ABD’NİN TERÖRİZM İLE DANSI

sait-balciABD’nin Boston kentinde 15 Nisan Pazartesi günü düzenlenen maratonda patlayan bombalardan dolayı 3 kişi ölmüş,140 kişi de yaralanmıştı. İnsan hayatına mal olan terör eylemlerini ülkemiz ayağını kınadığım gibi Amerika’da düzenlenen terör eylemini de şiddetle kınıyorum. İnsan yaşamını bir anda alıp giden bu terör eylemlerini kabul etmek elbette mümkün değildir. Nerde olursa olsun hangi koşullarda olursa olsun bilerek masum insanların ölümüne sebep olmak affedilebilir bir durum değildir.

Terörle mücadele etmek için öncelikle insan hayatına önem vermek gerekiyor. Bunun içinde de terörle mücadele etmek gerekiyor. Terörün yaşamsal kaynaklarını yok etmek gerekiyor. Toplumu terörden korumak gerekiyor. Terörle mücadele etmek zaten devletin topluma karşı görevlerinden en başında olanıdır. Yurttaşların devlete karşı olan görevleri vardır, devletlerin de yurttaşlara karşı olan görevleri vardır. Yurttaşlar, vergi vererek, vatani görevlerini yaparak devlete karşı olan görevleri yerine getirirler. Devlete karşı görevlerini yerine getirmeyen vatandaşlara cezai yaptırımlar uygulanır. Bu yaptırımlar kimi zaman para cezası olur, kimi zamanda hapis cezası olur. Bu durum, devlete karşı işlenen suçun niteliğine göre değişir. Aynı şekilde devletin de vatandaşına karşı görevleri vardır. Başta belirttiğim gibi bu görevler ise vatandaşın çağdaş ve demokratik bir ortamda yaşama hakkını sağlamaktır. Vatandaşın düşüncesini ve fikrini özgür bir ortamda ifade etmesine saygı göstermektir. Vatandaşın eğitim görme hakkını karşılamaktır. İktidar sahiplerini hukuk çerçevesi içinde eleştirebilmektir. Toplumun bilgilenmesi adına iktidar sahiplerinin yanlış uygulamalarını araştırıp ortaya koyabilmektir. Peki, vatandaş devlete karşı olan görevlerini yerine getirirken devlet vatandaşa karşı görevlerini yerine getiriyor mudur? İşte burası tartışılır. Yani ülkeden ülkeye değişir. Gelişmesini tamamlamış toplumlarda elbette devletler de vatandaşına karşı olan görevlerini eksiksiz yerine getirmektedir. Ancak bizim ve bizim gibi gelişmesini tamamlayamayan ülkeler ise vatandaşına karşı olan görevlerini yerine getirememektedirler. Bu kategorideki ülkeler sınıfına ne yazık ki biz de dâhiliz.

Vatandaşını terörden koruyamayan devletler eninde sonunda bir gün eli kanlı terörün oyuncağı haline geliyorlar. İşte bizim ülkemizin de geldiği nokta budur. Bundan on yıl öncesine kadar bitme noktasına gelen PKK terörü bugün hat safhaya ulaşmıştır. Geçmişte terörle yapılan mücadele bugün yerini müzakereye bırakmıştır. Terör örgütü ile masaya oturulmuştur. Terör Örgütüne mağlup olunmuştur. Terörist başının cezasını çekmekte olduğu İmralı Adasına talimat alma seferleri düzenlenmeye başlamıştır. Yani eli kanlı PKK Terör örgütüne teslim olunmuştur. Her seçim öncesi yapılmış olan anlaşmalarla ara verilen ateşkes, bu sefer bölünme karşılığında yapılmıştır. Yani yapılmış olan ateşkes, Büyük Orta doğu Projesi çerçevesinde uygulamaya konulmuştur. Yani bugün teröre kurban veren ABD aynı zamanda bizim ülkemizde ve Orta doğu ülkelerinde terörü destekleyen konumundadır. Kendi ülkesinde terörü lanetleyen ABD, ekonomik çıkarlar adına diğer ülkelerde terörü destekleyen konumundadır. Bu durum ‘’beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın’’ anlayışıdır. Ancak işte görüldüğü üzere yılan eninde sonunda bir gün gelip sizi de sokuyor. Dün kucakladığınız terör örgütleri bir gün gelip size cephe alıyorlar. Silahları bu sefer size doğrultuyorlar. Olan yine diğer ülkelerde olduğu gibi masum insanlara oluyor. Terörü bilerek destekleyen liderlerin çekmesi gereken cezayı yine masum vatandaşlar çekiyor. Hem de çoluk çocuk demeden. Tıpkı PKK Terör Örgütünün, bugüne değin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde estirdiği terör faaliyetlerinde olduğu gibi. Tıpkı kucağında bebesi ile PKK’lı teröristler tarafından otomatik silahlar ile katledilen anneler gibi. Tıpkı vatani görevini yapmakta olan Mehmetçiklere kurulan tuzaklar gibi.

Atalarımız ‘’körle yatan şaşı kalkar’’ diye boşuna demişler. İşte o hesap. Terörle yatanlar da terörle kalkıyorlar ne yazık ki. Bugün ABD, 11 Eylül 2001 de ikiz kulelere düzenlenen saldırılardan ders almamış görünüyor. Dün Irak’ta Saddam Hüseyin’i devirmek için akıtılan kan bugün Libya’da, Mısır’da, Tunus’ta akıtılmıştır. Bugün yine Suriye’de akıtılmaktadır. Yarın belki de İran’da akıtılacaktır. Suriye’de kendini Müslüman olarak niteleyen eli kanlı teröristlere Devlet Başkanı Başar Esat’ın devrilmesi için verilen destek bizim ülkemizde de PKK Teröristlerine verilmektedir. Geldiğimiz noktada terörizmi destekleyenlerin bugün terörizmden şikâyet etmeye hiç hakları yoktur. Böyle bir durumda İnsana ‘’kendin ettin kendin buldun’’ derler. 19.04.2013

SAİT BALCI

398 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.