. Ama iş işten geçmiştir artık. Şimdi bu gurup içinden çıksan bir türlü çıkmasan bir türlüdür. İşte bu gurubun içinde yer alan Orhan Gencebay akil insan olmasından dolayı memleketine bile gidecek hali kalmadı. Şimdi bu akil insanlar grubunu protesto etmek mi suç mu olur yoksa yapılan toplantılarda istiklal marşının okunmaması mı suç olur? Akil İnsanlara kapalı toplantılarda saygı duruşunu ve istiklal Marşını öğreten yurtseverler suçlu olacaksa Türk Milleti olduğu gibi suçlu olacak demek ki.

Başbakan yine aynı toplantıda halkın süreci çok iyi anladığını söylüyor. Başbakan bu kanıya nasıl vardı bilmiyorum. Ortada bu yönde yapılmış herhangi bir anket de yok veya yapılan bir anket varsa ben bilmiyorum. Herhalde yapılmış bir anket var olacak ki Başbakan sürece verilen desteğin yüzde 58 den yüzde 70 şe tırmandığını söylüyor. Hatta Cumhuriyet Halk Partisine ve Milliyetçi Hareket Partisine oy vereceğini söyleyenler bile açılım sürecini destekliyormuş. Hatta ve hatta terörün gerçek mağdurları olan şehit aileleri bile samimi olarak ilerleyen açılım sürecinin tamamlanmasını istiyormuş. Sizleri bilmem ama açıkçası bu açıklamalar karşısında ben hayretler içinde kaldığımı itiraf etmeliyim. Bu söylemler karşısında şimdi ben akil insanlar grubunu protesto eden şehit yakınlarından da şüphe etmeye başladım. ‘’Şehitler ölmez vatan bölünmez’’ diyen gazilerden de şüphe etmeye başladım. ‘’Hakkımızı helal etmiyoruz’’ diyen analardan da şüphe etmeye başladım. Demek ki vatandaşlar teröre verdikleri şehitleri unutmuşlar da şimdi illaki açılım diye tutturuyorlarmış. Başbakandan bunları da öğrendik ya çok şükür. Allah Başbakanımıza zeval vermesin. Allah Başbakanımızı başımızdan hiç eksik etmesin.

Başbakanımız öne sürdüğü açılım sürecine verilen desteği hangi anketörün yaptığına ise değinmemiş. Keşke Başbakanımız bu anketörü de açıklasaydı da ona teşekkürlerimizi sunsaydık. Hani aslında benim aklımdan birileri geçmiyor değil. Bu anketör eski Cumhuriyet Halk Partili olan ve bugünün akil insanı olan Tarhan Erdem olmasın sakın? Hani şu anketlerde iktidar partisinin oylarını hep yukarılarda göstermeye çalışan Tarhan Erdem olmasın? Hani iktidar partisinin oylarının düştüğü dönemlerde Başbakan üzülmesin diye anket yapmayan Tarhan Erdem olmasın? Ne dersiniz bir anket yapılmış ise bu anketi yapan Tarhan Erdem olmasın? Eğer bu anketi Tarhan Erdem yapmış ise kendisine şehitler adına teşekkürlerimi sunuyorum. Yani 76 milyon içinde 4 bin 980 kişi protestolara katılmışsa geri kalanlar da böylece komple açılım sürecine destek verenler olmuş. Orantı ne kadar mantıklı olduğuna da siz karar verin? 08.05.2013

SAİT BALCI

481 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.