CHP’NİN ROTASI

sait-balciİmralı Tutanaklarının ortaya saçılmasından sonra, Cumhuriyet Halk Partisi bir nebze de olsa kendine geldi. Zaten kamuoyu uzun zamandır partinin yönetim kadrosunu uyarıyordu. Ancak Cumhuriyet halk partisi, yönetimi ele geçiren kadroların etkisinden kurtulamadığı için bugüne kadar gelen uyarıları dikkate almamıştı. Bu aşamada İmralı tutanaklarının ortaya saçılması milat oldu. Cumhuriyet halk Partisinin ulusal kadroları yeni yeni kendilerine gelmeye başladılar. Ortada dönen dolapları anlamaya başladılar. Siyasi iktidarın PKK ile yapmakta olduğu gizli Anayasayı fark ettiler. Gizli Anayasa’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dışında yapılmakta olduğunu gördüler. Anayasa uzlaşma Komisyonunda müzakere edilmekte olan Anayasa’nın ise göstermelikten ibaret olduğunu nihayet anladılar. Ne diyelim? Buna da şükür.

Yakın bir süreci gözden geçirdiğimiz zaman, genleri Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliği ile örtüşmeyen ve kendilerinin partili bile olmadıklarını kamuoyundan saklamayan Milletvekillerin partiyi çıkmaz bir sokağa doğru sürüklediklerini görüyoruz. TR 705 kodu ile CIA ajanı olarak bilinen Sezgin Tanrıkulu, partiyi açılım sürecinin içine atmak için büyük bir çaba sarf etti. Ancak başaramadı. Meclis çatısı içinde bulunan Cumhuriyet Halk Partisinin ulusalcı kadroları ortada dönmekte olan dolapların farkına vardılar. Bu duruma en çok İmralı Tutanaklarının ortalığa saçılması başrol oynadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında sürdürülmekte olan Anayasa Uzlaşma Komisyonun neye hizmet ettiği anlaşıldı. Zaten İktidar partisi de sürdürülmekte olan Yeni Anayasa’nın arkasındaki gerçeği, Cumhuriyet Halk Partisinin er ya da geç anlayacağını biliyordu. Bu yüzden iktidar partisi Yeni Anayasa’yı bir oldubittiye getirmek istiyordu. Ancak gün geçtikçe Yeni Anayasa’nın ABD’nin çıkarlarına hizmet edeceği ortaya çıktı. İktidar Partisi bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi ile Yeni Anayasa’yı yapamayacağını anlayınca çareyi BDP’ ile uzlaşmakta buldu. Böylelikle iktidar partisi, Türk Milletinin iradesini yanlış yerlerde kullanmaya başladı. Millet İktidar partisine ülke meselelerinin meclis çatısı altında çözülmesi için oy vermişken, iktidar partisi bu iradeyi meclis dışında kullanmayı uygun gördü. Kuşkusuz bu durumu Cumhuriyet Halk Partisinin kabullenmesi beklenemezdi.

Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde oynanan oyunlar bu kadarla da kalmıyor ne yazık ki. AKP ile BDP el ele vererek Cumhuriyet Halk Partisi üzerindeki baskıları arttırmışlardı. En son Cumhuriyet Halk Partisi içinde bulunan üyeleri olan Sezgin Tanrıkulu, açılım politikalarına meşrutiyet kazandırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ‘’Hakikatleri Araştırma Komisyonu ‘’kurulması için önerge verdi. Hiç kuşkusuz Sezgin Tanrıkulu’nun verdiği bu önergeden Cumhuriyet Halk Partili Milletvekillerinin haberi yoktu. İşte bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nde basına da sızdığı şekliyle büyük tartışmalar yaşandı. Sonuçta Sezgin Tanrıkulu Meclis’e verdiği önergeyi çekmek zorunda kaldı. Önerge ise iktidar partisi üzerinde kaldı. Böylece iktidar partisi ile BDP’nin Cumhuriyet Halk Partisini ateşe atma çabaları boşa çıkmış oldu.

Artık tüm bu olumsuz gelişmelerden sonra Cumhuriyet Halk Partisi, geçmişte olduğu gibi yine kendi rotasını kendisinin belirlemesi gerekiyor. ABD’nin çıkarları doğrultusunda değil halkın iradesi doğrultusunda yön belirlemesi gerekiyor. Hiç bir etnik kimliği dışlamadan tamamen ulusal bütünlük içinde siyasi bir yol haritası belirlemesi gerekiyor. Yerel seçimlere az bir zaman kalmışken partinin ulusal politikalarının netleşmesi gerekiyor. İradenin Millet lehinde kullanılması gerekiyor. Emperyalist Devletlerin çıkarları yerine Türk Milleti’nin çıkarları ön planda tutulması gerekiyor. Geleceğin Asya Pasifik’te olacağının görülmesi gerekiyor. Ülkenin geleceğinin ulusal bütünlüğü korumakta olduğunun bilinmesi gerekiyor. Amerikan politikalarına kendini teslim etmiş ülkelerin halinin iyi irdelenmesi gerekiyor. Yani kısacası Cumhuriyet Halk Partisinin bundan böyle aklı başında politikalar üretmesi gerekiyor. Halkın karşısına İktidar partisine alternatif bir parti olarak sağa sola yalpalamadan dik durması gerekiyor. Ülkenin çekmekte olduğu ekonomik sıkıntılara çözüm üreterek halka güven vermesi gerekiyor. Halkın beklentilerinin yeni bir Anayasa olmadığını anlaması gerekiyor. Halkın beklentilerinin işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluğa çare aramaktan geçtiğini bilmesi gerekiyor.15.04.2013

SAİT BALCI

510 Tıklama Toplam 6 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title